Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kadınlar çoğaldı ama bakış açısı değişmedi
25 Aralık 2009 / 11:46
Karadeniz Kadın Dayanışma Derneği tarafından düzenlenen ''Cinsiyetçi Dile Karşı Medya İzleyici El Ele'' projesinin toplantısı.

YÖNETİCİ KOLTUKLARINDA KADINLARI GÖREMİYORUZ

İstanbul Üniversitesi kadın sorunları araştırma merkezinde, ‘Medyada Kadın’ konusunda üç yıl ders verdim. Dolayısıyla orada öğrencilerimle medyada kadın cinsiyetçiliği, kadınla ilgili haberlerin kullanımını iki şekilde inceledik. Birincisi medyanın kadınla ilgili haberlerini özne olarak nasıl değerlendiriyor? İkincisi medyadaki kadın gazetecilerin nasıl değerlendirildiği, buna bağlı olarak kadınların medyada iktidara nasıl sahip olamadığı. Medyada kadın çok, günümüzde artık iletişim fakültelerinde okuyan öğrencilerin çok büyük bir kısmı kadın, çalışanların çok büyük bir kısmı kadın ama yönetici koltuklarında kadınları görmüyoruz. Öğrencilerimle olayı bu iki açıdan değerlendiren çalışmalar yaptık. Ben her hangi bir üniversitede öğretim görevlisi falan değilim ama oralarla bağımı koparmamak için her yıl farklı bir üniversitede ders vermeyi seviyorum. Kadınla ilgili bu kadar somut olmasa da medya ile ilgili yaptığımız çalışmalarda elbette kadınla ilgili çalışmalarda gündeme geliyor, bu konuyla ilgili çalışmalar yapıyoruz. Medyada cinsiyetçi ayrıma karşı akademik çalışmaları ilk başlatan kişi olmam dolayısıyla bu konuda konferans vermek için davet alıyorum.



ERKEK CİNSİYETÇİLİĞİNİ KIRMAK KADIN ÇALIŞANLA OLMUYOR

Ama ne yazık ki bu konuda çok az yol aldık. Çünkü şöyle bir şey düşünüldü; medyada kadın çalışan sayısı arttığı zaman kadın bakış açısı da girecektir. Bu gerçekçi değil. Medyada kadın çoğaldığı zaman, kadınlar erkek bakış açısıyla çalışmaya devam ediyorlar. Ancak o koşulda o sektörde yaşayabilirsiniz. Medyadaki erkek cinsiyetçiliğini kırmak, kadın çalışanla mümkün değil. Yani kadınların ortalarda bir yerlerde çalışmasıyla bu mümkün değildir. Belli bir duyarlılık gelmiyor mu? Geliyor tabi. Bir kadın editörün elinden geçen bir haber ona göre biraz şekilleniyor. Haber masalarındaki kadın varlığının çoğalması en azından itiraz seslerinin artmasına yol açıyor. Ama başa kadın geçtiği zaman, yani kadın yönetici konumunda olduğu zaman her şey çok farklı olmayacaktır ama biraz daha farklı olacaktır. Bunun zamanı var, hala gazetelerin tirajlarının gazeteler üzerindeki en büyük baskı olduğunu unutmayalım. Gazeteler ticari müesseselerdir. Okurlar kadın da olsa satın alanlar erkek olduğu için kendi içlerinde o çelişkiyi gideremiyorlar.



GAZETENİN İNTERNET SİTESİ Mİ? PORNO SİTESİ Mİ BELLİ DEĞİL

Örneğin gazetelerdeki özne olan kadının bir tür seks unsuru olarak kullanılmasının önüne geçilemiyor. Bu çok yavaş ilerliyor bunlar gazetelerin eklerine kaydırılmaya başlandı. Ama bir gazetenin internet sitesine girdiğinizde sanki bir porno sitesine girmiş gibisiniz. Gazetelerin internet sitelerinde ne yazık ki çok yoğun bir şekilde çıplak kadın fotoğrafları var. Ne için? Çünkü o kadın fotoğrafını tıklarken, gazetenin internet sitesini tıklamış olacaksınız. Gazetelerin internet siteleri kadını cinsel obje olarak gören bir bakış açısının ürünü. Ama ben her zaman şunu söylüyorum; tek başına medyayı suçlamak bizi hiçbir yere vardırmaz. Çünkü bir malın alıcısı varsa satıcısı oluyor. Siz bunu tüketiyorsanız, o zaman size bunu sunuyorlar. Ne zaman ki bunu tüketmeyeceksiniz o zaman onlar da daha düzgün iş yapacaklar. Böyle bir gerçek var.



KADINLAR EN ÇOK 3. SAYFA HABERİ OLUYOR

Kadın siyasette nerede var ki siyasi haberin içinde kadın olsun. Ekonomi haberlerinde kadınlar biraz çoğaldı. Çünkü TÜSİAD gibi bir örgütün başında kadın var. İkinci ve üçüncü kuşak kadınlar iş sahibi oldu. Kadın işçi haberi ise hiç yok. Spor haberlerinde kadın yok. Çünkü futbolda kadın yok. Kadınlar en çok teknik tabirle ‘3. sayfa’ haberleri olan ‘polis-adliye’ haberleri arasında yer alıyor. Çünkü hep kadınların başına bir şeyler geliyor. Şiddete uğruyor, dayak yiyor, öldürülüyor. Niye haber olarak yer alıyor? Çünkü polis adliye haberi topluma ayna tutuyor.



KADIN MUHABİR OLMAK!

Muhabirliğe başladığım ilk yıllarda medyada kadın hemen hemen hiç yoktu. Mecliste muhabirlik yaptığım gençlik dönemimde milletvekilleri laf atardı, alışık değillerdi kadın muhabire. Ama zamanla çoğaldı kadınlar medyada. Kadınların gazeteyi okuduğunu fark ettiler, onun için çoğaldık.

KİMİSİ AKLINI KİMİSİ CİNSELLİĞİNİ KULLANIYOR

En tepedeki iktidar erkeğin elinde, dolayısıyla o basamakları yükselmek için kimisi aklını, kimisi yakınını, kimisi de cinselliğini kullanır diye bir düşünce doğuyor. Ama bu genelleştirilemez, tabi böylesi olmamış mıdır? Olmuştur mutlaka ama bu sadece medyada değil her alanda olmuştur. Eskiden şöyle bir şey düşünülürdü; özel sektörde hiçbir şekilde asla kayırma olmaz. İşi en karlı ve en iyi şekilde yürütme düşüncesi hakimdi. Aslında bunun rasyonel olarak böyle olması gerekiyor. İşi yapmasını bilmeyen insanı güzel de olsa, birilerinin yakını da olsa işe almazlar diye düşünürsünüz. Ama iş artık o kadar aslanın ağzındaki bu kural da biraz aksamaya başladı diye düşünüyorum.

MEDYANIN AHLAKİ OLMAK GİBİ BİR DERDİ YOK Kİ!

Basın aynadır. Yani sizin elinizdeki medya, o medyanın içerisindeki insanlar bu toplumun içerisinden çıkmış insanlar, bu topluma ayna tutarak bir şeyler yapıyorlar. Bir şey var ki onu yansıtıyorlar. Bu toplumda bir cinsiyetçi bakış açısı olmasa medya bunu yansıtabilir mi? Aslında bizim yanlışımız şudur; medyadan var olanı düzeltmesini, iyi örnek olmasını bekliyoruz. Ahlaki olmasını bekliyoruz. Medyanın böyle bir derdi yok ki, neden olsun. Biz medyaya görevi olmayan bir şeyi yüklemeye çalışıyoruz. Medyanın ne toplumu daha ileri götürmek, ne toplumun ahlakını düzeltmek, ne de toplumu iyileştirmek gibi bir derdi yok. Medya şu an var olan istek ve ihtiyaçlara göre bir mal üretiyor ve size onu satıyor. Çünkü ancak böyle yaparsa satıyor. Tamamen ticari bir düşünce hakim. Medyanın derdi daha çok reklam almak, o müesseseyi daha karlı bir şekilde yürütmektir. Dolayısıyla bu konsepte göre yayın politikası üretir. Bugün baktığımızda spor programlarını neden uzun bacaklı güzel kadınlar sunuyor? Araba satışları gibi, bütün araba fuarlarında Dünya’nın en güzel mankenleri sunuş yapıyor, neden çünkü erkekler bu ikisinden hoşlanıyor, çünkü parayı onlar verecek, onlara göre bir sunum yapılıyor.

BEN DE O MEDYANIN İÇERİSİNDE ÇALIŞIYORUM

Trabzon’da katıldığım bu programdaki ‘Medya ve izleyici el ele’ sloganını çok beğendim. Sadece medyayı suçlamakla bir adım daha öteye gidemeyiz. Ben de bir takım şeyleri beğenmiyorum, üzülüyorum ama medya temsilcisi olarak karşınıza oturduğum zaman savunma durumuna geçiyorum, çünkü ben de o medyanın içerisinde çalışıyorum. Tamamen sizin istediğiniz gibi yazsam, benim de reytingim çok düşük olur. Neden bu toplumda Türkiye’nin en çok okunan gazetecisi Ayşe Arman? Bunu bir sorgulamak lazım!

Röportaj: Fatma YAVUZ

 

DİĞER HABERLER


Röportaj Haberleri
Bugünkü EKSPRES'i Okumak İçin TIKLAYIN