• BIST 106.846
  • Altın 271,250
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • Trabzon 12 °C

OHAL HER ZAMAN SIKIYÖNETİMDEN İYİDİR

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Herhangi bir şeyi yazı veya söz ile göz önünde anlatma sanatına tasvir diyoruz.

Demirci ustası Karagöz ve duvarcı ustası Hacivat yaptıkları inşaatın yavaş ilerlemesinden ötürü idam edilmişlerdir.

Gerçekten yaşayıp yaşamadıkları bilinmemektedir. Onlar hakkında anlatılanlar rivayete dayanır.

Karagöz ve Hacivat’ın yaşadıkları tasvirle perdede oynatılır.

Biz bir haftadır çeşitli insanlardan çeşitli rivayetler dinliyoruz.

Türk Milletinin gözü önünde sergilenenlere halk açıkçası hala bir anlam vermiş değil. Çeşitli rivayetleri her gün dinliyoruz. Evet dinliyoruz ama şuurumuzu, düşünme yetimizi lütfen kaybetmeyelim ve aklımızı çalıştıralım.

Belki de bir elin parmaklarını geçmeyecek isimlerin ülkeme yaşattıkları ve ismi kaos olan kargaşa hala devam ediyor.

Bu yaşananlar kimilerine göre bölünmüşlüğün ayak sesleridir.

Bir takım insanlar sadakatini belirtmek için gece sokaklara dökülüyor.

Vatanı koruyor.

Adına milli irade diyor. Bu ülkede yeter ki darbe olmasın. Halkın iradesi hâkim gelsin, bunu çok istiyorum. Ama lütfen güvenlik birimleri beni korusun.

Açıkçası birçok insan da bu durumdan rahatsız ve korkuyor; Çünkü olaylar başka bir boyuta doğru gidiyor. Güvenlik birimlerinin yeterli olmayışı halkı tedirgin ediyor.

Bu olayların ismi hızlandırılmış İslamcılığın ayak sesleri midir?

Ya da içinde bulunduğumuz coğrafyanın cezp edici kaynakları mıdır?

Ya da başka bir şey midir? Nedir?

Hiç beklenmeyen bu denklemeler ve problemler nasıl çözülür bilmiyorum ama halkın sokağa dökülmesi benim için bir çözüm değildir.

Olur ama demokrasi varsa olur. Oralarda halkın sesi çıkar. Demokrasinin olmadığı ülkelerde sokaklar kan gölüne döner.

Bildiğim ve gördüğüm tek şey “Hayatlarımızın değiştiği” gerçeğidir.

Dün dündür, bugün bugündür. Demokrasilerde çare tükenmez demiş Rahmetli Süleyman Demirel.

Ama demokrasinin varlığını artık yaşamak ve görmek istiyoruz.

Dünyamıza kötülük ve hastalık yayanlar en çok da Ortadoğu ve ülkeme bulaştırıyor bu çaresi olmayan dertleri.  

Yıllardır acı çekiyoruz ama ruhumuzu da kaybediyoruz.

Ülkemde değişen sadece insanlar ve sistem değil ki. Doğadaki yeşil alanlar ve turistik yerlerdeki renkler bile değişti. Siyahi Arap turizmi baş gösterdi.

Havaalanları bile değişti. Tanklarla, tırlarla kapanan havaalanı kapıları halkı korkutur hale geldi. Uçaktan inen turist etrafına bakıp ben nereye düştüm der oldu.

İçimizde huzur yerini endişeye ve güvensizliğe bıraktı.

Acaba yarın ne olacak der olduk.

Bugün OHAL ilan edildi. Hayırlı olur inşallah. Çok da alışık olmadığımız günler yaşadık. Artık bir şeylerin aşılma zamanı gelmiştir. Gelecek hakkında karamsar olmaktan usandık. Gün ışığını hissetmek ve yaşamak istiyoruz. Çok şey istediğimizi sanmıyorum. Lütfen ifade ve duyarlılık, bütünlük ve bilgelik, istikrar, özgürlük, güven, itimat, denge, huzurlu süreç, bolluk, bereket, demokrasi gibi kelimeler hakim gelsin. İyi tarafından bakmak lazım OHAL her zaman sıkıyönetimden iyidir.

Ne acı ki tüm dünya “Türkiye’ye gitmeyin “çağrısı ve sinyali veriyor.

Yarınlar güzel olur inşallah. Sevgi, güzellik tohumları umarım tüm hasta ve karanlık ruhlara şifa ve aydınlık verir. Gözlerimizin içinin gülmesi ve birbirimize sevgi ve saygıyla bakabileceğimiz günlerin bir an önce gelmesi umuduyla… Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.

 

 

 

  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.