Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Çayırbağı- Diyarbakır Baydemir - Şener!
08 Şubat 2010 / 10:40
MHP eski il başkanı Metin Emiroğlu, ‘Sen de Ali Öztürk ile aynı çizgiye geldin.
Şener’in Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanını ziyareti ile ilgili tepki koymadın. Görüş belirtmedin. Sadri Şener’in kulağına kim bir şeyler üfledi. Trabzonspor’u siyasi malzeme olarak kullanıyorlar. Ses çıkarmıyorsun. Seni de mi teslim aldılar. Açılım masalcılarını destekledin’ şeklinde bir eleştiri getirdi.
Yalnız Metin’den değil. Bu konuda onca kişiden eleştiri aldım.
Hemen herkesin ilk sözü ‘Sen de mi Hasan Kurt’ oldu.
Burada şu gerçek ortaya çıkıyor.
‘İktidarıyla muhalefetiyle Trabzon kamuoyunun önemli bir kesimi Hasan Kurt’un duruşunu, söylemeni, eylemini mercek altına almış. Hasan Kurt’a bir misyon yüklemiş. Hasan Kurt, vatandaşın gözünde söylenemeyenleri söyleyen, çekinmeden, korkmadan eleştiren, öven bir gazeteci konumunda’.
Gazetecilik mesleğine yıllarını veren bir kişi olarak, elbette bizim de yanlışımız, hatamız oluyor, olmuştur da!
Hani bir söz vardır. ‘Beşer şaşar’ diye. Sonuçta bizde insanız bizde şaşarız, yanlış, hata yaparız.
Ancak, biz 35 yılı aşkın meslek hayatımızda bilerek hiçbir kişi ve kurumun borazanı ve borazancısı, çantacısı olmadık.
Kişileri, kurumları destekledik, övdük ancak bunu bir çıkar ve menfaat karşılığı yapmadık. Yapmamaya çalıştık!
Zaten insanların bize olan güveni ve inancından da bu gerçek ortaya çıkıyor.

Şimdi gelelim Diyarbakır olayına!
Yaklaşık iki ay önce idi. Akçaabat muhabirimiz Köksal Ustaoğlu, ‘Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Çayırbağı Belediyesine bir yangın aracı hediye etmiş.
Belediye Başkanı Diyarbakır’a gidip aracı alacak’ demişti.
Diyarbakır Belediye Başkanının Çayırbağı’na neden itfaiye aracı hediye ettiğini araştırdık.
Çayırbağı yolunun müteahhitti Diyarbakırlı imiş. Çayırbağı Belediye Başkanı Köroğlu’nun müteahhitten talebi olmuş. Müteahhitte, ‘Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı benim akrabamdır. Çayırbağı Belediyesine bir itfaiye aracı verdiririm’ demiş. Müteahhit, Çayırbağı belediye başkanının talebini Osman Baydemir’e iletmiş. Baydemir de bu öneriyi kabul etmiş ve Çayırbağına itfaiye aracı göndermiş.
Bu olayı, Kuzey Ekspres gazetesi ‘İtfaiye açılımı’ manşetiyle okurlarına duyurmuştu.
Aslında, 15-20 bin TL’lik itfaiye aracını Çayırbağı yolunun Diyarbakırlı müteahhitti alabilirdi. Ama müteahhit bey öyle yapmadı, işi akrabası olan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanına pas etti. Müteahhit; Türkiye’de ve özellikle de Karadeniz Bölgesinde büyük öfke duyulan ve PKK’nın destekleyicisi olarak nitelendirilen Diyarbakır Belediye Başkanını, yardımsever biri olarak gösterdi. Bunu ne için yaptı? Siyasi olarak yaptığı da söylenebilir, Karadeniz bölgesinde iş yapan bir güneydoğulu müteahhit olarak da!
Bu olaya, Trabzon’da iktidarından muhalefetine kimse tepki göstermedi. Ses çıkarmadı!
Bu olayın aslında açılımla maçılımla uzaktan yakından ilgisi yoktu!
Trabzonspor geçen hafta Diyarbakır’da idi!
Bizde kafile ile birlikte bu kente gittik. Midyat’a, Mardin’e kadar uzandık. İzlenimlerimizi aktardık.
Diyarbakır’a indiğimiz günün akşamı Diyarbakırspor kulübünün Trabzonspor kafilesine verdiği yemeğe katıldık. Yemekte Diyarbakır ve Trabzon valileri de vardı.
İki kulübün başkanı, uçak rötar yaptığı için geceye geç saatlerde geldiler.
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Diyarbakırspor’u dışlamış vaziyette.
Büyükşehir olarak Diyarbakırspor’a bir iğne dahi vermiyor. Diyarbakırspor başkanı ve yönetimi Tarım Bakanı Mehdi Eker’in yakın akrabası. Yönetim kurulunun yaş ortalaması 30 var yok! Başkan, Sadri Şener’in bir sözünü iki etmiyor. Her zeminde ve fırsatta yardım istiyor, fikir alışverişinde bulunuyor. Diyarbakırspor kadrosunun yarısından fazlası eski Trabzonsporlu.
Diyarbakırspor Başkanı; Sadri Şener’e, ‘Abi, bu adam bize destek vermiyor. Siz bir öncülük yapın. Tesis yaptırmak için 250 dönümlük bir arsa bulduk. Engel çıkartıyor. Baydemir’i ziyaret edelim. Belki sizi kırmaz’ diyor ve ertesi gün Diyarbakırspor başkanı ile birlikte Trabzonspor Başkanı ve birkaç yönetici Osman Baydemir’i ziyaret ediyor. Sohbette konu ağırlıklı olarak spor ve talepler!
Bu olayın açılımla veya Trabzonspor üzerinden siyaset yapma ile bana göre pek ilgisi yok.
İktidar açılım politikası çerçevesinde Trabzonspor’dan önce İstanbul kulüplerini ve başkanlarını kullanabilirdi.
Aziz Yıldırım, Diyarbakırlı! Diyarbakır-Fenerbahçe maçı öncesi ve sonrası yaşanan olaylar ortada.
Bunu söylerken, Trabzonspor başkanının kulağına birileri bir şeyler söylemiş olabilir. Bir başka iddia daha var. O da Sadri Şener’in kardeşi Sani Şener’in firmasının Diyarbakır Havalimanı terminalini yapacağı.
Ben, kimilerinin iddia ettiği gibi ziyaret önceden kurgulanmış olsa dahi eleştirmiyorum.
Evet, spor siyasette önemlidir. Bu bir gerçek!
Silahın, merminin yapamadığını spor yapar!
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, önceki gün ‘PKK’lıların hepsini öldürerek, sorun çözülmez’ dedi. Doğru söyledi!
O zaman daha farklı yöntem uygulayacaksın!
Trabzonspor’un bu olayla siyasetin içine çekildiği fikrine de katılmıyorum.
Çünkü Trabzonspor zaten uzun bir süredir siyasetin odağında.
Yalnız bu dönem değil. Bu kentte Trabzonspor forması ile belediye başkanlığı kazanıldığını, Trabzonspor’da 1980 sonrası biri başkanlık ikisi yöneticilik yapan üç kişinin bu ülkede bakanlık yaptığını da unutmayalım.
Trabzonspor için asıl tehlike bir partinin dümen suyuna girmesidir.
Tüm partilere eşit olması Trabzonspor’a bir şey kaybettirmez. Aksine kazandırır!

Taksisi olmayan tek il!

İşadamı Osman Yaşar Kulaç’tan bir mail aldık.
Kulaç şöyle diyor;
‘Hasan bey,
Tekel binasının Adliyeye verilmesi fikrini alkışlıyorum. Hem esnafa bir darbe daha vurulmaz hem de Belediye-Valilik-Adliye binalarının arası açılmaz. Vatandaş da işini çabuk ve masrafsız görür.
Diyarbakır olayına gelince, Osman Baydemir’e hepimiz milletçe tepkiliyiz. Ancak o ziyarette politika konuşulmamış işin insani ve sportif yanı göz ardı ediliyor. Bende sizin gibi düşünenlerdenim.
Sumela için attığınız temeller tutuyor. Turistler geldiğinde civardaki eski Rum köylerine diğer turistik tarihi yerlere güvenle ve tarifeli araçlarla gidebilsinler diye sarı renkli T plakalı Belediyece tahsis edilmiş taksi duraklarında çalışan ve korsan olmayan taksilerin çalışabilmesi için gerekli duyarlılık gösterilmelidir.
Trabzon, Akçaabat hariç ilçelerinde taksi sistemi olmayan tek ildir. Rize'nin her ilçesinde hatta 9 taksi durağı bulunan Çayeli’nin Büyükköyü’nde bile taksi durakları varken Trabzon’daki ilçelerde yoktur.
Trabzon’da mutlaka en kısa süre içersinde taksi sistemi hayata geçirilmelidir. Sevgiler, iyi ki varsın’.

Usulünce cevap verebilmek!

ABD’de yaşayan arkadaşımız Bedri Erdem’in, Kuzey Ekspres internet sitesini ve e-gazeteyi takip ettiğini sanıyordum. Meğer, Erdem bizim Trabzon TV’deki programımızı da uzaktan da olsa takip ediyor.
Bedri, ‘Hasan abi, tam senin zeka kıvraklığına uygun. Abim seni TV’de izliyor bana havadis veriyor. ‘Çok düşündürüp güldürüyor, Hasan bey beni diyor’ ve usulünce cevaptan birkaç örnek sunuyor.

İşte Bedri’nin örnekleri;
80'li yılların sonları, bir Beşiktaş-Boluspor maçı sırasında, Hakem Beşiktaş'ın net 2 golünü vermez, Boluspor'a havadan bir penaltı verir.
Maç çığırından çıkmıştır. Beşiktaşlılar neredeyse sahayı terk etmeyi düşünürler.
Boluspor 2. golü de atar. Metin Tekin santrayı yapmaz bekler.
Hakem düdüğü bir daha çalar, ama Metin hala topa dokunmaz.
Hakem : 'Metin neden başlamıyorsun? Bak kart çıkartırım!' der.
Metin cevap verir :
'Hocam sahanıza geçin de başlayalım.'
****

Show TV'deki Ateş Hattı programında Reha MUHTAR, Prens Charles'ın Müslüman olduğu yönündeki söylentileri eleştirmektedir.
Konuyu Diyanet İşleri Başkanı ile tartışmaktadır:
Efenim Prens Charles'ın Müslüman olduğunu söylüyorlar, peki ama öyle bir adamdan Müslüman olur mu?
- Olur tabi neden olmasın?
- Ama efenim nasıl olur?
- Reha bey siz Müslüman mısınız?
- Tabi Müslümanım efendim.
- Siz namaz kılıyor musunuz?
- Hayır.
- Oruç tutuyor musunuz?
- Hayır.
- İçki içiyor musunuz?
- Evet der.
- Eee sizden nasıl Müslüman oluyorsa, ondan da en az sizin kadar Müslüman olur…

****

Cumhuriyet'in ilanından sonra, İstanbul'da bir resepsiyon verilir.
Tüm Dünya Ülkelerinin elçileri ve ataşeleri de davet edilir.
Davet güzel bir şekilde devam etmektedir, fakat İngiliz ataşesi olan Binbaşının bakışları Atatürk'ün gözünden kaçmaz.
Bütün davet boyunca kendisine dik dik bakmıştır ve bakmaya devam etmektedir.
Ne olduğunu öğrenmek için yaverini gönderir. Yaver Mustafa Kemal'e şöyle der:
Paşam; kendisine size karşı neden ters bir tavır takındığını sordum, o da bana Mustafa Kemal'in Çanakkale'de babasını öldürdüğünü söyledi. Bunun üzerine Atatürk şöyle der.
GİT SOR BAKALIM BABASININ ÇANAKKALE'DE NE İŞİ VARMIŞ?…


Dürüst ve adam gibi adam
Eksper
Hani derler ya altına pas yakışmaz.işte hasn kurt bu biz trabzonda yerel ve mahalli çok seçimlr gördük bu seçimlerde diğer yerel gazetelerin tutmları ve davranışları ortada ikin ekspres gazetesi reklemlardan ve ganimetlerden hiç faydalanmadı.yazdığın yorumun tamamına katılıyorum alınan itfaiye aracı ve belediye ziyareti yerinde bir karar trabzonspor abi ise abiliğini yapmalı siyasetle sporu ayıralım.Trabzonda trabzonsporun sırtından nice bakanlar beelediye başkanları çıktı ve ne acıdırki o bakanlar 2016 yılındaki spor kentini hiçe saydılar.Ne yapalım biz unutkan milletiz günlük yaşarız geriye dönük hafızamız siliktir:saygılarımla
08 Şubat 2010 Pazartesi 14:00


Oltaya Vuranlar Haberleri
Bugünkü EKSPRES'i Okumak İçin TIKLAYIN