• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • Trabzon 4 °C

Ne eski defterleri karıştırırım ne de meydanı boş bırakırım!

Ne eski defterleri karıştırırım ne de meydanı boş bırakırım!
Oltaya Vuranlar...

Yazarların köşeleri her ne kadar kendi düşüncelerini, yorumlarını yansıtsa da babalarının malı değildir.  Bu köşenin yazarı olan Hasan Kurt, aynı zamanda bu gazetenin de sahibidir. Bu meslekte şura bura 40 yıl geçirdik. Acı tatlı günlerimiz oldu. Önceleri futbol karşılaşmalarını yorumlardım.  1994 yılından sonra haftalık Trabzon Ekspres’te köşe yazmaya başladım.  7- 8 yıl haftalık yazılarla okurların karşısında idim. 2004 yılından bu yana da günlük yazıyorum.  Köşe yazarlığı dışında karınca kararınca gazeteye de katkımız oluyor.

Gazete sahibi ve yazarı olarak, bugüne kadar istisnalar dışında hiçbir yazarın yazısına müdahale etmedim. Yazarların da görüşünü alarak bazı cümle ve kelimeler üzerinde oynadık. Bunu benimle çalışan, bana yol arkadaşlığı, dostluğu yapan herkes ama herkes bilir.

Dün yerel bir gazetede ismim zikredilerek bana gönderme yapıldı. Burada bu kişiye cevap vermeyeceğim. Ancak bir iki konuyu da yazmadan geçemeyeceğim. O arkadaşın bir yazısı nedeniyle tam 6 bin 500 TL manevi tazminat ödedim. Yayıncı zaman zaman bu tür olaylarla karşılaşabilir.

Bir ara o eleştirdiği Mustafa Erdem, bana kesinleşmiş bir yargı kararı getirdi.  Yayınlamak için değil görmem için! Benim yerimde bir başkası olsa onu yayınlardı. ‘Hayır, olmaz’ dedim. Bu karar Gürsel’de de vardır!

Şimdi bu arkadaş, önceki gün gazetemizin yer kulak köşesinde yayınlanan Mustafa Erdem ile ilgili bir habere karşılık bana sataştı. Bu tür yazılara mecbur kalmadıkça cevap vermeme kararı almıştım. Sataşma farklı boyutlara ulaştığı için iki satır yazacağım.

Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı idim. 2004 yılı seçimlerinden bir süre önce Volkan Canalioğlu, cemiyete geldi ve ‘Dayı, CHP başkan adayı olacağım. Desteğini beklerim’ dedi. Ben de ‘hayırlı olsun’ dedim.  O günlerde bizim de öyle bir niyetimiz vardı. Ama CHP’den değil. Zaten CHP beni aday göstermezdi. Meclis listelerinin ilçe seçim kuruluna verilmesine bir veya iki gün kala Canalioğlu, cemiyette beni ziyarete geldi. ‘Listen hazır mı?’ diye sordum. Cebinden bir liste çıkardı ve bana gösterdi. Listeye baktım ve ‘Volkan bey, ben senin yerinde olsam şu Gürsel’i 6’ya Mustafa Erdem’i de 14’e koyarım. Gürsel, muhtardır halkla ilişkisi iyidir. Konuşur, yazar, başkan yardımcısı yaparım’ dedim.  Gerekçelerimi de söyledim.  Mustafa’nın 14. Sırada yer alması ve Gürsel’in başkan yardımcısı olması benim söylemimle mi oldu yoksa parti içerisinde başkalarının telkiniyle mi? Bilemiyorum. Ben, birkaç kişinin yanında bunu söylediğim için fatura bana kesilmiş olabilir. Velev ki benim ricamla, önerimle olsun. Bunda ne var ki!

Ayrıca bana her dönem, farklı görüşten, partilerden insanlar fikir sorar, düşüncemi alırlar. Neden sorarlar derseniz; tarafsızlığıma, dobralığıma, tecrübeme ve söylemlerimde art niyet olmadığına inandıkları için derim.  Ben de kimilerine, ‘ bana ne soruyorsunuz, sizin paranız da var ününüz de. Siz daha akıllısınız’ diye esprili cevap veririm. Gürsel’in yazdığına göre meğer kendisine parti içerisindeki bir kesimde karşıymış.

Gürsel bey, Volkan Canalioğlu ile 4-5 yıl can ciğerdi. Eşleri birlikte gezer, görüşür, çalışırdı. Evlerde sohbetler olurdu! Sonra bir şeyler oldu. Aralarına kara kedi girdi.  Kavganın nedenini bugüne kadar ne Volkan’a ne de Gürsel’e sordum. 2009 seçimleri sonrası Gürsel’e ‘Ekspres’te yazar mısın’ dedim. O da ‘olur’ dedi. Yazmaya başladı. Altan alta Volkan’ı ve eşini eleştiriyordu.   Karşı taraf da Gürsel’i nankörlükle suçluyordu. Ben, gelen tepkilere rağmen Gürsel’e başkalarının söylediği gibi bir sansür uygulamadım. Eleştirileri biraz hafif yollu yap mealinden bir şeyler söylemiş olabilirim. Ekspres’ten ayrıldı bir başka gazeteye gitti. Ayrılmasının nedeni ekonomikti ve haklıydı. Bizde bir iki teklif getirdik. Kabul etmedi. Bu konuda kendisi eleştirmiyorum.

Şimdi bu arkadaş çıkmış, biraz da farklı dil kullanarak bize gönderme yapıyor. Halk arasında bir söz vardır, ‘durumu kötü olan tacir eski defterleri karıştırırmış’ diye. Ben eski defterleri açacak duruma gelmedim.  ‘Beşer şaşar’ denir ya elbette bizim de onca yanlışımız ve hatamız olmuştur.  Biz nasıl başkalarını eleştiriyorsak elbette birileri de bizi eleştirecektir. Bundan asla gocunmam ve kin de beslemem. Ama eleştiri yapanlar kelimeleri iyi seçmeli.  Diyeceksiniz ki, ‘sen seçiyormusun ki’.. Evet zaman zaman bizde de kıble kaçağı oluyor. Olmuyor değil.  Sonuç olarak;  Hasan Kurt için kalem oynatan Gürsel Gençsoy’u vicdan muhasebesi yapmaya davet ediyorum. Eğer varsa tabi!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    • Sizi bu hale nasıl getirdiler?
    • MHP sürpriz yapabilir!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.