• BIST 105.380
  • Altın 271,219
  • Dolar 5,7403
  • Euro 6,3404
  • Trabzon 14 °C

ONLARIN KANI ONURLARIYDI

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Çözüme gözünü kapatıp her şeyi tarihten bekleyen insanlar gibiyiz.
Güçlü olmak, düşmana gözdağı vermek, ayakta kaldığımızı göstermek için sığındığımız limanlar, varlık sebebimiz.
Milliyetçi duygularımız bizi bir an da olsa, kahraman yapıveriyor.
Geç kaldığımız trenlere bazen yetişmeye çalışıyoruz ama çabalarımız sadece kendimizi an’lık bulmayla kalıyor.
Tarttığında değeri çok ağır olan saygının ifadesidir asker selamı.
Birkaç gün kusursuz olana dek eğitim alır askerler, sırf selam için. Gidenler anlatır. Hatta askere giden gençlere” Haydi ver selamını”  diyerek ilk tekmil ve selam pratiği evde başlar.
  Avuç içi karşıya bakacak şekilde verilen selam, silahsız olduğunu ifade eder ve saygının da bir işaretidir. 
Selam emniyet, huzur, barış, rahatlık, kurtuluş, esenlik, iyi netice dilemektir.
Ya da askerlikte komutanına üstüne saygı gösterdiğini belirtmektir. 
Türk futbolcuları da Milli maçta Suriye ‘de terör için çarpışan Mehmetçiğe asker selamı ile gollerini armağan etti.
UEFA bu durum karşısında soruşturma davası açmaya karar verdi.
Evet futbolcuların hiçbir siyasi görüşü yansıtmaması gerekir ama selam, siyasi bir görüş değildir. 
İki futbolcunun tokalaşması gibi güveni temsil eder. O zaman neden tokalaşmak ve sarılmak serbest diye sorarlar adama?
Amaç Türkiye’nin teröre karşı başlattığı mücadelede Türkiye’yi yalnızlaştırmak olunca  tüm dünya ülkeleri  gördükleri her duruma ceza keser oldu.  Ya da kınama gönderir oldu.
Ben bu hafta şehir dışında olmam sebebiyle yazımı Cuma gününe yani bu gün göndermek zorunda kaldım. Ama bu olay ile ilgili geç kalmış olsam da bir şeyler yazmadan asla duramazdım.
Nilüfer Selam söyle şarkısı “ onun burnu kaf dağında/ söz söylenmez yanında/ Kendini beğenmişin biri o/ Git ona git benden selam söyle/ unutamaz beni” dizesiyle adeta ilaç oldu bu kendini bilmezler karşısında.  
Ben bir cümleyi korumak için dakikalarca yazıyor ya da siliyorum. Özellikle de sevgi ve saygı olan cümleler için. Ya adı Türk olan kelime için. İşte o kelime için itinayla, özenle incitmemek için sayfalarca yazıyorum.
Varlığımızı tüm dünyaya İspatlamış Türklüğümle ilgili saygımı ve sevgimi beni yok saymaya çalışacak milletler kınayamaz.
Üzerinde ne zırh, ne kalkan ne de kılıç bulunan Atalarımız bugünler için savaştı. 
Onların kanı onurlarıydı.
Türk kelimesinin içinde büyülü bir dünya vardır. Tarihimizle ilgili gözümüzde hayalimizde canlandırdığımız görüntüleri birleştirip bir şeyler yazmaya çalışıyorum ama yaşamadığım zamanların o birliktelik, beraberlik nerdeyse yoktan var etme azmini, bugün yaşadıklarımızla tasarlarken geçmişin kapıları teker teker yüzüme kapanıyor. Çünkü biz birliktelik nedir bilmez olduk. Biz sadece partizan olduk. Biz değil ben olduk. Renkleri ayrıştırdık. İşaretlerde sıkışıp kaldık.
İşte o yüzden geçmişi göremiyor ve yazamıyorum.  Keşke o günler için, birer işaret bıraksaydı atalarımızda bizlerde yolumuzdan şaşmayaydık.
Bizler artık an’lık sevinçle tatlanıyor ve maalesef yine an’lık acıyla yas’lanıyoruz.
Bugünlerde de aynı sessizlikte susuyoruz.
Bizim meselemiz öyle dünyanın bize çizdiği işe yaramaz kurgularla dönmez.
Ayağımızın altına sürekli taş koyanlar, özümüzü bizden almaya çalışıyorlar.
Bizim filmimiz destandır, destan.
Biz öyle ne hortumlardan, boranlardan, fırtınalardan kendi içimize sığınarak kurtulduk. Yenilmedik. Ayakta kaldık. 
Varlıkları, varlığımız olan atarımızla.
Selam olsun tarihimizi yazan tüm kahramanlara.

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.