• BIST 100.021
  • Altın 280,432
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

Patates soğan fiyatı meselesi

Prof. Dr. Yahya Sezai TEZEL

  Türkiye'de kaynak tahsis süreçlerini anayasamıza, yasalarımıza, hükümet programlarına göre düzenleyen kurumsal yapı nedir? Uluslararası mal ve hizmet ve finansal varlık ticaretine açık bir piyasa ekonomisi. Buna göre sağlık ya da askeri güvenlik nedeniyle ticareti yasaklananlar dışında bütün mal ve hizmetler ithal ve ihraç edilebilir. Patates, soğan dahil.
Türkiye "uluslararası iktisat disiplini"ne göre bir küçük açık ekonomidir. Buradaki "küçük"lük kategorisi ülke ekonomisinin dünya piyasasındaki fiyatları etkileme gücünü işaret eder. Bir ülke arzı ya da talebi ile bir malın piyasasında dünya fiyatını etkileyecek bir paya sahip değilse, o malda "küçük ekonomi" durumundadır. O malın o ülke içindeki fiyatı üç aşağı beş yukarı (dünya fiyatı X döviz kuru) + taşıma ve sigorta gibi işlem maliyetleri+gümrük dahil vergiler+-sübvansiyonlar) hesabının ortaya çıkardığı fiyat seviyesinin ne çok üstünde ne çok altında olamaz. Altında ise o malı o ülkede üretenler içeride değil dünya piyasalarında satmayı tercih ederler. Üstünde ise birileri o malı dışarıdan ithal edip iç piyasada satmaya yönelirler. Türkiye Avrupa Birliği Gümrük Birliği yaptığı için ithal edilen bir malın üstüne AB kaynaklı ise hiç gümrük vergisi koyamaz, başka ülke kaynaklı ise ortalaması çok düşük olan AB Ortak Gümrük Tarifesine göre vergi koyabilir.
***
Komşumuz Yunanistan'da Atina'da bazı temel gıda fiyatları gösterilmiş. Listede bir kişinin bir gün 2400 kalori almasının uygun olduğu var sayılmakta, Avrupa tipi bir mutfak kültürü ile bir günde tüketilecek gıda miktarlarını ve bunlar için harcanacak parayı hesaplamaktadır. Tüketicinin Atina'da 1 kg patates için ödediği fiyat, şu anki (30 Ocak 2019, 11:30) Euro kuruna göre 5.15 TL’dir. Aynı tüketici 1 kg soğan için 4.25 TL.
Türkiye'de gıda malları fiyatlarından şikayetin işaret ettiği gerçek iktisadi mesele malların fiyatları değil insanların reel gelirlerinin düşük olması, haysiyetli bir insan hayatı yaşamalarına yetmemesidir. Mesela 3000 TL emekli maaşı alan bir insanın altığı TL birimi ile paranın satın alma gücünün dünya fiyatlarına göre seviyesinin düşük olduğunu anlaması zor olabilir. Ama siyasetçi ve/veya entelektüel, insanlarımızı sahte sanal söylemlerle avutmamalı, ona gerçeği göstermelidir.
***

AKP yönetici kliğinin (şimdi Erdoğan siyasetten tasfiye etmiş olsa da sevgili öğrencim Mehmet Şimşek dahil), ülke riskini uzun bir süre maharetle maskeleyerek dünya finans piyasalarından bankalarımızın, firmalarımızın ve devletin kısa vadeli borç alması, bunun hesapsız kitapsız inşa edilmiş dev kamu bayındırlık projelerini ve inşaat sektörünü finanse etmesi, bir süre için Türkiye iktisaden çağ atlıyor masalının gerçek sanılmasını sağlamıştır. Ama "Ponzi" ya da "saadet zinciri" duvara toslamıştır. Türkiye'nin ülke riskini dünya finans çevreleri görmüştür. Döviz kurunun artması, ticaret konusu olmayan mal ve hizmetlerdeki faktör gelirlerinin satın alma gücünü düşürmüştür. Ticaret konusu olmayan en büyük sektör devlet sektörüdür. Devlet sektöründe yaratılan katma değer ise devlete çalışanların ve emeklilerin ücret gelirleri (maaşlar) ve onlara yapılan transfer ödemelerini kapsar. Bu insanların gelirlerinin veya aldıkları transferlerin satın alma gücü düşmüştür.
Muhalefet siyasetçilerinin (olsalardı eğer) seçmene bunları anlatması gerekiyor.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.