• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 4 °C

NATO PKK’nın müttefiki mi?

Cemil Can

“Terörle müzakere”, başka bir söyleyişle; “Çözüm süreci” veya “Açılım” denen politikalar bir ABD dayatmasıdır…

Dolayısıyla “Çözüm süreci” NATO’nun önemli bir derdidir!..

Bu yüzden NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, PKK’ya yapılan operasyonları eleştirerek “açılıma dönülmesini” istedi!.. (1)

Anımsarsanız Kuzey Irak’taki koordinasyon merkezinde bulunan ABD subayları da Genelkurmay’a “Orada unsurlarımız var” diyerek harekatın durdurulmasını istemişlerdi!..(2)

Kandil’deki ABD unsurlarının PKK olduğunu bilmeyen kalmadı. ABD, PKK’PYD’yi “Kara gücümüz” diyerek sahiplenmiştir. Gizli saklı bir şey kalmadı…

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, ABD’nin YPG‘yi (3) terörist bir örgüt olarak görmediğini ilan etti… (4)

Bu görüşlerle paralel olarak; Y-CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da YPG’nin “vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşum” olduğunu söylemişti… (5)

Dersimli Kemal, Türk halkını terör sorununun “askerle çözülemeyeceğine” inandırmakla görevlidir!..

***

YPG, PKK’nın Suriye kolu PYD’nin silahlı kanadıdır, bu hususunda en ufak bir kuşku bulunmamaktadır!..

PKK’nın siyasi kanadı HDP’nin Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ ise “Biz sırtımızı YPJ, YPG ve PYD’ye yaslıyoruz” diyerek, (7) PKK ile PYD arasındaki organik ilişkiyi açık açık ortaya koymuştu…

İngiltere’de yayınlanan Independent gazetesi “Kürtleri destekleyin” başlıklı yazısında açık açık söylüyor: ”IŞİD’i yenmenin tek yolu Kürt milisleri desteklemek. Bu nedenle Türkiye hizaya getirilmeli. Bu tip saldırıların sona erdirilmesini istemek Amerika’ya düşüyor” diyor…

Emperyalistler Kürtleri destekleyerek Türkiye’yi “hizaya” getirecekler!..

Dolayısıyla en ufak bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde saflar belirginleşmiştir!..

Kimlerle savaştığımız da gizli değildir artık. Cephenin önündekiler ile arkalarındaki güçler bellidir…

Bu nedenlerle bu savaşın adı “İkinci Kurtuluş Savaşı”dır…

Ve bu savaşı da biz kazanacağız!..

***

“Terörle mücadele” İşçi Partisi’nden önce CHP‘nin geliştirdiği bir görüştür!..

CHP Parti Programının 113 sayfasında “terörle mücadele”nin esas alındığı yazılıdır… (9)

Bu nedenle de “terörle müzakere”ye karşı çıkan CHP’lileri, İşçi Partisine yakın veya üyesi gibi göstermek siyasi ahlaksızlıktır…

Kaldı ki, bugün için “6 Ok”u savunarak “Aslanlı Yol”da yürüyen tek parti İşçi Partisi’dir…

Hakkını teslim etmek gerekir…

7 Haziran seçimlerinde HDP’nin barajı geçmesinden mutlu olacağını söyleyenlerin ne kadar büyük yanılgı içerisinde oldukları bir kez daha ortaya çıkmıştır…

İşçi Partisi Meclis’e girseydi, Türkiye kesinlikle bu noktada olmayacaktı…

***

Dersimli Kemal’in bu konudaki görüşlerinin yanlışlığı ve aynı zamanda CHP Programına aykırı olduğu hususunda en ufak bir kuşku bulunmamaktadır!?..

Y-CHP‘nin küresel güçlerin masa başında ürettiği “Kürt sorunu”na bakış açısı; “Dersim”, “Seyit Rıza” , “Şeyh Sait” ve “PKK”’nın ihanetleri üzerinden oluşmuştur…

Bu sakat ve CHP’ye yakışmayan görüşleri nedeniyle Kılıçdaroğlu’nun gelebileceği yer; elbette ki “PKK Kandil’e çekilse dahi silah bırakamaz” noktası olacaktır!..

Nitekim öyle de olmuştur… (10)

Dersimli, neredeyse TSK’ya teslim olmayı önerecektir!..

Bu görüşler, CHP’nin temel felsefesine taban tabana zıttır…

Bu nedenle parti programına uymamakta ısrarlı olan Dersimli Kemal’in sözlerine değer verme yerine, yürürlükte olan CHP Programına bağlı kalmak, CHP’liler için en doğru hareket tarzıdır…

***

Kemal Kılıçdaroğlu acaba programı kendi düşüncesine göre değiştirmeye neden teşebbüs bile edememektedir?

Öyle ya birkaç satırlık değişiklik, genel başkan ile program arasındaki uyumsuzluğu giderilebilir…

Nedense bu konu hep görmezden gelinmektedir.

Belli ki, CHP Yönetimini bir kaset operasyonu sonunda ele geçiren TESEV ekibi, böyle bir söylem değişikliğine gidildiğinde, delegenin ve üyelerin uyanacağından korkmaktadır..

***

Bu nedenle Y-CHP yönetimi yaşamakta olduğumuz sorunları iç siyasetle sınırlı olarak ele alarak günü kurtaracağını düşünmektedir…

Her şeyi Erdoğan’ın “başkanlık” sorunu etrafında ele alarak, ABD ile Türkiye arasındaki savaşı gözden kaçırmamızı istemektedir…

Hükümet bile hatalı Suriye politikasından “U” dönüşü yapmışken, Y-CHP yönetimi bu değişikliği 1 Kasım seçimleri ile ilgili bir hamle olarak gösterme çabasındadır…

Erdoğan, gerçekte elinde olmayan bu değişikliği bir fırsata çevirme ve bu fırsattan yararlanarak kendini kurtarma planları yapıyor olabilir.

Öyledir diye, baştan beri savunduğumuz “TERÖRLE MÜZAKERE EDİLMEZ, MÜCADELE EDİLİR” görüşünü terkedecek değiliz herhalde…

Yaşadıklarımızı iç siyasetin kirli kulvarlarından çıkartıp, emperyalizmin bölgemiz ve ülkemiz üzerindeki hesapları bağlamında ele aldığımızda, kolaylıkla ne yapmamız gerektiğini anlayabiliriz…

Yerimiz, toprak bütünlüğümüzü korumak için savaşan TSK’nin yanındadır.

Yurtseverliğin de devrimciliğin de gereği budur…

İnsan olmak da emperyalizme karşı olmayı gerektirir!..

Başka konularda bizim gibi düşünmeyen insanlarla, bu konuda aynı şeyleri düşünmüş olmayı umut verici bulmalıyız…

Bundan ötürü en küçük bir kuşkuya kapılmamak gerekir…

Çünkü yurt savunması bütün yurttaşlarla birlikte verilir.

 

DİPNOTLAR:

(1) Türkiye’nin bölücü terör örgütü PKK’ya yönelik kararlı operasyonu NATO’da da tedirginlik yarattı. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’nin PKK’ya yönelik operasyonlarını eleştirdi, “açılıma dönüşmesini” istedi. Stoltenberg, “sorun gereksiz yere büyütülmemeli” dedi..

(2) Amerika, Türk jetlerinin 10 Eylül’de Kuzey Irak’ta PKK kamplarına yaptığı hava harekatına “Orada unsurlarımız var” diyerek direndiği ortaya çıktı. Kuzey Irak’taki koordinasyon merkezinde bulunan ABD subayları, Genelkurmay’a harekatın durdurulması gerektiğini iletti. Ancak Genelkurmay “Orada ne işiniz var. Çekilin biz vuracağız” dedi ve 21 savaş uçağı PKK hedeflerini yerle bir etti.

(3) YPG, Halk Koruma Birlikleri veya Kürtçe adından kısaltılarak YPG, Suriye’de kurulan ve faaliyet gösteren Kürt Yüksek Komitesi’ne bağlı silahlı örgüttür. YPJ ise YPG’nin kadın koludur..

(4) “YPG terör örgütü değil”. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, Washington D.C.’de düzenlediği basın toplantısında, ABD’nin YPG’yi terörist bir örgüt olarak görmediğini söyledi.

(5) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, PKK’nın Suriye kolu PYD’nin silahlı grubu YPG için “Bizim için YPG terör örgütü değildir. YPG kendi vatanını kurtarmak için örgütlenmiş bir oluşumdur” dedi.

(7) HDP Eş Genel Başkanı Yüksekdağ,”Biz sırtımızı YPJ’ye, YPG’ye ve PYD’ye yaslıyoruz bunu söylemekte ve savunmakta hiçbir sakınca görmüyoruz” dedi..

 (9) “Türkiye’nin Kuzey Irak’tan PKK’yı tamamen tasfiye etmek hem hakkı, hem görevidir. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında bu görev eksiksiz yerine getirilecektir. (…) Terörle etkili bir mücadele gerçekleştirmek için güvenlik güçleri yeniden yapılandırılacaktır. Uzman ve profesyonel elemanlardan oluşacak özel eğitimli güvenlik güçleri terörist saldırıları eylem aşamasına gelmeden ve mümkün olduğu ölçüde Türkiye sınırlarına ulaşmadan önlemeyi amaçlayan bir yapıya kavuşacak ve yeterli olanak, yetenek ve teknoloji ile donatılacaktır.” (Program, Bölüm IV, Sayfa:113)

(10)CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun bir TV programında “PKK Kandil’e çekilse dahi silah bırakamaz” şeklindeki sözleri tepki çekti…

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
  • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
  • MHP sürpriz yapabilir!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.