• BIST 90.529
  • Altın 214,019
  • Dolar 5,3738
  • Euro 6,0725
  • Trabzon 9 °C

NE DEĞİŞECEK?

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Biz insan-i bir dünyada insan-i yaşamak istiyoruz.

Yaşadığımız bu karanlık dünyada çocuklarımızın iyiliği elde etmesini aydınlığı yakalamasını istiyoruz.

Dolayısıyla da dünya bu halde iken Türkiye’de gelişen siyasi olayların ise geleceğe yönelik çok da ışık tutmadığını görüyoruz. Yapılan tüm gelişmeler hep kişisel çıkarlar doğrultusunda maalesef.

Türkiye Cumhuriyeti Osmanlı gibi bir imparatorluk değildir. Dolayısıyla da dini yapıya göre değerlendirilip sınıflara ayrılamaz. İnsanlar demokrasinin üstünlüğünü benimsemiştir.

Bugünlerde tek ana maddemiz var; Anayasa oylaması ve referandum.

Siz evetçi misiniz yoksa hayırcı mısınız? Konumuz sadece bu?

Ekonomik kriz mi o da nesi? Evvel Allah üstesinden geliriz. Euro dolar borcu mu? Anayasa oylaması hepsini rahatlatacak.

Bir sihirli değnek sanki bu oylama? Terör bitecek. İnsanlar huzur bulacak. Özgürlükler gelecek. Hafriyat kamyonları trafik terörü estirmeyecek. Katiller iyi olacak. Kötüler hep temiz olacak. Kansere tedavi bulunacak, kadınlar şiddet görmeyecek, dayak yemeyecek. Hatta tecavüze uğramayacak. (Mecliste kadının kadına uyguladığı şiddeti görmeyin. Gördüklerinizi de sadece hoca hikâyesi gibi düşünün. Hocanın dediğini yap, yaptığını yapma)

Oysa öfke duygumuz, endişelerimiz, güvensizliklerimiz bize hayır dedirtiyor.

İtaat duygularımız, biat ve her şeyin iyi olacağına inanan ve artık biz varız diyenler, hatta ve hatta uyum olacağına inananlar da sorgulamadan evet diyor.

İnsanların hayır diyememesi demokrasi değildir. Bu oylama bizi var mı edecek, yok mu edecek?

İyi mi olacağız, kötü mü olacağız? Hangisi doğru?

Kaderimizi bu seçim nasıl etkileyecek.

Taraf olmadan sadece sorguluyorum. Ne yapılmak isteniyor?

Ne oldu başkanlık sistemi. Niye susar olduk.

Neden tam yetkili ve etkili olan kişi ya da kişiler çıkıp bu konuda tek bir açıklama yapmıyor. Sadece oyunuz şu olsun deme dışında. Camilerdeki imamın görevi insanlara hangi oyu kullanacağını söylemek midir? Bu suç değil midir?

Seçeneklerimiz bize sunulmuşsa ve karşılığında nasıl düşünmemiz gerektiği bizlere paket programlar halinde sunuluyorsa bu etik midir?

Zihin yapımız değil midir bize şekil veren? Kime ne rengimden ve oyumdan?

Doğrularımız kabullerimizdir. Ve kabulümüz de bizim doğrumuzdur.

O zaman neden bu kıyasıya yarış ve zorlama?

Her ego ille de kendi kabulünde diretiyor.

Ben sadece özgürce dilediğimi seçme hakkımı istiyorum.

Yapılacak referandum insanların % 100 özgür iradesinin sonucu mu olacak?

Oylama sonucundan çıkacak nedir? Evetler çok olursa:

-İşimizden memnun olacak mıyız?

-Hepimiz eşit olacak mıyız?

-Mutluluk, bolluk, bereket, samimiyet, huzur artacak mı?

-İnsanlar ben Türküm, ben Lazım, ben Kürdüm özgürce diyebilecek mi? Deyince ne olacak?

-Herkesin derdi sona mı erecek?

-Her yere iyilik mi hâkim olacak?

-Bugüne kadar hayatın bizden aldıklarını geri mi alacağız?

Bir hiyerarşi oluşacak mı? Hani hiyerarşinin olmadığı yerde anarşi olur derler ya… Yasama, yürütme ve yargı hiyerarşik yapılanmayı oluşturamazsa ortaya çıkacak şeyden hiçbirimiz memnun olamayız. Bu iki kere iki kadar net ve açıktır.

Halkın genel dertleri bunlar. Sahi ne olacak? Daha mecliste objektif bir oylama izleyemezken halk oylamasında kim bilir neler neler izleyeceğiz.

Aradığımız ve istediğimiz kelimeler şunlar; Adil, makul, haklı, objektif, dürüst, tarafsız, gerçek. Bunları anlamlarına yakışır ve yaraşır biçimde istiyoruz hepsi bu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.