• BIST 100.237
  • Altın 280,080
  • Dolar 5,7344
  • Euro 6,3129
  • Trabzon 18 °C

Partiye değil Of’a başkan!

Partiye değil  Of’a başkan!
CHP’nin Of Belediye Başkan Adayı Hilmi Saral’dan Oflulara çarpıcı ve özel mesajlar…

  Trabzon Of Belediye Başkan Adayı CHP’li Hilmi Saral: “Of iktidar partisine yüzde 60-70 oranında oy veriyor ama karşılığını alamıyor. Of’un her hangi bir ilçeden farkı yok. Geçmişte Oflu siyasetçiler Oflular arasında ayrım yapmazdı. Şimdiki siyasetçiler bırakın Oflulara iş görmeyi kendi partilileri arasında bile ayrım yapıyor.” 

“Biz Of’u yeniden bir aile anlayışı içerisinde, herkesin sorununu kendi sorunu kabul eden bir anlayış içerisinde yeniden inşa etmeyi düşünüyoruz. Benim aday oluş mantığımın ana gerekçelerinden bir tanesi de budur. Bizim için her Oflu değerlidir. Ben şunu diyorum, vatandaşımız partiye değil Of’a başkan seçecek. O başkan da benim.” 

Siyasi kariyerinizden kısaca bahseder misiniz?

hilmi-saral-(5).jpgSiyasi kariyer dediğiniz zaman, insanlar sizi bir makam ve mevkide görmek ister. Şöyle ki; bir dönem genel müdürlük yapmış, bir dönem bakanlık yapmış, bir dönem milletvekilliği yapmış gibi… Bunların hiç biri bende yok. Ben çocukluğumdan beri siyasetle uğraşıyorum. Gençlik örgütlerinde, Halkevlerinde, sonrasında meslek hayatımda TÖBDER’de, Atatürkçü Düşünce Derneği’nde. Emekli olduktan sonra resmen CHP’de, Trabzon’dan milletvekili adayı ve İl Başkan adayı oldum. Ankara’da benzer deneyimlerim oldu. Kısaca hayatım boyunca hep siyasetin içerisinde bulundum. Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgilenen insanlar yüzümü tanımasalar da ismimi bilirler. 
Of belediye başkan adayı olmak nasıl gelişti? 

hilmi-saral-(3).jpgO işin bütün günahı CHP Of İlçe Başkanı sayın Fahri Kaptanoğlu’nda, ben bu konuda tamamen masumum. Yaylada ev yaptırıyorum, geçtiğimiz yaz bir gün inşaat için bir takım ihtiyaçları temin etmek için Of merkeze indim. O gün partide de toplantı vardı, gittim. Parti Meclisi Üyesi Haluk Pekşen de oradaydı. Toplantının bir yerinde arkadaşlar, ‘belediye başkan adayı arıyorsunuz, işte Hilmi abi burada’ şeklinde beni gösterdiler. Ben de orada duydum, hiçbir hazırlığım ve böyle bir beklentim de yoktu. Toplantı sonrası ilçe başkanımızla konuştum, o da zaten beni düşündüklerini ve daha uygun bir zamanda belediye başkan adaylığını teklif edeceklerini söyledi. Ancak böyle bir gelişme ile öğrendim. Bu arada başka bir arkadaşımız da belediye başkanlığı için müracaatta bulunmuştu. Ben de ‘eğer örgüt böyle bir görev verirse bundan kaçmayacağımı, görev adamı olduğumu’ söyledim. Benim adım ortaya çıkınca, müracaat eden arkadaşımız da, beni onore edici, güzel sözler söyleyerek adaylıktan çekildi. BU davranış da beni ayrıca mutlu etti. Habip Meriç arkadaşımıza buradan teşekkür ediyorum. 
Of Trabzon’un en zor ve büyük ilçelerinden, siz nasıl bir çalışma yürüteceksiniz?
Kolay işi herkes yapar, kolay işe talip olmanın hiçbir kıymeti yok. Evet, Of zor bir coğrafya… Şu anda Oflu 3 bakan ve iktidar partisinden bir belediye başkanı var. Bir başka zor taraf ise mevcut başkan ile aynı ailenin çocuklarıyız, yine MHP’den bir aday arkadaşımız da bizim aileden. Yani bu bir aile içi yarış gibi görünse de hiç öyle değil. Ben onların ağabeysiyim, onlar benim kardeşlerim. O minval üzere bir kampanya yürüteceğiz. Of’un farklı özellikleri var; Of, Türkiye’nin her yerinde kime sorarsanız sorun aklınıza gelen 5 ilçe adı sayın dediğinizde insanların yüzde 70’i bu 5’in içerisine mutlaka Of’u katar. Of tanınmış. Bilinen bir yerdir. Ama son zamanlarda maalesef Of’umuz kan kaybetmiştir. Eski popülaritesini, dominantlığını kaybetmiş durumda. 
HER OFLU DEĞERLİDİR
Şu anda Of iktidar partisine yüzde 60-70 oranında oy veriyor ama bunun karşılığında alabildiği hiçbir şey yok. Yani Of’un her hangi bir ilçeden farkı yok. Geçmişte Oflu siyasetçiler Oflular arasında ayrım yapmazdı. Mehmet Ali Yılmaz’dan, Eyüp Aşık’tan, Mehmet Çakıroğlu’ndan hangisini tutarsanız tutun herkese iş gören bir yapıları vardı. Şimdiki siyasetçiler bırakın Oflulara iş görmeyi kendi partilileri arasında bile ayrım yapıyorlar. Onlara ulaşmak bir dert, ulaştığınızda derdinizi anlatmak bir dert, derdinizi anlattınız çare bulmak bir başka dert. Böyle bir yapı var. Biz Of’u yeniden bir aile anlayışı içerisinde, herkesin sorununu kendi sorunu kabul eden bir anlayış içerisinde yeniden inşa etmeyi düşünüyoruz. Benim aday oluş mantığımın ana gerekçelerinden bir tanesi de budur. Her Oflu değerlidir. 
Ankara’da olmanız, Of’ta çok bulunmamanız dezavantaj mı?
Bu hiç sorun değildir. Çünkü benim Of’ta çaylığım var, evim var, yurdum var, yaylasında yeni yaptığım bir evim var. Benim Of ile ilişkimi kesik diye görmek mümkün değil. Ben yılda bir kaç kere Of’a gelirim. Şu anda Ankara’daki Oflular Derneği’nin başkanı halen benim. Ben hep Of ile beraberim, Of ile var olmuş bir insanım. Ben Of’a yabancı değilim. Belki şudur; Of’un sokaklarını Of’ta yaşayanlar benden daha çok arşınlamıştır ama sokakları benden daha çok bilmezler. 
Yerel seçimlerde aday mı, parti mi? Size göre ölçü nedir?
Yukarıdaki sözlerimde partili olmaktan ziyade Oflu olmaya vurgu yapmaya çalıştım. Belediye devlettir, devlet de millete hizmet eder. Belediye başkanı da Of’a, Oflulara hizmet edecek. Burada partinin bir önemi yoktur. Hizmete ihtiyacı olana hizmet etmek durumundasınız. O nedenle ben şunu diyorum, “Partiye değil Of’a başkan.” Halkımız partiye başkan seçmeyecek, Of’a başkan seçecek. O da benim. 
Size karşı vatandaşın ilgisi ne yönde?
Söylediğim gibi Of ile irtibatı kesilmiş bir insan olmadığım için, ‘Bu da nereden geldi’ diyen kimseye rastlamadım. Onun da ötesinde, İlçe başkanımız ve teşkilatımızın, ‘ilk defa Of’u kazanmak üzerine bir adayımız oldu’ sözü benim için mutluluk kaynağı. Kazanmak için aday oldum. Hemen her partiye mensup hemşerilerimizden, “Gönül huzuru içerisinde oy verebileceğimiz bir adayımız daha oldu. CHP yöneticilerini bunun için kutluyoruz” diyen insanlar var. 
Sizce Of’ta değişim gerekli mi? 
Bakınız Of, son 20 yıldır iktidar partisinin denetiminde ve son 20 yıldır Oflu olup dışarıda yaşayan insanlar, Of’a gelip döndüklerinde hiç de mutlu ayrılmıyorlar. Vatandaş arabasını park edecek yer bulamıyor, oldu da bir park yeri buldu, oradan kavga etmeden arabasını çıkarması mümkün olmuyor. Çünkü ya birinin önünü ya da arkasını kesmiş. Böyle bir trafik keşmekeşi var. Of’ta özellikle yaz aylarında alabildiğine bir nüfus yoğunluğu var. Yaz mevsiminde çay toplamak için gelen işçiler de var. Hem dışarıdan gelen Oflular hem de bu işçiler için banyo yapabilecekleri bir yer yok. Oysa temizlik imandandır diye biliyoruz. 
HERKES KABUĞUNA ÇEKİLDİ
Of’ta bir üniversite var ama ilçe merkeziyle ilişkisi yok. Herkes kendi kabuğunda yaşamayı tercih ediyor. Of’ta gençler ya kahve ya kuran kursu tercihiyle baş başa bırakılmış. Bunların ikisine de ihtiyaç duyanlar olabilir ve bu ihtiyaç karşılanmalıdır da ama bunların ikisinin dışında seçenekler de gençlerimize sunulmalı. Sanatla uğraşmak isteyen gençlerimize yardımcı olmak gerekiyor. Trabzon Salnamelerinde yer alan bir bilgiye göre; Çaykara boğazında bir usta şimşir ağacından saat yapmış ve bu saat zamanı doğru gösteriyormuş. Yani o dönemlerde ağaç işlemeciliği o kadar ilerlemiş ki adam şimşir ağacından saat yapıyor. Ben şimdi yaylada ev yaptırıyorum ama bir marangoz bulana kadar göbeğim çatladı. 
ZEKİ, ÇALIŞKAN, YETENEKLİ
Belli meslekleri geliştirmek, gençlere ufuk açmak lazım,  gençlerimizi o kısır döngünün dışına çekmek lazım. Bütün bunlara da belediyenin öncülük etmesi lazım… Of insanı zeki, çalışkan ve yeteneklidir.
Mehmet Akif Ersoy’un Safahat’ında geçen ‘Mandan hoca’ Ofludur. Ta o tarihte Mehmet Akif’in şiirine konu olabilecek değerde Of’un yetiştirdiği bir din adamı var; Güveloğlu Hacı Dursun Efendi, Aşık Kutlu var. Bu büyük adamlar sayesinde Oflu hocaların namı aldı yürüdü. Onlardan öğrenenler dışarıda hocalık yapmaya başladı. Bugün Of’ta çok hoca var ama tarihte kalmış hocalarımız gibi el üstünde tutulan, saygı gören ve etrafına ışık saçan hoca yok. Türkiye’nin en önemli yazarlarından Sabahattin Ali Ofludur, Türk Sanat Müziğinin en önemli bestekar ve güftekarlarından Saadettin Kaynak Ofludur, üstelik de imamdır. Dünyaca ünlü ressam Ziya Ramoğlu Ofludur. 
GENÇLERE SEÇENEK SUNULMALI
Oflu gençlere imkan sunulursa, onları kahvehane ve kötü alışkanlıklar seçeneği dışında başka seçeneklerle muhatap edersek ve belediye bunlara öncülük ederse kendilerine yeni ilgi alanları bulacak, yeteneklerini geliştirecek ve Of yeniden bunlarla ön plana çıkacaktır. Belediye Ziya Ramoğlu adına bir kültür merkezi yaptırdı teşekkür ediyoruz ama deniz kenarında bir bina olarak kaldı. Belediye Kültür Müdürlüğü’nün o binayı işlevsel hale getirmesi gerekiyor. Gençlere bu örnekleri göstererek onları motive edecek çalışmalar yapmak lazım. Bugün Of’taki belediye yönetiminde böyle bir çalışma yok. Bakanlığa bağlı bir gençlik merkezi var ama kaç genç o binadan yararlanıyor bilemiyoruz. O bina kendi masrafını çıkaracak kadar hizmet verdiğine de inanmıyorum. 
ÇAY ÜRETİCİSİ HUZURSUZ
Of’un ana geçim kaynağı çay üretimidir. Ne var ki üretici her yıl huzursuzluk yaşamaktadır. Çay-Kur satıldı satılacak sarkacı içerisinde, kontenjan uygulamaları ile perişan edilmektedir. Bu yıl devlet, fiyatı 2.35 kuruş olarak açıkladı ama üretici ürününü 160 kuruşa satmak zorunda kaldı. Özel sektör peşin alımlarda üreticinin fiyatını 75 kuruş kırdı. Gerçek fiyatı ise en az bir yıl sonraki ödemelerde verdi. Paraya ihtiyacı olan üretici ürününü ucuza satmak zorunda kaldı. 
ÖNCE SORUNU KABUL EDELİM
Bizimle birlikte tüm bu söylediklerimiz değişecek. Of’ta bir terminal yok, daha doğrusu var da yok! Bir terminal var, Karayollarının arazisi üzerine yapılmış bu yüzden tapusu yok. Karayolları mahkemeye giderek orayı boşaltma karar aldı, şu anda terminal esnafının hiç birisi yeni sözleşme yapamıyor. Belediye mal sahibi olmadığı için kontrat yapamıyor. Dolayısıyla terminal esnafının bütün işleri korsan, yasadışı durumuna düştü. O terminal de getirilmiş çarşının dışında bir bölgeye sıkıştırılmış, otobüse binmek isteyen de otobüsten inen de şehir merkezine gelmek için mecburen taksi tutmak zorunda kalıyor. Bu vatandaş için eziyete dönüşüyor, dolayısıyla belediye buna bir çözüm bulmak zorundadır. Bu sorunların bugüne kadar halledilememesi bence vizyonsuzluktur. Önce bir sorunun sorun olduğunu kabul etmek lazım. Bu söylediklerim birçokları için sorun olarak görülmüyor. Sorunu kabul ederseniz çözümünü ararsınız. 
OF’UN ‘GÜLEÇ’ YÜZÜYÜM
İnsanlar ulaşabildikleri insanı seviyor ve onu seçiyorlar, ben o insanım. Geçmişte bakanlıkta çalıştım, Mehmet Ali Yılmaz bakanken onun danışmanlığını yaptım. Halen daha insanlar beni o yetki ve etkide zannedip sorunlarını bana iletirler. Eskiye göre arayan insan sayısı azaldı ama halen arayanların sorunlarına çözüm buluyorum çünkü işleyişi biliyorum, sorunun nasıl çözüleceğini biliyorum. Bu anlamda Ak Partililerle de aram iyidir. Ben Of’un ‘güleç’ yüzüyüm, ‘gülen’ yüzü değil. Bunların işi belli olmaz beni de FETÖ ile ilişkilendirirler, o nedenle ‘gülen’ değil ‘güleç’ diyoruz. Oflular hak ettikleri gibi yönetilmeye layık insanlardır. Seçtikleri adamın yanına gitmek için yeni bir adam aramalarına gerek yok. Her Oflu kapımı çok rahat çalabilir. 

 

Röportaj: Fatma YAVUZ


 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Vatandaşın önceliği bizim de önceliğimiz21 Ocak 2019 Pazartesi 10:26
  • Bölge turizminin ‘Kutup Yıldızı’08 Ocak 2019 Salı 10:44
  • JUDONUN SULTAN’I31 Aralık 2018 Pazartesi 10:53
  • ‘İŞİMİZ TRABZONSPOR’A OYUNCU YETİŞTİRMEKTİR’28 Aralık 2018 Cuma 09:24
  • Partiye değil Of’a başkan!20 Aralık 2018 Perşembe 08:39
  • AĞABEY USTA’YA!18 Ekim 2018 Perşembe 09:26
  • "TRABZON’DA DEĞİŞİM KESİNLİKLE OLACAK"06 Ekim 2018 Cumartesi 11:18
  • EN KIYMETLİ TARAFI BİLGİSİ17 Ağustos 2018 Cuma 12:16
  • ÇİFTÇİYİ EZDİRMEYİZ06 Ağustos 2018 Pazartesi 13:01
  • Fındıkta fiyat değil kalite konuşulmalı03 Ağustos 2018 Cuma 13:49
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.