• BIST 105.064
  • Altın 146,120
  • Dolar 3,5109
  • Euro 4,1827
  • Trabzon 26 °C

ÖVÜNMEK Mİ LAZIM YERİNMEK Mİ?

Özlem KORKMAZ

Bir eğitim-öğretim yılı daha geride kaldı…

Milyonlarca öğrenci uzun-yorucu bir eğitim döneminin ardından tatile girdi. TEOG sınavlarının ardından şimdi de LYS yapılıyor/yapılacak.

Öğrenciler ve velileri, öğretmenler, son yıllarda eğitim sistemimizde müfredatta o kadar değişiklikler yapıldı ki bunlara adapte olmakta zorluk çekti/çekiyor. Böyle de süreceğe benziyor. Eğitimde son yıllar yaz-boz tahtasına döndü, kafalar karıştı.

İmam Hatip okullarının sayıları kat be kat arttı, okullarda çağdaş, bilimsel eğitim modellerinin terk edildiği, başarı seviyesinin giderek düştüğü eleştirilerinin ardı arkası kesilmiyor.

Bu konuyu detaylıca ele alabilmek için sayfalar yetmez, o yüzden bir tespiti burada paylaşıp, lütfen kendi kendimizi kandırmayalım diyorum… Nedir o?

***

 

Geçtiğimiz günlerde TEOG sınav sonuçları açıklandı… Yani liselere giriş sınav sonuçları… Ve başarı oranının geçtiğimiz yıllara göre kat kat artması hemen herkesin kafasında soru işaretleri yarattı.

Nasıl oluyor da bir yıl geçmeden bu derece yüksek bir başarı oranına erişilebiliyor?

Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş Sınavlarında geçen yıllarda Türkiye genelinde tam puan alan öğrenci sayısı 2-4 bin arasında değişirken bu yıl nasıl oldu da tam 15 bin öğrenci tam puan alabildi. Hatta bu yıl birinci dönem sınavları ile ikinci dönem sınavları arasında da büyük fark olduğu söyleniyor.

O zaman birincisi; ya sınav soruları çok kolaylaştırıldı, ya da çocuklarımızın beynine haberimiz olmadan bir çip yerleştirildi, eksiksiz-noksansız soruları tastamam yapabildiler!..

Hatta bazı medya haberlerinde ‘kopya’ iddiaları gündeme getirildi ama ben iddianın doğru olduğuna inanmıyorum… Hele de önümüzde FETÖ’nün çeşitli sınavlarda çaldığı sorularla ‘hak’ yediği gerçeği dururken ‘bu kadarı olmaz’ diye düşünüyorum. 

Edindiğimiz bilgiler, bu yıl soruların oldukça kolaylaştırıldığı şeklinde. Peki niçin bilinçli şekilde TEOG soruları kolaylaştırıldı. Nedeni bana göre gayet basit…

Kısa adı PISA olan, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (İngilizce: Programme for International Student Assessment) adında Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından 1997'de geliştirilen sınav, uluslararası çapta üç yılda bir 15 yaşındaki öğrencilerin başarısını sınıyor ve son sınav sonuçları bizim için tam bir kabus gibi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın günü kurtarma çabası gibi görünen ‘kolaylaştırılan sınavlarla’ sadece kendi kendimizi kandırabiliriz. Eğitimde gerçek bir başarı sağlamak istiyorsak bilimsel gerçeklere dayalı nitelikli modeller üzerinden yürümek sağlıklı olacaktır.

***

Bir sözümüz de yerelde Trabzon’daki milli eğitim yetkililerine olsun… TEOG’da Trabzon 188 tane Türkiye birincisi çıkarmış. Geçen yıla göre başarı çıtası yükselmiş, hedef ilk 10 arasına girmekmiş. Bize göre Türkiye’de 15 bini aşkın öğrencinin tam puan aldığı yerde bir tarih, sanat, eğitim şehri Trabzon’un çok daha önce çok daha güzel seviyelere çoktan ulaşmış olması gerekirdi. Sonuçları tartışılan ve suni bir başarı diye çoğu eğitimcinin hemfikir olduğu bir sınav üzerinden bu gibi söylemler bana inandırıcı gelmiyor… Ya size…

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.