• BIST 117.540
  • Altın 161,559
  • Dolar 3,7831
  • Euro 4,6558
  • Trabzon 9 °C

OKUL İNSAN BEYNİNİN DÜŞMANI MI?

Rasim EFENDİOĞLU

DİNLENCE BİTTİ OKULLAR AÇILDI

Gerçekten dinlendi mi öğrenciler? Dinlenmenin ne olduğunu bilirse gerçekten dinlenir. Boş oturmak, boş gezmek dinlenmek mi?  Önce dinlenmenin anlamını bilmek gerekir. Üç dört ay çalışmış yorulmuş, daha zinde daha güçlü çalışabilmek için dinlenmesi gerekir. Evet, okullar kapandı, derslere ara verildi. Öğrenci evinde. Küçükse velisinin elinde büyükse aile denetiminden uzaksa kimi kez başıboş kimi kez başka bir uğraş içinde, başka bir çalışma içinde. Değil dinlenmek daha da fazla yorulmak.

Fırsat bu fırsat, özel öğretmenden ders almalı. Kimi dersaneler değişik adlar altında çalışmalar yapar, sınava hazırlar. Dinlenmenin anlamını ve önemini kavrayamayan dinlenmeyi boşa geçen zaman kabul eder. O nedenle fırsat kabul eder dinlenceyi daha da fazla yorulmaya yol açar özel dersler alır.

Eğitim sisteminin sorunu burada. Ne dinlenmeyi planlayabiliyor, ne de çalışmayı. Amaç ne?  Gerçi Milli Eğitimin amaçları var... İlköğretimin, ortaöğretimin amaçları var. Ancak ne okul yönetimi ne de öğretmenin bundan haberi olmaz. Her dersin de ayrı ayrı amaçları var. Bunlar planlara yazılır da gerçekten bu amaçlara ulaşılıyor mu buna bakan yok. Örneğin yıllarca Türkçe dersi verdim. Onun bir programı vardı, müfredatı vardı çok güzel. Ancak bunu bilen çok az öğretmen olurdu. Ya da yılsonunda bu dersin amaçlarına ulaştık mı, ulaşamadıklarımız var mı neden? Yo bunu soran yok. Öğrenci sınava hazırlanmış mı? Deneme sınavlarında sonuç nasıl? Oysa eğitim öğrencinin yaşamına girmiş mi. Güzel konuşabiliyor mu, anlıyor anlatabiliyor mu, yeteneğine göre yetişiyor mu? Buluyor, bulduruyor, dünyayı değiştirebiliyor mu?  Yeni yarıyıl hayırlı olsun deyip başlayalım. Yılsonunda amaçların gerçekleşmesi dileğimle.

EĞİTİM SİSTEMİNİ ISLAH ETMEK ÇOK GÜÇ MÜ?

Eğitim sistemimizin başarısız olduğunu herkes söylüyor. Yıllardır bu böyle. Son yıllarda yapılan uluslararası değerlendirmelerde ülkemizin durumu çok kötü. En alt sıralarda yer alıyoruz. Neden? Bu soruya çok değişik yanıt verenler var. Önce soruyu anlayamıyorlar. Eğitim sistemimiz neden başarısız? Şöyle basit bir ölçüt var. Öğrenci okuduğunu anlayamıyor, anladığını anlatamıyor. Matematiksel düşünemiyor. Soru soramıyor, sorulan soruyu yanıtlayamıyor. Yo sınav soruları değil, yaşam soruları.

Başarılı eğitim sistemleri nerelerde. Ülke adı vermeden yanıt verelim, sorun siyasallaşmamış ülkelerde. Yani ders müfredatı parlamentoda belirlenmeyen ülkelerde. Sınıf geçmeye kalmaya milletvekilleri karar vermiyorsa. Eğitim sınav için değil yaşam için olan ülkelerde, Eğitim sisteminin haftada bir değişmediği ülkelerde. O halde sistemi değiştirmek, ıslah etmek çok zor değil. Siyasiler ellerini bir çekse çocukların yakasından ve eğitim eğitimcilere kalsa sorun çözülecek.

En başarılı ülkeler İskandinav ülkeleri, özellikle Finlandiya yıllardır örnek gösterilir. Hani şu AKZAMBAKLAR ÜLKESİ... Büyü mü yapıyorlar, sihirli değnekleri mi var? Yo okuyun bakın çok basit. Ders saatleri daha az müfredatları çok daha sınırlı. Peki, ne yapıyorlar. Okuyun bakın öğrenci yaşamın içinde eğitiliyor. Öğrenci severek okula geliyor, yaptığından zevk alıyor. O partinin bu partinin programına göre eğitim yapılmıyor. Onların da dini var, onlarda da dini eğitim var. Ancak din politik araç değil. Başarılı olan başka ülkelere bakın hepsi buna benzer. Öğrenci üretiyor. Beyni çalışıyor. Öğrenci insan olduğunu anlıyor ve ona göre eğitiliyor.

Sistemi ıslah etmek daha çok din dersi daha çok dini kıssalar öğretmekten geçmiyor. Öğrenci dinini öğrenmek isterse öğrenme ve araştırma yeteneğini kazanınca neyi isterse arar bulur. Yani öğrenciye neyi düşüneceğini değil nasıl düşüneceğini öğretmeli. Partiye militan yetiştirmek olmamalı amaç.

OKUL İNSAN BEYNİNİN DÜŞMANI MI?

Bu soruyu ben sormadım. Akademik bir eğitimci sordu.  Ne acıdır ki çoğu kez öyle. Her aracın her organın bir çalışma tarifesi var. Motorunuzu, makineni alıyorsunuz kutusunda kullanma talimatı var. O olmadan çalıştırabilir misiniz? Hayır... Belki sınama yanılma ile ya bozar ya da rastlantısal çalıştırırsınız. Ancak kimi kez aracı bozar, kırarsınız.

Beyin de en önemli organ. Yüzyıllar geçti milyonlarca yıl geçti beynin gizleri hala çözülemedi. Beynin onda dokuzunu yaşamımız süresince çalıştıramıyoruz. Onda biri kimi kez ikisi üçü çalışıyor geri kalanı toprak olup gidiyor.

Beynin de bir tarifesi var elbet. Beslenmesi korunması, geliştirilmesi... Bunların bir kısmı tıp biliminin alanına girer de biz eğitimi ilgilendiren yanına bakalım.  İnsan beyni büyük bir mucize. Onun gizlerini çözmek çok güç. Ancak kimi deneyimler yapılmış, tecrübelerle birçok bulguya varılmış. Eğitimin en önemli öğesi beyin. İnsan beyni yeterince çalıştırılabilirse eğitim başarıya ulaşır. Nasıl çalışacak. İlacı mı var, aracı mı var?  Yo yapısı bilinse, gereksinimlerinin ne olduğu anlaşılsa sorun çözülecek.

Okul, beyni çalıştırmaya yönelik bir kurum. Ancak eğer tarifeye göre değil de direktiflere göre çalıştırılmak istenirse sonuç hüsran olur. Ne amaçlar gerçekleşir nede insan gerçek insan olabilir, robot olur çıkar. O nedenle okul çoğu kez beynin düşmanı olur.

BİRKAÇ PRATİK SONUÇ

Sözün sonunda şu soruyu soralım. Beynin nasıl dostu olunur. Yapısına uygun çalıştırılır ve geliştirilirse. Beyin bir bilgi kutusu değil, bilgi çuvalı değil. Beyin soru sorar, yanıt arar. Okur araştırır. Okuduğu ile birlikte düşünür. Binlerce yıl önce yaşamış bir b ilim adamı ile birlikte düşünür. Binlerce yıl önce yaşamışları öğrenir soru sorar. Dünyayı bir bilmece gibi görür ve çözer. İşte o zaman beyin çalışır. Yeni bilgiler, yeni buluşlar yapar ve insanlık ilerler.

Yani çok zor değil bu sorunu çözmek. Yeter ki sorunu çözmek isteyin. Bakın birçok ünlü politikacı ülkenin eğitim sistemini karıştırır, çıkmaza sokar da kendi çocuğunu bu sisteme teslim etmez, yurt dışında okutur. Siz neden bunun hesabını sormazsınız. Ülkenin eğitimini çıkmaza sokanlar... Siz çocuklarınızı neden burada okutmazsınız... Sorun bu soruyu...

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.