• BIST 83.217
  • Altın 147,255
  • Dolar 3,7734
  • Euro 4,0515
  • Trabzon 7 °C

ÖRTÜ MATİK!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Kendi gibi düşünmeyenlere iftira atmak, karalamak nasıl bir psikolojidir?

Deniz Baykal’ı dindar olmamakla suçlamak, Kamer Genç’e hasta yatağında çirkin sözler söylemek ve onur kırmak, küçültücü sözler söylemek nasıl bir mantık olabilir ki?

Bir dönem Hıristiyanlığı kabul eden bir mankenimiz vardı. Hatırladınız mı? O manken bugünlerde sarayı ve içindekileri doğaüstü bir varlık gibi görüyor. Sahi bu nasıl bir düşüncedir? Kendi düşüncesine göre, çıkar menfaat ilişkisi kurmayan insanın, güvenilir olduğunu söyleyen bu manken kızımız oysa o çıkar sofrasından da nasiplenmeye çalışıyor. Sen hangi düşüncenin yansıması olabilirsin ki? Hıristiyanlığı kabul ettiğinde seni ne cezp etti? Vatikan’daki papanın gücü, şaşalı sarayı mı? Bunu neden söylüyorum biliyor musun çünkü bizim saray ve içindeki gücü de çok sevdin. Senin inancın güçle mi paralel gidiyor?

Hangi din karşısındaki insanı hor görmeyi uygun görür ki…

İyi nedir? İyi; doğruyu, güzeli bilip uygulayandır.

Ama bugünlerde iyi “miş”li gibi gözüken olduğu için "İyi" imiş.

Peki kötü nedir? Kötü kurallara uymayandır.

İnsanlık iyiliğe hasret olduğu için, hep gülen yüzü, sahte ilişkileri, yardım elini uzatır gibi yapıp aslında kendi menfaatini düşünenleri, entrika yapanları(gizli olduğu için) iyi sanmış.

İnsanlar yüzüne yaptığı hataların söylenmesini ya da haksızlıklar karşısında kendisine haddinin bildirilmesini hazmedemediği için sahte iyiler karşısında, aslında gerçekleri söyleyen iyiye tahammülsüzlüğünden dolayı da kötü demiş…

Bence kötülük, insanlara iftira atmak, sınıflara ayırmak, karalamak, olduğundan farklı gözükmek, hırsızlık yapmak, din tacirliği yapmaktır. Çünkü bunları yapan insan ahlaksızdır. Ahlaksız insan da kötüdür.

İyiler her zaman kaybeder, çünkü kurallara uygun yaşar.

Dini kullanan ve aynı zamanda inancı da bir araç olarak kullanan herkes, bugün iyi olarak sıfatlandırılıyor maalesef.

Benim bir türlü aklımın almadığı olay din neden siyasilerin tekelinde?

Siyasiler dini kurallar ve ibadetle mi uğraşmalı yoksa ülkenin geleceği, ekonomi, eğitim, sağlık, ulaşımı ile mi iştigal olmalı?

Bugünlerde birine duyulan güven artık insanlığından ve ahlakından öte inancından geçiyor. Bunu da en çok siyasiler yapıyor.

Aslında ahlâk ne zaman etik oldu, işte o zaman işler sarpa sardı.

Geçen hafta Türk Tarih Kurumu Başkanlığı yapmış bir siyasetçi çıktı Cumhurbaşkanı adaylarından birini dinsizlikle suçladı. Üstelik de kendisini seçilmiş edasında hissederek ve her şeyi zikredeceğini zannederek.

Sahi siz kime ve neye göre fetva veriyorsunuz? Haddinize mi?

Liberal, Komünist, Sosyalist, Kemalist olmayabilirsin ama düşman da olman gerekmez.

Ne oluyor sahi?

Anlam ve anlamsızlık mı karıştı?

Halka neyi yutturmaya çalışıyorsunuz?

Dinin ve inancın tamircisi siz misiniz?

Sayın Prof. yeni misyonunuz din tüccarlığı mı?

Prof olmak Yüksek Öğretim kurumlarında bir aşamadır ama mecliste değil…

Siyaset insanı ne hallere getiriyor böyle?

Koltuk sevdası da Recaizade Mahmut Ekrem’in “Araba Sevdası” kitabındaki gibi kendi kendine gelin-güvey olmayı mı gerektiriyor.

Kaybetme korkusu ilimin ve bilimin takipçisi olan bir profesörü bile maalesef bu hallere getirebiliyor.

İnsan ne yazık ki, neye inanıyorsa onun peşinden gidiyor.

Öyle ki inandığı hep onun ışığı oluyor.

Oysa yol gösteren ve aydınlatan bir kimsenin ışığı hiç sönmemeli.

Bir profesöre duyulan güven düşünebilmesinden ve eserlerinden dolayıdır.

Şimdi ne oldu hepsi bir kalemde siliniverdi.

Bugünlerde iyi ve kötünün, siyah ve beyazın, laik ve dincinin savaşında hep kurt adamlar kazanıyor.

Susturmak ve itibarsızlaştırmak istediklerini bugünlerde dindar değilsin damgasını vuran siyasiler, bürokratlar ya da diğerleri bu işi hiç de sıkılmadan ve yüzsüz bir biçimde yapıveriyorlar.

İnanç ve kimlik siyasetini ret ederiz diyen birçok siyasi bugün inanç üzerinden siyaset yapıyor.

Ya sanatçısı… Bir dönem Ahmet Kaya ile “Kafama sıkar giderim “ diyor, sonra eski kocasıyla ağza alınmayacak hakaretler savuruyor, daha nice kötü şeylerini izliyor ve okuyoruz sonra da bugün örtünerek tüm çirkinlikleri kapatacağını mı sanıyor? Kafanızı örtünce her şey tertemiz mi oluyor? Örtü Matik midir kullandığınız türban?

Artık bırakın bizi, düşün yakamızdan. Yorulduk sizden ve en önemlisi de olduğunuzdan farklı gözükmeye çabalamanızdan. Benim inancım bireysel ve kendimle. İnancım Allah’a. İnsanların gözüne sokmayın ibadetinizi de dininizi de… Dinin gizli olanıdır makbul olan.

 

 

 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
  • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
  • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
  • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
  • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
  • Utku ve Hasan Bozoğlu!
  • Soylu’ya BJK forması!
  • Altuntaş’ın torpili!
  • ASKF’de kutlama!
  • Konsey toplantısı!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.