• BIST 89.744
  • Altın 193,389
  • Dolar 4,8352
  • Euro 5,6600
  • Trabzon 23 °C

ÖLÜRSEM KABRİME GELMEYİN İSTEMEM

Bahar KURBAY

Dünyaya gelmemizi nasıl doğal karşılıyorsak, ölümü de öyle doğal karşılıyoruz. Tek farkla! Dünyaya gelirken doğan bebek ağlıyor, öldüğümüzde ise millet ağlıyor. Allah ölümü tüm canlılara tattırdığı gerçeği ile yaşarken insana, hayvana, bitkilere tüm canlılara değer verilmesi gerekmez mi?! Ama önce insana! İnsanın insana değer vermediği bugünlerde bu yazıyı yazmamın nedeni tahmin ettiğiniz şey...
Cenazelere katılmaktan hoşlanmıyorum. Şehit cenazelerinde bile siyasetin yapıldığı bu ülkede cenazeye katılıp, sahte duygulara şahit olmayı kendime zulüm görüyorum. Şehrimizin önde gelen isimleri dediğiniz insanlar öldüğünde son yolculuğuna uğurlanırken, sayın başkan, sayın vali, sayın gazeteci, sayın vatandaş, sayın okuyucu, evet sen....!!!
Şu soruyu sordun mu kendine; “Adam ya da kadına yaşarken ne kadar değer verdim?”, “Acısında, tatlısında, sıkıntısında ne derece yanındaydım?” Bencillik yapmadan, yanında olabilmeyi becerebildin mi? Bildin mi ki ölen kişinin ardında ağlama hakkını kendinde hissediyorsun. Adam ya da kadın yalnız, kimsesiz, aç, borçlu, çeşitli özlemlerle ve sıkıntılarla gözlerini yumduktan sonra kabrine gitsen ne olur?!
Yaşayana saygı göstermeyenlerin ölüye saygı gösteri yapmasını samimiyet dışı buluyorum.
Sanatçıların, duayen isimlerin, doktorların, gazetecilerin bazıları geride kalanlara öyle mesaj verir durumda hayata veda ettiler ki...
Tabi o mesajları alabilene...
Geçtiğimiz aylarda ilk defa mesai arkadaşımı kaybetmenin vermiş olduğu hüznü yaşatan bir kız çocuğuna hamile eşi geride bırakıp “elveda” diyen sayfa sekreterimiz Sebahattin Barutçu ve Trabzon Gazeteciler Cemiyeti  başkanı olduğu zamanlarda kendisi ile tanışma şansı bulduğum Turgut Özdemir hocayı da rahmetle anıyorum... Bu yazıyı kaleme almamın temel ana sebepleri bu değerli iki isim. İnsanlar ölür geride kalanlar acı ve gözle yaparak yaşamaya devam ederler. Ve nefes aldığımız her an aslında ölüme biraz daha yaklaştığımız o anlardır...
Ne yazık ki; sürekli eleştiren ve eleştirmeyi marifet sanan, hatta her şeyi bildiğini iddia edip, hiç bir şey bilmeyenlerin çok sayıda oldu bir kentte yaşıyorsanız nefes almak ölümden beterdir. Yaşayanlar bilir.!
Okuyanlar şahidim olsun, yaşarken kıymet vermeyenler İbrahim Tatlıses’in dediği gibi; “Ölürsem Kabrime Gelmesin İstemem”…

Babacan tavır ve güzel gülüşü ile içimizi ısıtan Turgut hocamızın kızının dediği gibi “DUYUN EY DÜNYA BU DÜNYADAN TURGUT ÖZDEMİR GEÇTİ” der, emektar Turgut hocamızın satırlarıyla bugün ki yazıma son vermek isterim;
“Yaşarken, yani bekliyorduk bazı şeyleri ama bu kadar değil elbet gittiğinden beri,,, Alışığız da gölgen ve de ruhun yeter… Ne yapalım zaman kötü..!...”

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.