• BIST 105.711
  • Altın 163,456
  • Dolar 3,9592
  • Euro 4,6522
  • Trabzon 10 °C

OHAL KALDIRILMALIDIR

Ö. Faruk Altuntaş

    OHAL uygulamaları ile Türkiye, giderek demokrasiden ve hukuk devletinden uzaklaşıyor, otoriter/totaliter rejimleri karakterize eden polis devletine dönüşüyor.
Bu durum, açık bir diktatörlük müdür, faşizm midir? Ya da şimdilik giderek dozu artmakta olan otoriter bir rejim midir? Bunlar tartışılıyor ve kuşkusuz tartışılmalıdır. Ancak demokratik – özgürlükçü modellerden oldukça fazla uzaklaştığımız bir gerçek. Dünyada oluşan genel kanı da Türkiye’nin artık bir Avrupa ülkesi değil, daha çok tek adam yönetimleriyle ifade edilen bir Ortadoğu ülkesi olduğu yönünde. Kısaca ifade etmek gerekirse Türkiye’nin yörüngesi değişmiş bulunuyor.  
 AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasal tutumuyla özdeşleşen bu olumsuz gelişmenin anayasal – yasal dayanağını, “mühürsüz – hileli seçim” olarak tarihe geçen anayasa referandumu ve bir yılı aşkın uygulaması ile Olağanüstü Hal (OHAL) ilanı oluşturuyor. Bu nedenle suların durulması için bir an önce OHAL rejimi kaldırılmalıdır.
                                                       ***
    Anayasanın 120. maddesine uyarınca OHAL, şiddet olaylarının yaygınlaşması ve kamu düzeninin ciddî şekilde bozulması sebepleriyle ilan edilebilir. Anayasanın 121. maddesine göre ise OHAL ile ilgili Kanun Hükmünde Kararnameler olağanüstü halin gerekli gördüğü konularla sınırlı olmak durumundadır. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 1. maddesinde açıkça belirtildiği gibi OHAL’in amacı, “darbe teşebbüsü ve terörle mücadele çerçevesinde alınması zaruri olan tedbirler ile bunlara ilişkin usul ve esasları belirlemektir.”
    20 Temmuz 2016 tarihinde sadece üç ay için kabul ve ilan edilen OHAL, sürekli uzatmalarla bir yıldan fazla zamandır uygulanıyor. OHAL’in keyfi ve denetimsiz uygulamasından hoşlanan AKP iktidarı, şartlar gerektirmese de OHAL’i sürekli uzatıyor. Olağanüstü hal, Türkiye’nin normal haline dönüştürülüyor.
Meclis’teki tartışmalardan hoşlanmayan AKP’nin Reisi, ülkeyi OHAL Kararnameleri ile yönetmeye başladı bile. Kış lastiği takılmasından eğitim müfredatına kadar olağanüstü hal ilanına neden olan olaylarla ilgisi olmayan yüzlerce konu OHAL kararnameleri ile düzenlenir oldu. Kısaca ifade etmek gerekirse Meclis devre dışı bırakıldı; Meclis’in yetkileri, AKP Reisi Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından kullanılmaya başlandı.
                                                      ***
OHAL artık, keyfi tutuklamalardan düzmece yargılamalara, yazılı ve görsel medyanın kapatılmasından internet erişim yasaklarına, çalışanların haklarının budanmasından grev ertelemelerine kadar tüm yaşam alanlarında başvurulan keyfi ve adaletsiz uygulamaların kod adı oldu.
Örneğin Uluslar arası Yatırımcılar Derneğinin 12.07.2017 tarihli toplantısında konuşan Erdoğan, “Grev tehdidi olan yere OHAL’den istifade ile anında müdahale ediyoruz. Diyoruz ki; hayır, burada greve müsaade etmiyoruz, çünkü iş dünyamızı sarsarsınız…….. Olağanüstü hali biz iş dünyamız daha iyi çalışsın diye yapıyoruz” dedi. Bu itiraf, anlamak isteyenler için her şeyi açıklıyor. Çalışma yaşamını oluşturan konularla, OHAL ilanını gerektiren FETÖ’cu darbe teşebbüsü ve şiddet olaylarının alakasının olmadığı herkesçe biliniyor.
Örneğin OHAL uygulamaları ile 111 bin 786 internet sitesine erişim engellendi. Bunların sadece % 2,6’sı için mahkeme kararı alınmış. Gazete, dergi ve TV’lerden oluşan 158 yayın organı kapatıldı. Sayısı 170’lere varan gazeteciyi hapse tıkarak dünya birincisi olduk. 4500 akademisyen üniversitelerden atıldı…
Artık TÜSİAD’dan DİSK’e, KESK’e, TMMOB’a varıncaya kadar herkes OHAL kaldırılsın diyor.
TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes, Yüksek İstişare Kurulu toplantısında, Hükümete çağrıda bulunarak OHAL’in bir an önce kaldırılmasını istedi. Türkiye’nin normalleşmeye ihtiyacı var dedi.
DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak açıklama yaparak, “OHAL değil, demokrasi istiyoruz” kampanyası başlattılar. Amaçlarının, 471 gündür devam eden OHAL’in 20 Ocak 2018’de bir kez daha uzatılmaması olduğunu belirterek, “Bu 16 aylık sürede anayasa fiilen ilga edilmiş, yasama – yürütme ve yargı tamamen tek bir kişinin emrine verilmiştir” değerlendirmesini yaptılar.
İşadamından emekçisine, sağcısından solcusuna vicdan ve akıl sahibi herkes artık OHAL’in kalkmasını istiyor. OHAL hiçbir sorunu çözemediği gibi, artık kendisi, bütün çetrefilli sorunların kaynağı olmaya başladı.                                                                   

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.