• BIST 101.892
  • Altın 190,254
  • Dolar 4,6043
  • Euro 5,3842
  • Trabzon 20 °C

ÖLÜMÜ SEÇENLER

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Yaşamı ve ölümü anlamak çok zor; Fakat intiharı seçenleri anlamak inanın çok daha zor bir mesele.

Neden yaşıyorum sorusu intihar sebebi olmamalı.

Ya da birilerinin beynini yıkaması sonucu kendinle beraber onlarca kişinin hayatına son vermek; Hem katil olmak hem de yok olmak çok vahim.

Bir insan neden, intiharı tercih eder?

Dünya kirli evet ama neden ölümü tercih eder ki bir insan?

Bir kere doğduk ve bu dünyaya geldik.

Ölünceye dek ne yaşasak kardır düşüncesiyle yaşamak varken, hayatı anlamsız bulmak ve ölümü seçmek ne kadar manasız değil mi?
Umudunu kaybetmek ve ölüme yürümek.

Yolunu kaybedip, sorumluluklarını unutup hayatla baş edememek ve ölümü seçmek; Basiretsizliktir.

Pusulası şaşmaktır.

Hayatı sıfırlamaktır.

Son iki haftada yakınlarımdan dört intihar vakası duydum.

En son bizim sitede yan blok komşumuz.

Bir akşamüzeri hayatın anlamsızlığına karar verip, maddi problemlerine karşı çözümü yok oluştan yana seçti.

Ve kendini beşinci kattan yangın merdiveninden boşluğa bıraktı; Kendini korumaktan aciz ve geride bıraktıklarını hiç düşünmeden.

Ne oldu şimdi kurtuldu mu?

Çaresizlik büyük bir acı ama ölüm çok daha büyük bir sancı.

Site yaklaşık iki haftadır sanki gri ve huzursuz.

Sessizliği tercih edenler kulübünün duyduğum son vakasıydı komşum.

Her şeyi çözeceğini zannedip hiçbir şeyi çözememek demektir intihar.

Dayak, şiddet, gasp, tacizde artan oranlar intihar vakalarında da artış gösterdi.

Neden ölüyoruz.

Hani canı veren de alan da Allah’tı.

As olan hayatın, ta kendisi değil midir?

Kapalı olan kapıları sımsıkı kapatan sen değil misin?

Eşkıya filminde Şener Şen, “Artık ben hapse giremem. Kapalı yere dayanamam” sözünden sonra hava fişeklerin gökyüzünü gökkuşağına çeviren renkleriyle intihara giderken sevdiğine “Geliyorum Keje” diyerek kendine boşluğa atması hepimizi çok üzmüştü.

Oysa kapalı yere dayanamayan eşkıya her tarafı kapalı karanlık mezara gitmişti.

Hiçbir ümidi kalmadığı için.

Ya hapse gidecekti, ya mezara.

Lisede tacizle karşılaşan gencecik fidan Cansel’i ölüme terk eden sapık hoca nerede?

Yaşıyor. Yaşayacak.

Belki de birçok genç kıza aynı sapıklıkla yaklaşacak.

İnsan maalesef tek başına ölüyor.

Ölenler çok çabuk unutuluyor…

Hele de bizim gibi her gün ölüm vakalarının çok fazla olduğu ülkelerde hemen unutuluyor.

Muharrem, Ozan Can, Elif, Peri, Feyza ve daha niceleri bu fidanları hatırladınız mı? Daha beş gün önce hain bir intihar saldırısına kurban giden gencecik bedenler. Günahları neydi? Sadece sapık bir düşüncenin gerçekleşeceği katliamda orada olmaktı.

Hiçbir şey değişmiyor.

Dünya aynı kirlenmişliği ile dönüyor ve aynı kirli insanlarla devam ediyor.

Ölen ölüyor.

Geride kalanlar yine yalan söylüyor, dedikodu yapıyor hatta eğleniyorlar.

Başka çıkar yol bulamayıp hayatı sonlandırmak nasıl bir çaresizliktir?

Bir çıkar yol bulamamak.

Ve biçare olmaktır.

Yalnızlık bir kurtuluş olamaz hatta kendini bile korumaktan uzak bir duygudur.

Bugünlerde “sokağa çıkıyorum” demek ya da sokağa çıkmak zorunluluğu zaten bir nevi intihar değil midir?

Benim yazarken bile çok zorlandığım bu konu insanlarda nasıl bir çaresizlik hissi yaşatıyor kim bilir?

Allah akıl sağlığından yoksun eylemesin bizleri. Gerçeği gören ve ona göre davrananlardan nasip eylesin…

İslam’da intihar en büyük günahlardan; İslam’ın yaşatılmaya çalışıldığı bu günlerde bu vakalar neden arttı? İntihar artık günah değil mi?

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.