• BIST 93.699
  • Altın 213,006
  • Dolar 5,2873
  • Euro 6,0224
  • Trabzon 18 °C

O UNUTMAZ!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Önemli olan, birilerinin benim hakkımda ne düşündüğü değil, benim kendim hakkımdaki düşüncelerimdir.
Hayatın tekrarını yaşasaydık ne olurdu; hani bir futbol maçının pozisyonlarını tekrar tekrar izlemek gibi.
Daha mı az hata yapardık? 
Ya da yaptığımız hataları tekrarlamaz mıydık?
Yani kendimizi yargılamak misali tekrar izlemek; Nasıl olurdu?
Olumsuzlukların su yüzüne çıkması ile kopu mu verirdik hayattan?
Söyleyememenin, yapamamanın, görememenin tekrarını yaşamak çözümü hatırlatır mı?
Acaba tekrarları yaşasak içinde bulunduğumuz dünyayı da anlar mıydık?
Kendimizi koruyabilir miydik?
Anlaşmazlıkları ortadan kaldırabilir miydik?
Savaşta öldürmeyi öğrenen insan, bugünün dünyasında barış imzalayabilir miydi?
Barışçıl ama karşı görüş gruplarının ilklerinden “hippilik” acaba denetiminden çıkmadan bugün teknolojiyi destekleyen olur muydu?
Uyumsuz tüm akımlar eğer tekrarları yaşasaydı, uyumlu olur muydu?
Bugün en çok karşılaştığımız “kimlik bunalımı” kendi var oluş sebebinin yanında, başka renkleri de kabul eder miydi? 
Bugün yaşadığımız olaylarla geçmiş arasında bir bağ kurduğumuzda nereden gelip nereye gittiğimizi görebilir miydik? Çağımız insanında bunu kabulleniş o kadar zor ki, bugün tek tip insan modelinin yaratıldığını bile göremez haldeler.
İnsan dediğimiz varlık geçmişle kontak halinde de olsa aynı hataları ve acımasızlıkları yapacak olandır. 
Çünkü insanın kendi içinde yarattığı kargaşa, dış dünyadaki tehlikelerden daha büyük ve acımasızdır.
Bizler yaşadıklarımızı yinelemek yerine yenileriz.
Aynı hataları ve yanlışları yine yeniden tekrarlıyoruz. Bile bile. Geçmişle kontak kurmadan, tekrarını izleyerek…
Ömer Hayyam yüzyıllar önce demiş.
“Gönlüm aranıp dünleri feryat etme
Zevk almak için yarınlar icat etme
Dünler düş olup gitti, yarınlarsa hayal
Cahilce şu güzel günü berbat etme”
Kendinizi tekrar tekrar yaşamayın. Yeni ufuklar açın.
Tekrarlar öğüttür.  Bir çiviyi sağlamlaştırmak için tekrar tekrar vurmak lazım. O yüzden tekrarları eğer sağlamlaştırırsan önem arz eder.
Siyasiler bir geliyor ve oturdukları yere çivi çakıyor. Sadece kendi yerlerini sağlamlaştırıyor. Oysa aynı isimlerle sadece çivisi çıkmış bir dünyaya doğru gidiyoruz.
Tekrarlar olayların yeniden ortaya çıkışıdır. Birbirini kovalayan zamanlar ve günlerdir.
Eğer kendimizi sorgulayıp farkına varırsak uğursuzlukları, aksilikleri, felaketleri, yanlışları, kötüleri, cahillikleri tekrar tekrar yaşamaz mıyız acaba?
Sadece çocuk olmak istiyorum tekrar.
Ama bu dünyada değil. Geçmişte.
Olumsuzluklara karşı yakan top, acılara karşı sobe, güçlüklere karşı körebe, hayallere karşı ip atlama, umuda karşı sek sek oynamak isterdim. Hayallerimi, umutlarımı hep gerçekten uzak yaşamak isterdim. Bugün daha az yaralanmak için dertsiz, tasasız yaşardım. Dondurmayı daha çok, gazozu kana kana, böreği iştahla yerdim. Bugün daha umarsız yaşamak adına ufak şeyleri dert etmezdim. Keşke demezdim. Hayattaki tek derdimin arkadaşlarımla oyun olmasını isterdim. Dedemle, amcamla, babamla, annemle, kardeşlerimle daha çok sarılıp onlara çok sevdiğimi söylerdim.
Yüreğimin en derinlerinde bir ses bana diyor ki “Ruhunla sev ve düşün, çünkü bir tek o unutmaz”

 


 
  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.