• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • Trabzon 16 °C

Nükleer yıkıma doğru-2

Ö. Faruk Altuntaş

Geçen haftaki yazımızda, nükleer santrallerdeki kaza risklerine ve gelişmiş ülkelerdeki yeni yönelim olarak nükleer enerjinin terk edilerek rüzgâr, güneş, hidrolik gibi temiz enerji kaynaklarından enerji üretilmeye başlandığına değinmiştik. Nükleer enerjiden neden kaçınmamız gerektiğini ve neden temiz olarak bilinen enerji kaynaklarına yönelmemiz gerektiğine bu yazı ile devam ediyoruz.

Nükleer enerji konusundaki en temel yanlışlardan birisi, nükleer enerjinin ucuza üretildiğinin zannedilmesidir. Oysa bu bilgi tamamen yanlıştır. Nükleer enerji, en pahalı enerji üretme yöntemidir. Doğaya ve insana verdiği onarılamaz zararların yanında bir diğer temel sakınca, nükleer enerjinin hem ilk tesis aşamasında, hem üretim aşamasında hem de söküm ve atıkların saklanması  aşamasında en pahalı enerji kaynağı olmasından kaynaklanmaktadır.

Aşağıdaki tabloda çeşitli enerji kaynaklarının değişik açılardan  karşılaştırması yapılmaktadır.

 

 

                      Dışsal/                           İstihdam          Yatırım Maliyeti     Üretim Maliyeti  

                      Yerel                       (kişi/yıl.TWh)        (dolar/KWh )             (cent/KWh)                                    

Petrol                 Dış                            260                  1500-2000              5.0-6.0

Kömür             Yerel/Dış                    370                  1400-1600              2.5-3.0   

D.gaz               Dış                              250                 600-700                 3.0-3.5

Nükleer             Dış                            75                    3000-4000              7.5-12.0

Hidrolik           Yerel                          250                  750-1200                0.5-2.0

Rüzgar            Yerel                           918                  1000-1200              3.5-4.5   

Güneş              Yerel                            7600              Yüksek                               10-20

Jeotermal                                          1500-2000                                        3.0-4.0

Kaynak: Çevre Mühendisleri Odası

           

 

             Tabloda görüldüğü gibi, hem yatırım maliyeti, hem de üretim maliyeti, diğer enerji çeşitlerinin birkaç katına ulaşabilmektedir. Ortalama olarak 40 -50 yılda ömrünü tamamlayan santrallerin devasa boyutlara varan söküm masraflarını da ilave ederseniz ortaya kabul edilemez devasa maliyetler çıkmaktadır. Nükleer enerji ucuz değil, en pahalı enerji türüdür.

O halde nükleer enerjide ısrar neden?

                                                                      ×××

Nükleer enerji alanında yaşanan temel bir diğer sıkıntı, nükleer atıkların depolama sorunlarıdır. İnsanoğlunun bu alanda üretebildiği teknoloji, henüz nükleer atıkların güvenli olarak saklanabilmesi sorununu çözebilmiş değil. 

ABD dahil en gelişmiş ülkeler, bütün gayretlerine rağmen, milyarlarca dolar yatırıma karşın, nükleer santrallerde oluşan nükleer atıkların güvenlikli muhafazasını sağlayabilmiş değiller.

Bazı nükleer atıkların etkisiz hale gelmesi için birkaç ay hatta birkaç yıl yeterli olurken, bazı tür atıklar için binlerce yıl (Örneğin, Teknetyum için 210 bin yıl), hatta bazı tür nükleer atıklar için ise milyonlarca yıl (Örneğin, İyot 129 için 15 milyon 800 bin yıl) gerekmektedir.

Bu kadar uzun sürelerde, nükleer atıkların zararsız biçimde korunması için kimse güvence verememektedir. Amerika’da Yucca Dağlarında yer altına depolama için yapılan çalışmaların 26 milyar doları aşacağı hesaplanmasına ve yıllardır çalışılmasına karşın, henüz sonuç alınabilmiş değil. Yer altı hidrolojisinin karışıklığı, bilinmeyen etkenler ve sürelerin çok uzun olması, yer altı depolamasını da güvenlikli kılmıyor.

O halde uzun süreli ve ölümcül bu riskleri göze almak neden?

                                                ×××

Ayrıca belirtmek gerekir ki, nükleer enerji, hem hammadde olarak, hem teknoloji olarak dışa bağımlıdır. Türkiye için ciddi bir sorun olan enerjide dışarıya bağımlılık daha da artacaktır. Oysa rüzgar, güneş gibi temiz enerji kaynakları Türkiye’de bolca bulunmaktadır ve dışarıya bağımlılık sorunları yoktur.

Bir diğer Teknik sorun, nükleer santrallerin imalat sürelerinin uzunluğudur. Bir rüzgâr santrali 2-3 yılda hizmete sokulabilirken, nükleer santrallerin imalat süresi 10 – 15 yıla kadar uzamaktadır.

Personel istihdamı açısından ele alırsak, en az eleman istihdamının yapıldığı sektör nükleer enerji sektörüdür. Tablodan görüleceği gibi, hidroliğe göre 3 kat, rüzgâra göre 12 kat eksik personel istihdamı söz konusudur.

O halde  nükleer enerjide ısrar neden?

Geriye tek neden kalmaktadır: Avanta bolluğu.  Nükleer lobilerin dağıttığı avantalar, yaptıkları bağışlar, yüzbin dolarlarla değil, milyon dolarlarla ifade ediliyor. Biraz sıkı durulursa milyar dolarların el değiştirmesi mümkün.

Sessiz kalamayız, kalmamalıyız, kalmayalım.

Not: 26 Nisanda Sinop’ta yapılacak miting için 25 Nisan’da hareket edilecektir. Tüm Trabzonlular mitingin davetlisidir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.