• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 15 °C

O HAİN FİKİR!

Cemil Can

Edward Joseph Snowden, adlı delikanlı 1983 doğumludur…

ABD'nin Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Ulusal Güvenlik Dairesi'nin (NSA) eski bir çalışanı, bilgisayar uzmanıdır...

Ele geçirdiği devletin gizli belgelerini, 5 Haziran 2013'ten bu yana yayınlıyor...

Snowden, kendisini böyle bir iş yapmaya iten nedeni: ”Halkı, onlar adına ne yapıldığı ve onlara karşı neler yapıldığı konusunda bilgilendirmek” olarak açıklamıştır...

Amerikalılar, Joseph'i, “casusluk” ve “hırsızlık” yapmakla suçladılar...

Halen, geçici sığınmacı statüsünde Rusya'da yaşamaktadır.

Mustafa Keya, Aydınlık gazetesinin 18 Temmuz 2015 tarihli nüshasında; Snowden'in sızdırdığı son belgelerden birini haber konusu yaptı... Belgeden anlaşıldığına göre, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin PKK'ya karşı yaptığı tümoperasyonlar, baştan beri ABD tarafından izlenip, PKK'ya haber veriliyormuş!..

Söz konusu belge, 2 Mayıs 2008 tarihlidir. 

Türk Silahlı Kuvvetleri, aynı gün yerlerini tespit ettiği PKK yöneticileri; Cemil Bayık ile Murat Karayılan'ı hedef alan, çok gizli bir hava harekatı planlamıştı.

Harekat planlandığı gibi icra edildi, lakin ABD'nin önceden haber verdiği PKK yöneticileri de bu baskından kaçıp kurtulmayı başardılar!?

Dost ve Müttefikimiz” ABD'nin suçu, kendi düzenlediği bu belge ile sabittir artık!

Bilenler bilir, PKK, 2007-2008 yıllarında en yoğun saldırılarını yapmıştı:

21 Ekim 2007'de, Kuzey Irak'dan gelen 150 PKK'lı, Yüksekova'nın Dağlıca Köyü'nde konuşlu Komando Taburu'muza gece 00.20'de ağır silahlarla saldırmışlardı. Genelkurmay, bu saldırı sonunda; 12 askerimizin şehit olduğunu, 10'unun kayıp olduğunu açıklamıştı...

3 Ekim 2008'de, bu defa 600 PKK'lı, Şemdinli Aktütün Karakolu'na ağır silahlarla saldırdılar. Bu saldırı sonunda da 17 askerimiz şehit olmuş, 20'si yaralanmıştı...

Taraf gazetesi, olaydan sonra manşetten verdiği haberde; baskının 16 gün önceden ihbar edildiğini ve TSK'nin gerekli önlemleri almadığını iddia ediyordu.

Taraf, İnsansız Hava Araçlarının (İHA) ilettiği anlık istihbarata rağmen, bu baskının gerçekleştirildiği savunuyordu.

Gerçekte İHA'lar Türkiye'ye haber vermemişlerdi. Amerikalılar, hiçbir zaman da işe yarayacak doğru bilgileri vermiyorlardı!

Amaçları belliydi:

TSK'nın operasyonlarını başarısız göstermek ve terör örgütü PKK ile silahlı mücadelenin başarıya ulaşamayacağı fikrini yerleştirmek istiyorlardı!

Bu fikir, Türk halkı içerisinde yeteri kadar taraftar bulduğunda; terör örgütü ile açıktan müzakereleri başlatacaklardı...

Süreç” dedikleri ihanet, böyle işletiliyordu!

2000 yılına gelindiğinde; tamamen bitirilmiş olan terör, AKP'nin iktidara gelmesiyle, yeniden canlandırılmış ve küresel güçlere boyun eğen hükümetimiz sayesinde; koskoca Türkiye Cumhuriyeti, PKK ile masaya oturtulmuştu.

ABD'nin “İkinci İsrail”i (Kürdistan) kurma projesi, adım adım hayata geçiriliyordu!

Nitekim, Oslo'da MİT'in, PKK liderleri ile gizli olarak başlattığı görüşmeler, daha sonraki günlerde; İmralı'da sürdürüldü ve hükümetin temel politikası haline geldi...

Oslo görüşmelerinin, o hain fikre kamuoyunu alıştırmak için sızdırıldığına kuşku yok!

Süreç kesintisiz devam ediyor...

Küresel güçlerin desteği ile PKK'nın siyasi uzantısı olan HDP, şimdi de 80 milletvekili ile Meclis'e sokulmuş!

Demek ki, bundan böyle, terör örgütü ile müzakereler Gazi Meclis'te sürdürülecek.

AKP, 2015 seçimlerinden önce, bir daha iktidara geldiğinde; “Açılım” adını verdiği ihanet sürecini devam ettireceğini zaten açıklamıştı.

Y-CHP ise, AKP'den bir adım daha önde.

Dersimli Kemal, “Açılım”a karşı olmadığını ilan ettikten sonra; “Analar ağlamasın”, “Şehit cenazeleri gelmesin” sloganlarını en çok kullanan olmuştu!

O da aynı hain fikrin benimsenmesine hizmet ediyor!

Belli ki, Taraf gazetesinin işlevini, Y-CHP üstlenmiştir.

ABD'nin yerleşmesini istediği fikrin gönüllü militanlığını, bundan böyle, Kemal Kılıçdaroğlu ile ekibi yapacak!

Y-CHP'nin önüne; şimdi daha zorlu bir görev konulmuş:

Küresel güçler, boşuna Y-CHP'nin AKP ile ortak hükümet kurmasını istemiyorlar.

Sıra, Kılıçdaroğlu'nun mutlaka çıkartacağız dediği “Yerel Yönetimler Özerklik Şartı”nın kanunlaşmasına geldi.

Geniş tabanlı ve BDP/PKK destekli güçlü bir hükümete, iş mi dayanır!..

AKP-BDP hükümeti zaten çantada keklik!

Öyle bir hükümetin yapamayacağı işler de var; o kirli işleri AKP/Y-CHP hükümetine yaptıracakları belli değil mi?

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.