• BIST 116.593
  • Altın 162,639
  • Dolar 3,8063
  • Euro 4,6601
  • Trabzon 11 °C

NEDEN DİLENİYORUZ?

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Hafta sonu profesyonel futbol ligde oynamış hatta milli olmuş bugünlerde de hala aktif olarak futbolun içerisinde olan bir arkadaşımdan yardım istedim.

Oğlumun arkadaşı çok iyi futbol oynuyor. Denenmesi ve birileri tarafından idmana alınması için ricada bulundum. Sağ olsun var olsun beni kırmadı ve ilgileneceğini söyledi.

Yani bugünlerde en çok duyduğumuz baştan savma sözünü, “Bakarız, ederiz” sözünü kullanmadı arkadaşım.

Bende kendisine espri olsun diye meşhur olan bir çikolatadan yaptıracağımı hatta hakkında bir yazı yazabileceğimi söyledim!..

Gülüştük sonrada bana, “Biz siyasilere, bürokratlara vs kızıyoruz. Bak sen de bana rüşvet teklif ediyorsun” dedi.

Sanırım bu olay bizim kanımıza işledi. Bir insanın yapabileceği bir iyilik karşısında, ezilmemek ya da olayı çabuklaştırmak için rüşvet teklif eder olduk.

Bizim ki bir espri ve masumane dostça içten gelen bir teklifti sadece ama bir gerçek var ki, “Gönül borcunun altında kalmamak için duyulan borç hissidir rüşveti doğuran unsur.”

Oysa bir teşekkür değil midir iyiliğe karşı yapılması gereken.

Sanırım iyilik, cömertlik, lütuf, şükür, hoşgörü artık çok da işlevsel olmayan başlıklar. Anlamları kaybolmaya yüz tutunca yerini rüşvet alıverdi.

Suçluyoruz. Bilinçsizce tüketiyoruz her şeyi; En çokta iyiliği.

Burada dilenci bir toplum yaratma sevdasıyla çalışanların suçu çok büyük.

Dilenmek eğilebilmeyi gerektirir.

Yardım ise paylaşmaktır.

Sosyal adaletin olduğu bir ülkede yardımı gereği gibi paylaşmak bir mecburiyettir. Bizde ise yardım karşılıktır. Beklentidir.

Ülkemizde metrekare başına düşen dilenci sayısı nasıl bir millet olduğumuzun ve ne olduğumuzun göstergesidir. Burada sokaklarda dilenen dilencilerden değil ülkenin dilencilerinden söz ediyorum.

Her daim istemek için dilenen insanlar var ortalıkta.

Her daim yalvaran insanlar. Ama bunu yapanlar yalvartanlardır. Biat et mantığıdır.

Kula kul eden dilencilik kültürü bizim ülkemizin artık başlıca sorunu olmuştur.

Oysa biz Müslüman bir ülkeyiz. Kulluk sadece Allah’adır.

Hayata direnmeyi ilke edinenler bile çok sevdikleri için, iş için, sağlık için, eğitim için… Yalvarır oldu maalesef.

Her şeyde artık karşılık bekliyoruz.

Bu toplumda yaşayan bir insan olarak ve iç sesime de kulak vererek diyorum ki “İnsanız ve her şeye müsait oluverdik maalesef.”

Zorunda olmadan iyi olabilmeyi kaç kişi başarabiliyor?

Çoğumuz zihnimizdeki şeytanların kurbanı olur olduk.

Hayat alarak ve vererek bitiyor.

Sömürgeci sermaye bizleri ezdikçe bizde direnmeyi bırakıp dilenir olduk.

Kimse sosyal adaletin neden işlemediğini sormuyor. Neden dileniyoruz? Neden dilendiriliyoruz. Birileri daha da zengin olsun diye mi?

Dengeli yaşamak denk yaşamaktır. Denge bilerek ve bilinçli yaşayabilmektir.

Dengede kalın…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.