• BIST 83.116
  • Altın 147,045
  • Dolar 3,7714
  • Euro 4,0470
  • Trabzon 7 °C

Paralel yapılar, Devlet ve Din!

Paralel yapılar, Devlet ve Din!
Hasan Kurt yazdı...

Din, mezhep, etnik yapı devletlerin yönetiminde etkin olursa veya din devletin kontrolünde ise o devlette bir değil onca paralel yapı kaçınılmaz olur!

Türkiye’de yarım yüzyılı aşkın süredir devam eden iç siyasi çekişmede ana unsurun, din ile devleti geçirmek, din ile devlette yer edinme olduğu net bir şekilde ortada. Türkiye de maalesef minare eksenli siyaset yapılıyor! Solundan sağına, Anıtkabir’i rehber edinenler de dahil tüm siyasiler bu kulvarda! Örgütlü minareciler, tartışmasız her zaman kazanıyor.

***

TC anayasasında, laiklik maddesi var. Laiklik, din ve devlet işlerinin ayrı ayrı yürütülmesi. Yani devletin laik, vatandaşın din hürriyeti olması..

Anayasanın 24. Maddesinde ise; ‘Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir, diyor. Ve ayrıca, ibadet, dini ayın ve törenler serbesttir.  Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz, dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

Din ve ahlak eğitim ve öğretimi devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlak öğretimi ilk ve ortaöğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki dini eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanuni temsilcisinin talebine bağlıdır.’ deniliyor.

***

24. maddede din eğitimi devletin denetim ve gözetiminde yapılır, deniyor. Doğru olan de budur.

Diğer yandan da yine bir anayasal kuruluş olan Diyanet İşleri Başkanlığı var. Geçenlerde l milyon liralık makam aracı alınan başkanlık!

Böyle bir kurumun olması da mantıklı ve doğru!

Peki, uygulama nasıl?

İşte sorun da burada başlıyor.

Devlet yönetimini ele geçirenler, 24 madde ve diğer benzer maddelere dayanarak din eksenli eğitimi körüklüyor. Ülkenin 100 din okuluna ihtiyacı varsa bin okul açılıyor. Bu okullardan mezun olanlar, bir ideolojinin askeri olarak çalışıyor. Siyasiler de bu kesimi destekliyor.

Anayasal kuruluş olan Diyanet İşleri de, devleti yönetenlerin kontrolünde olduğu için istenilen şekilde yönlendiriliyor. Bu kuruluşta da ideolojik bir kadrolaşma oluyor. Devlet memuru olan din adamlarının sayısı yüzbinleri buluyor. Ve ayrıca, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrosunda din görevlisi olarak göreve başlayanlar daha sonraki yıllarda yatay geçişle devletin diğer birimlerine geçiyor.

Devlette, din eksenli bir kadrolaşma oluyor.

***

Bugünkü iktidarın nüvesiniz ve kadrosunu da ağırlıklı olarak bu kesim oluşturuyor.

Devlette bu kesim dışında diğer dini grupların, tarikat ve cemaatlerin de etkinliği ve kadrolaşması var.

İşte, bir yıldır dillendirilen paralel yapı, cemaat diğer dini gruplar içerisinde en kalabalık grup. Ki, bu grubun üniversite mezunu binlerce taraftarı ve kadrosu var.

Düne kadar, AKP hükümetinin ortağı olan ve yazılan çizilenlere bakılırsa onca işi yapan bu grupla ağırlıklı olarak Milli görüş eksenli ve de türevlerinin oluşturduğu bugünkü hükümet arasındaki kavga bir yok etme savaşına dönüştü!

***

Önceki gün, üç- beş yıl önce yapıldığı iddia edilen bir olay gerekçe gösterilerek, bir medya grubuna ve bu gruba yakın olduğu söylenen kişiler gözaltına alındı.

Biz olaya, basın özgürlüğü açsından baktığımız için, yapılan işe tepki gösteriyoruz.

Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanlar, bu gruba yönelik inanılmaz söylem ve suçlamalarda bulunuyor.
Bu insanlarla dile kolay 11 yıl birlikte çalışacaksın, 11. Yılda bu insanların hain, haşhaşi oldukları fark edeceksin!

Cumhurbaşkanı, ‘Bu bir milli meseledir’ diyor.. Ve sonra ekliyor; ‘Daha önce de söyledim. Paralel yapı tek başına bütün bu kurguyu kuracak idare edecek zekaya, birikime, beceriye, sahip değildir. Bunları maşa olarak kullanan bir üst akıl var demiştim, hatırlayın. İşte yaygara koparıyor. Üst aklın uzantıları var. Bir yıl boyunca biz yetkimiz dahilinde bunların inlerine girdik. TÜBİTAK bunların inlerinden biri haline getirilmişti, oraya girdik. Emniyet gibi, TİB, KOSGEB, kurumlardaki kurguların bozduk. Eski Türkiye’de değiliz artık. Masumların ceza alıp suçluların dolaştığı bir Türkiye yok. Masum ile suçlunun hassasiyetle birbirinden ayrılacağı, hukukun en temiz şekilde işleyeceği bir Türkiye var. Hiç kimse timsah gözyaşı dökmesin. Feryadı figan ortalığa dökülüp, zavallılığını dünyaya sergilemesin.’ Diyor.

***

Türkiye’de  ‘din’ ekseni üzerinde siyaset yapıldığı ve ‘din’in  özgürleşmediği, ‘Diyanet işleri’nin özerkleşmediği, İmam- hatip okullarının sayısını 100’ü düşürmediğiniz sürece bu çekişmelerin önü arkası kesilmez. Bir paralel yapı gider bir diğeri onun yerini doldurur. Bugün olduğu gibi!

 

  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tarihi doğru okumak ve Trabzon’un Hatunları!03 Eylül 2015 Perşembe 09:00
  • YERİN KULAĞI
    • Trabzonspor Akyazı’ya taşınmalı!
    • Kemeraltı’nda çöpe gidecek para!
    • AKP’li vekillerin dal-çık bayramı!
    • Balta'nın pantolonu yırtıldı mı?
    • Usta’nın en iyi transferi Yanal’ı göndermektir!
    • Utku ve Hasan Bozoğlu!
    • Soylu’ya BJK forması!
    • Altuntaş’ın torpili!
    • ASKF’de kutlama!
    • Konsey toplantısı!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.