• BIST 89.900
  • Altın 144,693
  • Dolar 3,6140
  • Euro 3,9061
  • Trabzon 8 °C

O bildiri ve üç büyük düşman!

O bildiri ve üç büyük düşman!
Kendilerini akademisyenler olarak takdim edenlerin bildirisi meselesine bulaşmak istemiyorum. Ama susmam da yanlış anlaşılabilir.

Kalabalık bir gurup, İçinde çok sayıda doktora öğrencisi de var. Ve imza atan herkesi aynı kefeye koymak yanlış. Ama bu bildiri, kapitalizme sosyalist, komünist reddiyeyi bilim sanan insanların şimdiye kadar ön ayak oldukları yüzlerce bildiriden biridir.
Türkiye'de dağa çıkıp ihtilalcilik yapmayı göze alamadan, çok kere ölü bir güya akademik kariyer yapıyorum diye yıllarca Türkiye Cumhuriyeti devletinden çok kere asalak gibi maaş alıp, kürsüde ihtilalci yetiştirmeye yönelik saptırılmış dersler verip, profesör mırofesör olup kariyer yapmış insanların varlığı Türkiye'nin vicdan azabı yaratan bir temel sorunudur.
Bu bildiriye imza koyan insanların tutarlı olmaları için şimdiye kadar siyasi mücadele adına şiddete başvurulmasını, şiddete başvurulmasının övülmesine karşı çıkmış olmaları gerekirdi.
Bu bildirinin sürükleyici öncülüğünü yapan ve bazılarını tanıdığım insanlar şunu söylemiş oluyorlar.
Örtük olarak diyorlar ki PKK'lıların insanları öldürmesi ve ölmeleri "devrimci mücadele"dir. Türkiye'nin anayayası, Türkiye'nin sosyo-ekonomik düzeninin hakimi olan sömürücü sınıfların hakimiyetlerini sürdürmelerini sağlar. Bu anayasa burjuva hukukunun temelidir. Burjuva hukuku egemen sınıfların hakimiyetinin kılıfıdır. Burjuva hukuku hukuk içinden düzeltilemez. Bu hukuk devrimle parçalanır. Yerine devrimi yapanların öncü sınıflar diktatörlüğünün hukuku kurulur. Devrimci iktidar yeni insanı yaratacak, sınıfları ortadan kaldıracak dönüşümü yapar. Bu yapılıncaya kadar devrime karşı çıkanlar infaz edilir.
Ben bunları kafamdan uydurmuyorum. Bulabilirseniz 1980'de 12 Eylül askeri darbesinden önce Mümtaz Soysal abiğimizin Anayasaya Giriş dersi notlarını okuyun. Mümtaz Bey'in unutamadığım bir TV mülakatı vardır bu darbeden önce. Jülide Gülizar ona "ama Sovyetler Birliğin'de insan hakları ihlalleri var deniliyor. Ne dersiniz? diye sormuştu. Ve Mümtaz Abi utanmadan, "Sovyetler Birliği'nde insanın olması gereken halini gerçekleştirmeye, yeni insana yaratmaya yönelik bir devrim yapıldı. Uygulanıyor. Oradaki insan hakları ihlallerini siz burjuva ülkelerindeki insan hakları ihlalleri gibi değerlendiremezsiniz" dediydi.
Bu memlekette, devletin kolluk güçlerinin görevlerini yaparken her zaman her yerde hukuk içinde kaldığını, insan haklarına riayet terbiyesi ile hareket ettiklerini iddia etmiyorum. Hiç iddia etmedim. Türkiye insanı kan akıtarak ibadet ediyor hala 2016 yılında. Şiddet kültürümüzün tememlerinde kurumsallaşmış. Sünnet de bunlardan biri. namus cinayetleri de bunlardan biri. İşkence de bunlardan biri. Maalesef Cumhurbaşkanımızın kullandığı üslup bir devletin saldırganı etkisiz hale getirmek için yerine getireceği kolluk gücü, yargılama görevlerini hukuk ve insan haklarını riayet geleneğinin dili değil.
Tamam da, dünyadaki küresel sosyal-kültürel-siyasi-hukuki-iktisadi hakim kurumsal yapıları beğenmeyip, hayatlarını bu yapıların yıkılmasını ve bunların yerine Sovyetler Birliğinde denenmiş ve insanlık tarihinin en öğretici tecrübelerinden birini oluşturan büyük iflasla bitmiş bir siyasi-sosyo-ekonomik-kültürel sistem kurulmasının hayali ile yaşayan, Chomsky gibi, ortodoks Marksistlerin tavırlarını savunmak mümkün değil ki. Bizimkiler çocuk, kadın, sivil öldürürse bu devrimci mücadeledir. Bizimkilerin yenmeye çalıştığı devletin kolluk güçleri bizimkilerle savaşırken adam öldürse bu cinayettir, vahşettir demek bütün insanlığı aptal yerine koyan aptallık ve ahlaksızlıktır.
Marksist ihtilal fikri bunun ırkçı bir uzantısı olan PKK, KCK projesi akıl hastalığı gibidir. Ahlaksızlıktır. Ahlaki temeli yoktur. İnsanlığın birikimli mirasının bize öğretmiş olması gereken temel maksim şudur. Bütün insanlar, insan oldukları için, aralarındaki farklara rağmen eşit moral değerdedir. savunulabilir tek hukuki siyasi düzen, devletin sahibinin aralarında farklar olan yurttaş bireyleri topluluğudur. Kimsenin kimseyi kurtarmak için ona kendi iradesini şiddetle, şantajla empoze etme hakkı yoktur. Irkçılık milliyetçilikten bile kötüdür. Çünkü bütün insanlar aralarındaki farklara rağmen, üreticisi oldukları hukuk düzeni önünde eşit muamele görme hakkı ile donatılmışlardır. İnsan oldukları için.
Ne kadar sosyetik olurlarsa olsunlar, unvanları ne olursa olsun, ne kadar şık giyinirlerse giyinsinler, kaç yabancı dil bilirlerse bilsinler, uluslararası plaftormlarda seslerini duyurmak için ne kadar çok desteğe sahip olurlarsa olsunlar, üniversite hocalarının doktor, doçent, profesör gibi unvanları, siyasi, sosyal, beşeri konularda söylediklerinin bu unvanlara sahip olmayanların söylediklerinden daha "üstün" olmasına yol açmaz.
Türkiye'de binlerce sosyalist, ihtilalci yani kendilerine devrimci diyen üniversite hocası, bir yanda doktor moktor doçent moçent profesör mırofesör olurken, çocuklarını ABD'de okuturken devrim yapamadıkları için kendi adlarına da devrim yaptığını sandıkları PKK'lılara sempati beslemekte, yer yer desteklemektedirler. Bu bir trajedidir.
Bu trajik durum Sayın CB Erdoğan'ın sergilediği zihniyetle düzeltilemez. Tehditle, adam atarak üniversite oluşturulamaz. Üniversiteye halkı din içinde yaşar hale getirme mücadelesinin bir cephesi gibi görürseniz üniversite değil yüksek imam hatip okulları kurarsınız.
Cumhuriyetin kurulduğu yıllarda ülkede Müslüman nüfusta okuma yazma oranı erkeklerde % 5 kadınlarda % 1'in altında idi. Boş ver sen kendi yükselmene bak, sana mı kalmış, bal tutan parmağını yalar telkinlerini çocuklarına nerede ise beşikte yapmaya başlayan anne babaların ümmi kültüründen 90 yılda, 100 yılda düzgün üniversite kurumu çıkar mı? Bu soruyu sormamız gerekiyor.
Türkiye'de mesela Norveç'inkine, mesela Kanada'nınkine benzer medeni bir siyasal sistem kurulması ve siyasal kültürün kurumlaşmasının üç büyük DÜŞMANI var, ideoloji olarak: 1) Şeriatçı İslamcılık, 2) Irkçı Kürtçülük 3) sosyalist ihtilalcilik.
Bu analiz ve siyasal tespit ve tercihler benim 74 yaşına kadar yaşadığım tecrübelerimin, biriktirdiğim bilgilerin sonucudur.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Bugün hava nasıl olacak?22 Mart 2017 Çarşamba 09:30
  • Dink davasında tutklama talebi!22 Mart 2017 Çarşamba 08:52
  • Tayfun Talipoğlu hayatını kaybetti!21 Mart 2017 Salı 09:23
  • Akar, İtalya’ya ziyarette bulunacak!21 Mart 2017 Salı 09:22
  • Polis önemli bir detayı atlamadı!18 Mart 2017 Cumartesi 20:42
  • Türk askeri o ülkede!17 Mart 2017 Cuma 09:46
  • Bugün hava nasıl olacak?17 Mart 2017 Cuma 09:44
  • Ali Fuat Yılmazer'in kızı gözaltına alındı16 Mart 2017 Perşembe 10:07
  • Ekranlara veda ediyor!16 Mart 2017 Perşembe 10:03
  • İçişleri Bakanı Soylu Trabzon’da!15 Mart 2017 Çarşamba 13:45
  • YERİN KULAĞI
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    • MHP’de iki çift bir tek!
    • TFF Trabzonspor’u haraca bağladı!
    • Fevzi Hoca’nın misafirleri!
    • ‘Evet’ platformu için işadamlarına baskı!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.