• BIST 106.711
  • Altın 143,514
  • Dolar 3,5567
  • Euro 4,1387
  • Trabzon 24 °C

PANORAMA

Ö. Faruk Altuntaş

 Başka toplumlarda, her biri bir dönemi açacak ve bir dönemi kapatacak türden olaylar, Türkiye’de birbiri peşi sıra ve iç içe normal olaylar gibi yaşanmaya başladı. Toplum feleğini şaşırdı.

Çarpıtmalar, yanıltmalar, suçlamalar ve kızıştırmalarla gelişen olayları; derin devlet, paralel devlet, devlet çetesi, çete devletinin faaliyetleri olarak; hem hükümet içinde, hem yargı içinde, hem güvenlik kuvvetleri içinde; devlet darbesi, sivil darbe, hükümet darbesi biçiminde bazen dış mihrakların, bazen iç mihrakların, daha çok da iç ve dış mihrakların faaliyeti olarak yaşamaya başladık.

Bütün bu olayları, AKP Hükümetinin tek başına iktidarda olduğu son 11 yıllık dönemde; Kars kırsalında dikilecek anıt heykelden, İstanbul’un bilmem ne meydanında imara açılacak alanlara Başbakan Erdoğan’ın tek başına karar verdiği bir tarzı hükümet koşullarında yaşarken, bu olaylardan sorumlu olmayan tek kişinin Başbakan Erdoğan olduğunu öğrendik.

Aklımız karıştı. Yorum yapmadan, son on gün içinde meydana gelen olayların bir kısmını alt alta sıralayıp bir panorama çıkartalım diye düşündük.

                                               ***

MİT’in eşlik etiği TIR’larla Suriye’de hükümetle çarpışan muhaliflere silah taşındığı ortaya çıktı. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Adana’da durdurulan ve MİT’in kontrolünde silah taşındığı belirtilen TIR’lar konusunda devletin meşruiyetinin tartışılır hale geldiğini söyledi

Silah kaçırıldığı ihbarı üzerine Adana’da durdurulan TIR’larda yetkili savcı arama kararı verdi. Vali dahil bazı yetkililerin, arama yapılmasın biçimindeki sözlü açıklamalarına rağmen savcı aramayı sürdürdü. Ancak, TIR’lardaki yükün MİT’e ait olduğuna ilişkin yazılı belgeler gelince, savcı aramayı durdurdu. Durum hakkında tutanak tutulduktan sonra TIR’lar yollarına devam etti.

Konuyla ilgili en ilginç açıklamayı, AKP Gaziantep milletvekili Ali Şahin yaparak; ha TIR’ları durdurmuşsunuz, ha Kurtuluş Savaşına silah taşıyan Nene Hatun’u durdurmuşsunuz dedi.   

                                               ***

Üçüncü yolsuzluk soruşturmasında Savcı İ.Baytekin, İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şubesi Görevlilerine operasyon emri veriyor; ancak savcılığın bu emri yerine getirilmiyor.

Savcılık ikinci kez operasyon emri veriyor. Ancak ikinci savcılık emri de uygulanmıyor ve “Dosyaya hâkim değiliz, bize zaman tanıyın” denilerek mazeret bildiriliyor.

                                                ***

Hava operasyonuyla çoğu çocuk yaşta 34 kişinin katledildiği Roboski’ye bu kez karadan operasyon yapıldı. Dün sabah (19 Ocak) saat 04.00 sıralarında askerler tarafından evlere baskın yapıldı.

 Yapılan operasyon sonucunda, Türkiye–Irak sınırına tel örgü çekilmesini protesto için yaptıkları gösteri sırasında devlet malına zarar verdikleri için 7 kişi gözaltına alındı.

                                                 ***

İzmir’de Ocak 2011’den beri yürütülen yolsuzluk soruşturmasına müdahale edilerek operasyon yapılmaması için baskı yapılıyor.

Müdahaleyi yapanlar olarak; 1- Müsteşar Kenan İpek, 2- İzmir Valisi, 3- İzmir İl Emniyet Müdürü, 4- Kaçakçılık Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı ve 5- Adalet Bakanı Bekir Bozdağ sıralanıyor.

Operasyon için düğmeye basıldığı 6 Ocak akşamı, saat 19.38’de Müsteşar Kenen İpek, Başsavcı H. Baş’ı arıyor; bu soruşturmayı durdurmazsan, savcıları değiştirmezsen sonu kötü olur diyor.

İzmir başsavcısı geri adım atmayınca, İzmir Valisi ve İzmir İl Emniyet Müdürü devreye giriyor. Aranan Mali Şube Müdürü Bora Köprülü, görevi engellemeye ve baskıya yönelik bu aramaları cep telefonuna kaydediyor. Sonra Savcılığa giderek konuşma kaydını veriyor ve durumu açıklıyor.

Daha sonra 7 Ocak günü aynı konuda Adalet Bakanı Bozdağ, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı H.Baş’ı arayarak soruşturmaya müdahale etmesini istiyor.

Bu gelişmeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Adalet Bakanı Bekir Bozdağ hakkında bağımsız yargıyı etkilemek suçlamasıyla fezleke düzenliyor ve Adalet Bakanlığına gönderiyor.

                                                     ***

Reza Zarrab yasası ile bilgiler basında yer almaya başlıyor.

1 Ocak 2013’te İstanbul’a inen uçakta 1.5 ton kaçak altını yakalanan Zarrab için yapılan yasa değişikliği ile altın kaçakçılığına verilen hapis ve para cezası, sadece para cezasına çevriliyor.

Süreç fukara için farklı, zenginler için farklı işliyor. 28 Mart 2013’de AKP’lilerce Meclisten çıkartılan torba yasa 11 Nisan 2013’de Resmi Gazetede yayınlanarak, Reza Zarrab’a yetiştiriliyor.

                                                      ***

Ve Başbakan Erdoğan, “Sen küresel sermaye gelmez diyerek kendi hükümetini tehdit ediyorsun öyle mi? O zaman cevabını alacaksın” diyerek

TÜSİAD Başkanı Muharrem Yılmaz’ı vatana ihanetle suçluyor.

Son günlerdeki gelişmeler üzerine TÜSİAD Başkanı yaptığı konuşmada “Vergi cezasıyla şirketler üzerinde baskı kuran, İhale Yasasını onlarca kez değiştiren ülkeye yabancı sermaye gelmez. Demokrasi adına sıkıntı yaşıyoruz” demiş ve Hükümeti eleştirmişti.

Ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun “Balyoz Davası çöktü” açıklaması gazete başlıklarında yer alıyor. Balyoz ve Poyrazköy davalarının en önemli delilleri arasında yer alan 5 nolu CD’ye usulsüz veri yüklendiğinin TÜBİTAK raporunda belirtildiği açıklanıyor.

Ve Hrant Dink’in ölüm yıldönümü nedeniyle yapılan anma toplantısı sırasında görev yapan polislerden bazılarının başlarında beyaz bereler olduğu görüldü. Bilineceği gibi, Hrant’ın katili O.S.’nin başında, cinayet günü beyaz bere vardı.

Gazete haberlerinden yararlanarak Türkiye’den kısa bir özet sunduk.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.