• BIST 100.021
  • Altın 280,367
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

NAMUSSUZLAR KADAR CESUR OLMAK

Dr. Hasan AKYÜZ

   Sabah Gazetesi yazarlarından Engin Ardıç 10 Kasım’da Atamızın hatırasına büyük bir hakarette bulundu. Gazetesindeki köşesinde  "10 Kasım günleri, gerçi biz çocuklara bir şey ifade etmiyordu ama içki içmek de yasaktı. Eğlence yerleri de kapalıydı.Tiyatro, sinema, gazino, her yer. Genelev de kapalı mıydı, çocuktum, bilmiyorum” şeklinde bir yazı yazarak küstahlık ve terbiyesizlikte sınır tanımadığını gösterdi. Son zamanlarda Milli olan her şeye saldıran her kalıba girebilen her maskeyi takabilen tescilli bir oportünist. 2017’nin Haziran ayında Sayın Meral Akşener’e de seviyesiz bir üslupla benzetmeler yaparak terbiyesizce hakaret etmişti. Ben o zaman Engin Ardıç’ın seviyesizliğine karşı şu yazıyı yazmıştım; “Sabah Gazetesi yazarlarından Engin Ardıç adlı seviyesiz ve saygısız şahıs köşesindeki yazısında Sayın Meral Akşener’i yaptığı filmlerle hoş bir çağrışım bırakmayan Emanuella imajıyla özdeşleştirmiş. Acınacak derecede ahlaksız bir benzetme. Ardıç ağacını bilir misiniz? Ardıç ağacı tohumunu belli zamanlarda yere döker. Bu tohumun toprakta hayat bulması ve yeşermesi kolay olmaz. Ardıç kuşu yere dökülen tohumları yer, tohumlar sindirim sisteminde işlem görür ve dışkı olarak toprağa bırakılır. Kuşun bağırsaklarında işlem gören ardıç tohumu ancak bu şekilde toprak tarafından kabul edilir ve yeşerip hayat bulur. Yazar Ardıç kimin bağırsaklarında oluştu bilemem, ama bırakıldığı gazetenin köşesinde işlenirken verildiği şekle uygun hareket ettiği kesin. Engin Ardıç gibilerini gördükçe Merhum İsmet İnönü’nün şu sözünü hatırlıyor ve tasdik ediyorum; “Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça, o memlekette kurtuluş yoktur”

                                               TRABZON’UN T’Sİ
      Geçen hafta Tekirdağ CHP Milletvekili İlhami Özcan Aygün, Tekirdağ’ın Çorlu ilçesinde Atatürk anıtına yapılan provokatif saldırıyla ilgili yaptığı açıklamada “Trabzon Kurtuluş döneminde kimlerin elindeydi? Rum Pontus'un elinde olan Trabzonlu bir tane Feslinin açıklamaları sonucunda her ilimizden fışkıran böyle hareketle karşı karşıyayız'' diyerek saldırıyı tüm Trabzon halkına mal etti. Tarih bilgisinin ne kadar kötü olduğunu gösteren ilgisiz alakasız Pontus betimlemesi de tuz biber ekti. Daha sonra yanlış anlaşıldığını söyleyerek özür dilemişse de söylediği söz gideceği yere gitmiş ve gönülleri yaralamıştır. Trabzon halkının Vatan, Millet ve Mukaddesat konularındaki hassasiyetinin ne kadar yüksek düzeyde olduğu her kesim tarafından biliniyorken Milletvekili sıfatını taşıyan bir kişinin bilgi ve ferasetten uzak ve sağduyudan bu kadar yoksun bir beyanat vermesi büyük bir düşüncesizlik örneğidir. Trabzon halkının Milli duygu ve davranışları konusunda konuşurken ya çok dikkatli olacaksınız ya da hiç konuşmayacaksınız. Konuşacaksanız da Trabzon’un T’sinin Türkiye’nin T’si olduğunu bilerek konuşacaksınız.

                                               TONYA SÜT YAŞAMALI
   Yaklaşık 50 yıllık bir işletme olan Tonya süt üretimine ara verdi. 2700 aktif üyesi olan ve Tonya için “olmazsa olmaz” olan işletme ekonomik sorunlar nedeniyle bu kararı aldı. Hem bu işletmede çalışanlar hem de işletmeye süt veren yüzlerce üretici mağdur durumda. Yetkililerin bir an önce sorunları giderip işletmenin tekrar üretime geçmesini sağlamaları bölgenin iyiliği ve geleceği için çok önemli. Tonya süt Kooperatifi Bölge hayvancılığının ve yerli üreticinin nefesi diyebileceğimiz bir işletme. Bu işletmenin kendi halkının ürettiği sütü ekonomik nedenlerle işleyememesi ve üretimini durdurması, kötü durumdaki ülke ekonomisinin bölgemize negatif yansıması ve kötü bir sonucudur. Maliyeti ve sonucu ne olursa olsun bu yerli ve Milli işletmemiz yaşatılmalı ve faaliyetine devam etmelidir. Gerekirse sübvansiyon uygulanmalı veya varsa vergi borcu gibi Devlete olan borçları affedilmeli, gerekirse muaf tutulmalıdır. Uygulanacak bir muafiyetin veya sübvansiyonun Devlete maddi yükü bazı müteahhitlerin affedilen milyarlarca liralık vergi borcu yanında devede kulak değil tüy bile olamaz. Unutulmamalıdır ki Tonya süt gibi yerli üreticilerimizin ürününü işleyen üretime yönelik Milli kurumlar, bölgemize hiçbir ekonomik faydası olmayan çoğu yabancı menşeli ve sadece kar amacı güden, üretim yapmayan tüccar karakterli ticari kuruluşlardan  kat kat önemli ve korunması gereken oluşumlardır.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.