• BIST 99.705
  • Altın 236,337
  • Dolar 6,1189
  • Euro 7,1957
  • Trabzon 28 °C

OKU!

Gürsel ÖZGÜR

“Yaratan Rabbinin adıyla oku!  O’dur kalemle öğreten.”
Alak Suresi 96/1-4

23 yılda tamamlanan Kur’an-ı Kerim’in ilk vahiy cümlesidir. Okuyor muyuz? Çok açık cevaplayalım, hayır. Televizyon izliyor, internete giriyor, oyun oynuyor ama okumuyoruz. UNESCO tarafından 2013’de yapılan araştırmaya göre, Türkiye'de okuma alışkanlığı yok denecek kadar az. Avrupa'da yüzde 21 olan kitap okuma oranı, Türkiye'de sadece on binde bir.

En güvenilir ve değerli bilgi kişinin kendisinin araştırarak, okuyarak elde ettiğidir. Araştırır ve okursa doğruyu bulmak kolaylaşır. Ama başkalarına inanma kolaycılığına kaçarsa ki genelde tercih ediyoruz. O zaman da,  çeşitli amaçlar için insanları kullanarak güç olan odaklara fırsat ve olanak tanınmış olur.

Cemaat, tarikat, dernek gibi oluşumlar bu boşluğu doldurur.

Tarikat; İslamiyet’te, İslamiyet'in kalbi boyutu üzerinde duran ve tasavvuf öğretisinin uygulandığı düzenli kurumsal yapılar olarak tarif edilir.

Cemaat’te; üyelerinin ortaklaşa paylaştıkları bir şeye (genellikle ortak bir ideolojiye ya da bir kimlik duygusuna) dayanan, özel olarak oluşturulmuş bir toplumsal ilişkiler bütünüdür, diye tanımlanır.

Türkiye’de (Erenköy, Gülen, Işıkçılar, İsmailağa, Menzil, Nur, Süleymancılar vb.) fazlasıyla var. Diyanet İşleri Başkanlığı varken bu kadar cemaat ve tarikat neyle ilgilenir. Çok açık 15 Temmuzlarla. Bireysel düşünme özgürlüğünün olmadığı bu oluşumlarda insanlar devletin dolduramadığı boşluğu doldururken pek de masum kalmazlar.

Mustafa Kemal Atatürk; 30 Ağustos 1925 tarihinde Kastamonu’da yaptığı konuşmada ‘’En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır’’ demiş ve 2 Eylül 1925’de Mecliste tekke ve zaviyelerin kapatılma kararı alınmıştı.

Peki, neden varlıklarını halen ve alenen sürdürüyorlar? ‘’ İhtiyaçtan doğuyorlar’’ koskoca yalanının arkasında, oluşumdan menfaat sağlayan çirkin siyasileri, aşiret, cemaat veya tarikat liderleriyle aynı yolda yürürken kol kola görmek mümkündür, görmüşüzdür de…

Türkiye Cumhuriyeti’ni koruma, kollama göreviyle yükümlü olan ve bu yükümlülüğü severek üstlenmiş Ordu’nun kapalı kutusunun içine girerek çok da sağlam olmadığını gören zihniyet tarafından tasfiye olununca, laik, demokratik Cumhuriyetin gerici saldırılara daha fazla maruz kalacağı aşikârdı.

Nitekim Anıtkabir’de çocuk parkı, halı saha yapımı gibi masumane görülen yapılaşma arkasındaki saldırı düşüncesi toplumun tahammül ve direnme gücünün test edilmesidir. Vazgeçmiyorlar ama Kemalistler de kurucu ideolojinin felsefesini korumada kararlılar.

Yasaklanırlarsa yeraltına inerler anlayışı teslimiyetçi veya art niyetçi bir zihniyeti temsil eder. Samimi ve gerçekçi olmadığı gibi zavallılığın açık itirafıdır. Devlet de, bu kavramların yeri olmaz.

‘’Birtakım şeyhlerin, dedelerin, seyitlerin, çelebilerin, babaların, emirlerin arkasından sürüklenen ve falcılara, büyücülere, üfürükçülere, muskacılara şanslarını ve yaşamlarını bırakan insanlardan meydana gelen topluluğa, uygar bir ulus gözüyle bakılabilir mi?’’ Atatürk.

Bir diğer sorunlu alan olan Dernek; kazanç paylaşma dışında, kanunlarla yasaklanmamış belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere oluşturulan tüzel kişiliğe sahip kişi topluluklarındandır diye ansiklopedik olarak açıklanır.

Özellikle Hemşeri dernekleri kahvehaneden öteye geçememişler. İstisnaları olmakla birlikte, kültürel etkinlikleri yılda bir yapılan sözde şölen veya THM/TSM konserinden öteye gidemez. Ama buraların yönetimleri içinde kıyasıya mücadeleler olur. Keşke kişisel menfaatleri değil de toplumsal çıkarları sağlamayı ilke edinebilsek.

Çevremize bakalım; belirli ortak amaca yönelmiş ciddi ve faydalı dernek var mı?

Var, parmakla sayılabilecek kadar az.

Siyasi ve sosyal beklenti olmadan çok faydalı ve olağanüstü işler yapıyorlar. Bazıları;

LÖSEV Lösemili Çocuklar Vakfı,

TEMA Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı,

Türkiye Kızılay Derneği,

TSK Mehmetçik Vakfı

HAYKOD Hayvanları Koruma Derneği,

TEV Türk Eğitim Vakfı

Türkiye ALZHEİMER Derneği

ÇYDD Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği gibi…

İyi ki varlar, gönüllü çalışanlarına ne kadar teşekkür etsek azdır.            

Sağlıcakla kalın, saygılarımla…

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.