• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • Trabzon 29 °C

Parti kapatmak ve oyunun kuralları!

Parti kapatmak ve oyunun kuralları!

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının AKP’nin kapatılması için açtığı dava, bir sürecin sonucu.

22 Temmuz seçimlerini değerlendirirken, ‘Bu sonuç karşı devrimdir, 1969’da Necmettin Erbakan’ın başlattığı milli görüş harekatın sandıktaki yansımasıdır.’ demiştik.

Erbakan’ın talebeleri; ana zihniyetlerini değiştirmeden, halkayı genişleterek, farklı bir söylemle halkın huzuruna çıktı ve 16 milyon 500 bin kişinin oyunu alarak sandıktan çıktı.

Toplumun hemen her kesiminden oy aldı.

Mecliste neredeyse üçte iki çoğunluğu elde etti.

Tek başına hükümet kurmaktan öte, devletin bir iki istisna dışında tüm kurumlarını ve kuruluşlarını kontrol altına aldı.

Devlet kadrolarının ana birimlerine partiye yakın isimler getirildi.

Kadrolaşma üst düzeye ulaştı.

TBMM de çoğunluğu elinde bulunduran bir parti, istediği değişikliği yapabilir mi?

Anayasanın temel ilkelerini hiçe sayabilir mi?

Mevcut Anayasayı değiştiremeyeceğine göre bu sorulara evet cevabı verme şansımız yok.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının hazırladığı iddianamede, anayasanın değişik maddelerinin ihlali gündeme getiriliyor ve belgeler sunuluyor.

İdeolojiler ve düşünceler, parti kapatma ile engellenebilir mi? Veya yok edilebilir mi?

Bu mümkün değil.

Demokrasilerde parti kapatma var mı? Yok mu?

İspanya’da, İtalya'da, Avusturya’da, dünyanın birçok ülkesinde parti kapama, parti mensuplarına siyasi yasak ve daha değişik ceza verme olayı var.

Yani, Demokrasilerde partiler kapanmaz, kapatılamaz diye bir kesin kural yok.

Parti kapama doğru mu?

Bize göre doğru değil.

Mevcut sistem; Anayasa’ya muhalif, düzene alternatif ve karşı düşüncede insanlar yetiştirecek.

Sayıları her geçen gün artacak, partileşme, örgütlenme olacak, sistem partilerinden umudunu kesen halk bu kesime yönelecek.

Seçimlerde de yüzde 50’ye varan bir oy alınacak, iktidar olunacak, sonra Anayasayı ihlalden ötürü kapatma davası açılacak.

Bu tablo içersinde, parti kapatma sonuç getirir mi?

Anayasayı ihlalle suçlananların önü kesilir mi?

Kesinlikle hayır. Daha da güçlenirler. Geçmişte olduğu gibi!

İktidar, meclisteki çoğunluğundan aldığı güçle ‘bana hiçbir kurum, kuruluş vs. dokunamaz, istediğimi yaparım’ anlayışıyla hareket ederse ve bunu icraya dökerse, sistemin ana öğelerinde rahatsızlık ve huzursuzluk yaratır.

Bu da; kimi zaman darbeyi, kimi zaman uyarıyı, kimi zaman da kapatmayı ve cezalandırmayı getirir.

Türkiye bunları yaşadı.

Bu iktidarı işbaşına kim veya kimler getirdi?

Amerika, Avrupa Birliği, sermayenin desteği olmuş olabilir.

Ama sonuçta, bu ülke insanı AKP’yi işbaşına getirdi.

Halkın oyu ile işbaşına gelenler yine halkın oyu ile indirilmelidir.

AKP iktidarı bugün gelinen ortamda erimeye başlamıştı.

Bu iktidara oy verenlerin önemli bir bölümü; AKP’nin ulusal çıkarlarımıza zarar verdiğini, milli kaynaklarımızı yabancılara sattığını, ekonominin her geçen gün kötüye gittiğini görmeye ve hissetmeye başladılar. Ülkede bir yıl sonra yerel seçimler yapılacak.

Bu ortamda, iktidar partisine Anayasayı ihlalden ötürü kapama davası açılması ne derece doğru!

Bunu zaman gösterecek.

Ancak; demokrasiler genelde yazılı bir metnin, yani anayasaların uygulanışıdır!

Sözlü demokrasi olmaz!

O zaman yürürlükte olan bu yazılı metni, kurallar manzumesini uygulayacaksın, oyunu kurallarına göre oynayacaksın.

Demokrasilerde hakem, halktır, sandıktır.

Bu doğru!

Ancak, halk siyasi partileri, sistemi, düzeni değiştirmek, anayasayı ihlal etmek için iş başına getirmiyor.

Zaten, partilerin tüzüğünde, programında anayasayı değiştirme diye bir ifade de yok.

Öyle bir şey olsa seçimlere giremezler!

Yani oyunun kuralları belli!

Kurallara göre hazırlık yapacaksın, maça başlayacaksın, ilerleyen dakikalarda bu kurallarla bu oynanmıyor diyeceksin veya kuralları hiçe sayacaksın.

Buna müsaade etmezler.

 

Zirai Karantina’nın kılıcı!

 

Olayı, Şeref Bektaşoğlu ve Liman İşletme müdürü Muzaffer Ermiş’ten dinledik.

Şeref’in anlattıklarını dinledikten sonra, Zirai Karantina Müdürlüğü neden böyle bir uygulama yapıyor, diye kendi kendime sormaya başladım.

Şeref diyor ki; Ukrayna ve Rusya’dan Avrupa Ülkelerine gönderilmek üzere gemilerle Trabzon Liman sahasına Buğday, Nohut getiriyoruz. Liman işletmesinden kiraladığımız hangar ve depolarda bu Nohut’u, Buğday’ı paketletiyoruz. Sonra tekrar limanda gemilere yüklüyoruz veya TIR’larla Almanya’ya, İtalya’ya, Fransa’ya gönderiyoruz. Trabzon liman sahasında yaptığımız iş paketleme.  150 ila 200 kişiye ekmek veriyoruz. Ukrayna’dan Rusya’dan aldığımız malı, millileştirmiyoruz. Transit mal. Gemilerden dökme olarak, depolara alıyoruz. Bu işi uzun bir süredir yapıyoruz. Nohut’u, depoya aldıktan sonra tahlil için numune alınıyor. Ankara’ya gönderiliyor. Sonucu geliyor. Tahlil sonuçları olumsuz geldiğinde tekrar gemi ile geri gönderiliyor. Trabzon Zirai Karantina Müdürlüğü, yeni bir uygulama ile bu işlemi durdurdu. Mevzuat açık ve net! Biz, transit malı millileştirmiyoruz.

Alıyoruz, paketliyoruz, Avrupa’ya gönderiyoruz. Zirai Karantina Müdürlüğü ilgilileri, transit malın liman sahasına, gümrüğe girmeden numunesinin alınacağını söylüyor ve işlem yapmıyorlar. Halbuki bugüne kadar yapıyorlardı. Gemi, açıkta bekleyecek. Zirai Karantina görevlisi gemi deposundan numune alacak, Ankara’ya gönderilecek. Bürokratik işlemler birkaç gün devam edecek. Sonra, tahlil raporu gelecek, gemi limana girecek, boşaltacağız. Mal; karaya, depoya indirildiğinde tehlike saçacakmış. Olacak iş değil’

Şeref’e, Zirai Karantina Müdürlüğü ekipleri bu uygulamayı keyfi mi yapıyorlar, diye soruyoruz.

‘Yasa ve mevzuatlar açık, ortada. Ukrayna’dan, Rusya’dan alınan ürünlerin sağlık sertifikası var. Ukrayna’dan çıkışta, sağlam olduğuna dair raporu var. Zaten, Avrupalı sakat malı neden alsın ki. Biz malı Trabzon’a paketlemek için indiriyoruz. Sonra tekrar gönderiyoruz. Trabzon’dan Avrupa’ya fındık gönderiliyor. Burada TIR’lara yükleniyor, alıcının adresine teslim ediliyor. Orada kontrolü ve tahlili yapılıyor. Uygun değilse, geri gönderiliyor. Biz dede aynı uygulama var. Bizim Fransa’ya, Almanya’ya gönderdiğimiz Nohut’un paketinin üzerinde menşei ve paketleme yeri yazılı. Biz, kontrol yapılmasın demiyoruz. Bizim isteğimiz malımızın gemi ambarlarında bekletilmemesi. Zirai Karantina Müdürlüğü, Gümrüğe resmi yazı yazıyor ve malı gümrük sahasına almayın, diyor’

Şeref’e, ‘Rusya’ya Trabzon’dan sebze ve meyve ihraç ediliyor. Orada ihraç ürünü limana, gümrük sahasına indirilmeden mi numune alınıyor’ diyoruz.

‘Olur mu öyle şey. Bizim gönderdiğimiz ürünlerin de sağlık sertifikası var. Nasıl Ukrayna’dan transit olarak aldığımız nohuta menşeinden sağlık sertifikası alıyoruz. Domates, bostan vs. de Antalya, Mersin’de sertifika veriliyor. Mal Trabzon’dan gemiye yükleniyor. Soçi’de ve diğer limanlarda mal gümrüğe indiriliyor. Depolara alınıyor. Kontrol ediliyor ve Rus piyasasına veriliyor’

-Trabzon’da tahlil için laboratuar olsa, işiniz kolaylaşır’

‘Biz limanda paketlettiğimiz malı millileştirmiyoruz. Transit bir mal, burada paketleme yaptırıyoruz. Bu tür engellerle karşılaşırsak, bu işi Batum’da yapabiliriz. Trabzon da laboratuar olsa işimiz kolaylaşır,  işlem bir günde biter. Sorun da yaşanmaz’

Şeref Bektaşoğlu’ndan sonra Liman İşletme Müdürü Muzaffer Ermiş ile konuştuk. Muzaffer Ermiş, Zirai Karantina Müdürü ile görüşüp olayı çözeceğini söyledi. Olay, görüşme ile çözümleneceğine göre birileri yanlış yapıyor.

Eğer olayda, bir bityeniği yoksa ki, Şeref Bektaşoğlu kesinlikle olmadığını söylüyor. O zaman, Zirai Karantina Müdürlüğü kraldan fazla kralcı kesiliyor! Ve yanlış yapıyor.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.