• BIST 98.415
  • Altın 277,242
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 21 °C

ÖLÇÜLÜ AĞLAMAK

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Tekrar çocuk olmak ister miydiniz?
Hiçbir sorumluluğu olmayan sadece okula gitmek ve ders çalışmak zorunda olduğumuz çocukluk.
Oyuncaklarımızla oynamak dışında kıracaklarımızın yine oyuncaklarımızla sınırlı olduğu, kalbimizin kırılmadığı geçmişe yani çocukluğumuza dönmek ister miydiniz?
Dedelerimizin, annelerimizi, babalarımızın bizleri şefkatle sevdiği çocukluğumuzdan bugüne sadece hatıralar kaldı.
Kalbimizin kırıldığı, canımızın acıdığı, acımasızca eleştirilerin olduğu bu günler bizim büyük olduğumuz günler.
Geçen hafta Trabzon’daydım; Trabzon farklı, gri ve çok uzak geldi bana. Ben mi uzaklaştım, Trabzon mu uzaklaştı benden?
Geçliğime, çocukluğuma dair ne bir ses, ne bir yüz ne de bir dost var.
Aradım, dolaştım ama bulamadım. Hissedemedim.
Herkes, her şey çok yabancı bana.
Hiçbir şey düşünemez oldum. Yabancı olan bu şehirde ne yitirdiklerimi, ne geçmişimi ne de gizlediklerimi. Zamanında yürüdüğüm sokakları ve insanları göremedim; çünkü hepsi birer yabancı.
Arnavut kaldırımlarımızı bile yok ettiler.
Kunduracılar caddesinin o kalabalık ama sade halinin yerini başka bir hal almış.
Kemeraltı’ndaki naftalin kokusu, kına kokusu da gitmiş.
Uzunsokak desen insan seli; böyle işte! 
Gelen Belediye başkanları şehrin ruhunu yaşatmaktansa şehri öldürüyor ve tanınmaz hale getiriyorlar.
Ağlarken bu şehirde ölçülü ağladım, çünkü daha çok ağlayacak gibiyiz. 
Bizler iyi bir hayat ve iyi bir gelecek için bu şehri terk edenleriz. Şehri Arap’lar ve Trabzon dışından gelenlere verdik.
Türküleri, şiirleri, yazmaları artık başka şeyler söyler.
Duygularım o kadar dorukta ki şehri bulanık gördüm.
Özlemlerime kavuşamadan geri döndüm; Tek tesellim annem, babam ve ailemi görmek. Sevgi ve saygıyla kucaklaştık. 
Belki de tanıdık birkaç hatıradan ayakta kalan büyüdüğüm ev ve babamın doğramacı dükkânı. Çocukluğumdan aklımda kalan talaş kokusu, olmasa da… 
Ilgıt ılgıt içim sızlıyor. 
Ama Trabzon seni güzel anılarımda ve sevgimde yaşatacağım.
Geçmişin sözleri, olgunluğu, çılgınlığı, kibarlığı, fedakârlığı, sevecenliği ile yaşatacağım. Söz veriyorum.
Şiiri şekil bulmuş resim, resmi ise şekillenmiş şiir olarak yorumlayan Bedri Rahmi Eyüboğlu bugün ki Trabzon için nasıl bir şiir ve nasıl bir resim yapardı dersiniz?
Nazan Bekiroğlu’nun o muhteşem Trabzon’u anlatan dönem kitabı. Nar Ağacı.
Hayal kadar zengin, roman kadar güzel, tarih kadar gerçek olan o romanı ne güzel anlatır Trabzon’umu. 
Trabzon’u seyrettim ama yaşadığım şehri göremedim.
Çağdaş, özgür, donanımlı insanlar yetiştiren Trabzon. Bugün onları başka şehirlere kaptırmanın sancısı ile boğuşuyor.
Ben artık Can Yücel’in şiirindeki gibi yaşamayı seçtim
“İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait olacaksın.
Mesela turuncuya, ya da pembeye…
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden. Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi
 Hem de hep senin kalacakmış gibi hayat…
İşte Trabzon’da bugün ucundan tutunarak, olmazsa yaşayamam demeyeceğim oldu. Yaşıyorum; ama eski şehrimde. Düşüncemde ki gibi yaşıyorum; Dostlarımla, hissettiklerimle, sevgimle, aşkımla ve duygularımla. 
 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.