• BIST 94.896
  • Altın 279,639
  • Dolar 5,8598
  • Euro 6,5130
  • Trabzon 18 °C

Otogar Moloz’da olmalı!

Yer KULAK

   Trabzon Belediye Meclisi eski üye ve başkan vekillerinden inşaat mühendisi Hasan Cömert, Büyükşehir Belediyesinin Moloz dolgu alanında herkesin içine sinecek bir düzenleme yapmasını istedi. Cömert, ‘Dolgu alanına cami yapılması yanlıştı. Yapıldı. Bundan sonra yapılması gereken iş, bölgenin yaşam alanı haline getirilmesidir. Caminin batısına akaryakıt istasyonunun kuzeyine kapsamlı bir otogar yapılabilir. Ortahisar’da otogar için en doğru mekan Moloz dolgu alanıdır’ dedi. 
  Cömert, ilçe ve köylere yolcu taşıyan araçlara da otogarın bir bölümü tahsis edilebileceğini söyledi. Cömert, Moloz’da yapılacak otogarın, kent trafiğini de rahatlatacağını belirtti.

100 yıl önce ve 100 yıl sonraki Kuştul!

  100-yil-onceki-(2).jpgTrabzon’un en önemli tarihi mekanlarından biri olan Maçka ilçesi Şimşirli köyündeki Kuştul Manastırı, yüzyıl içerisinde yıkılmış ve tahrip edilmiş bir mekan haline geldi.
  M.S. 8 yüzyılda Peristera adıyla anılan manastır, ulaşılması güç bir kaya bloğunun üzerinde kurulmuş ve daha sonra yapılan eklenti ve restorasyonlarla gelişmiştir. 1923’te yapılan nüfus mübadelesi ile boşaltılan manastırdan günümüze ana gövde ve yıkılmış yapı duvarları ulaşabilmiştir.
Benzerinin dünyada çok az ülkede olduğunu söyleyen sanat tarihçileri, ‘Kuştul Manastırı ne yazık ki 1940’lı yıllardan sonra talan edildi, yıkıldı. Manastır, 100 yıl önceki görüntüsüne göre yeniden yapılsa Trabzon’a her yıl binlerce turist gelir’ diyorlar. Trabzon Maçka'ya yaklaşık 32 kilometre mesafedeki Kuştul Manastırı, Maçka Belediye Başkanlığının Trabzon Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğüne müracaatı üzerine anıt eser olarak tescillendi.
Kuştul manastırından vadiye çok sayıda dehliz uzanıyor. Tek giriş kapısı bulunan 72 odalı manastıra, üç patika yoldan ulaşım sağlanıyor. 72 merdivenle çıkılan manastırın en üst kısmından deniz görülüyor.
100-yil-onceki-(1)-001.jpgMS 773 yılında faaliyete geçen Kuştul manastırının ilk yağma 1204 yılında gerçekleşmiş. Hristiyanlar arasındaki mezhep kavgasından Kuştul Manastırı da nasibini almış. Kuştul Manastırı 1400’lü yılların başında yeniden onarılmış ve eski günlerine kavuşmuş. Manastır 1904 yılında çıkan yangında epey hasar görmüş. Manastırda bir de ayazma adı verilen su çıkmakta. 
Manastırın 2018 yılında onarılması gündeme gelmiş, ancak bugüne kadar manastıra ve çevresine bir çivi çakılmamış.

Nazlı Ilıcak’ı  hiç sevmem!

  Dr. Mahmut Haydar Ustaoğlu, dün sosyal medyada ‘Nazlı Ilıcak’ı hiç sevmem’ başlıklı bir yazı yazdı. 
  nazli-ilicak.jpg Nazlı Ilıcak, bizim de yıllarca patroniçemizdi. Tercüman Gazetesinde çalışırken zaman zaman görüşürdük. Abhazya’da savaş çıkmıştı. Nazlı hanım, gece aramış ve ‘Abhazya’ya gideceksin’ demişti. Abhazya’ya değil ama yakınına gitmişti. Bir gün yine aramıştı, ‘Kanada’dan ayı avı için gelen dostlarımız var. Artvin Yusufeli’nde avlanacaklar, takip et’ demişti. Artvin, Yusufeli’ne gitmemiştim ama haberi de tefrika halinde resimli yapmıştı. Yine bir gün aramıştı ve ‘Eyüp Aşık, seni şikayet etti’ demişti. Eyüp bey, bizi Taha Akyol’a şikayet etmişti. Nazlı hanım da şikayet edildiğimizi söylemişti. Yine bir gün Erzurum’dan aramıştı. Süleyman Demirel’i takip ediyordu. ‘Hasan, yarın sabah yola çıkıyorum. Zigana da ol’ demişti. Bende Saadettin Kanca ile Zigana zirvesinde onu almıştım. Ve ben Zigana zirvesinde iken eski Adliye binası bitişiğindeki tarihi büromuzun suyu açık kalmış! Ve alt kattaki konfeksiyoncu Hasan Sönmez’in işyerini su basmıştı. Nazlı hanıma ertesi gün olayı anlattığımda, ‘canın sağolsun’ demişti. Ve daha onlarca görüşme, karşılama vs.
   Nazlı hanım, bakan kızıydı. Babası 60 ihtilalinden sonra Kayseri’de cezaevinde kalmıştı. Yurt dışında yanılmıyorsam İsviçre’de okumuştu. Adı gibi Nazlı yetişmişti. Maceracı ve aykırıydı ve taviz vermez bir yapıda idi. Milli görüşçülerle birlikte olması ve milletvekili seçilmesi de bu aykırılığının bir ürünü idi. AKP’yi desteklemişti, sonra Fetöcü medyanın vazgeçilmezi oldu. Ve daha sonra da Fetoculuktan içeri girdi.
                                                         ***

   Mahmut Haydar Ustaoğlu, Nazlı hanımla ilgili yazdığı yazıda çok farklı bir değerlendirmede bulundu ve şöyle dedi;
‘Nazlı Ilıcak'ı hiç sevmem. Cumhurbaşkanlığına yalvarma mektubunu okuyunca devletimin haline üzüldüm.
   Muktedir tek adam, gücün tek sahibi olmak kontrolsüzlüğü getirir. Kontrolsüz güç güç değildir. Sel gibidir, kuvvetli ama kontrolsüz, yıkar geçer.
Devlet güç demektir. Bireylerin kendisini yönetsin diye yönetme erkini ve güç kullanma hakkını seçtiği kişilere vermesidir.
İnsanoğlu dünyada kalabalık topluluklar oluşturduğundan beri çeşitli devlet sistemleri geliştirmiş ve denemiştir.
   Şimdilik mükemmel olmasa da laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti insanlığı yönetmek için en uygun yöntemdir. Bu devlet yönetimi sisteminde güçler ayrılığı ve denkliği tek adam yönetiminin kontrolsüz güç olmasını engellemek için geliştirilmiştir. İster meşruti krallık, ister başkanlık, ister parlamenter demokrasi olsun fark etmez yeter ki YASAMA YÜRÜTME YARGI birbirini denetleyebilsin. Bu güç ayrılığı ve denkliği hangi sebeple olursa olsun bozulduğunda adalet ölür. Adaletse devletin temelidir.
   Kim ne derse desin Türkiye Cumhuriyeti devletinde adalet ölmüştür. Gerek geçmişte "Düzen eleştirisi yapan komünist, bölücü teröristtir", "Dengeli olsun diye üç sağdan astık, üç soldan astık" gerekse bugün siyasi söylemini "tepedeki güç ne der ölçüsüyle" ayarlamak adaletsizliğin aşikar ölçüsüdür.
Adam öldürürsen 7 yıl, tweet atarsan 9 yıl, Fetöcü olarak adlandırılmış devlet memuru isen meslekten men, iktidara mensup milletvekili isen aldatıldık ve vekilliğe devam....
Hukuk kurallar manzumesi, adalet bu kuralların her bireye eşit uygulanmasıdır. Düşündüm ve üzüldüm.’

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.