• BIST 99.785
  • Altın 276,271
  • Dolar 5,7492
  • Euro 6,3925
  • Trabzon 18 °C

Pazar Poşeti Bile Teslim Edilmezmiş!

Yer KULAK

  AKP Trabzon milletvekili Bahar Ayvazoğlu, İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı ve başkan adayı Ekrem İmamoğlu’nu eleştirmiş ve ‘İmamoğlu’na değil İstanbul, pazar poşeti bile teslim edilmez’ demiş.
  Bahar hanım, bildiğimiz kadarıyla Ekrem İmamoğlu gibi Akçaabatlıdır. AKP Trabzon teşkilatında bir süre sekreter ve daha sonra kadın kolları başkanı olarak görev almıştı. Kocası Turizm il müdürü Ali Ayvazoğlu ile birkaç kez sohbetimiz oldu ancak kendisi ile bugüne kadar konuşmuşluğumuz yok.
  Geçenlerde AKP eski il yöneticilerinden Akçaabat kökenli biri, Bahar hanımın çok şanslı bir kadın olduğunu söyledikten sonra, ‘Bahar hanım, uzun yıllar partide çalıştı. Sekreterlik sonra kadın kolları başkanlığı yaptı ve milletvekili oldu. Bahar hanım partiden mi maaş aldı yoksa Trabel’den mi?’ diye sordu.
 pazar-poseti.jpg Bahar Hanımın, Trabel’den yani belediyeden maaş alıp almadığını bilmiyoruz. Bilgi sahibi olmadığımız bir konuda yorum yapmak istemiyoruz. Ancak, AKP eski il yöneticisinin, ‘Bahar hanım partiden mi maaş aldı yoksa Trabel’den mi’ söylemi kafamızı karıştırdı. 
  Bahar hanım, AKP’de görev yaptığı yıllarda nereden maaş aldığı konusunda herhalde bir açıklama yapar. Ve dedikoducuların da ağzının payını verir!
Gelelim, Bahar hanımın Ekrem İmamoğlu ile ilgili söylemine… Aslında vekilin bu söyleminin bize göre sıfır değeri var. Çünkü poşet teslim edilmez diyebilen kişinin, İmamoğlu’nun hayat hikayesini, ailesinin kim olduğunu bilmesi gerekir.
Bahar hanım Ekrem İmamoğlu’na neden niçin pazarda poşet teslim edilemeyeceğini afaki söylemlerle değil belge ile bilgi ile açıklamalı. 
  Mesela; Ekrem Beyin babası Hasan İmamoğlu’nun MHP Akçaabat teşkilatında ve daha sonra ANAP Trabzon merkez ilçe başkanı olması nedeniyle mi, yoksa amcası ülkücü merhum Ali İmamoğlu’nun 12 Eylül öncesi iki ayı aşkın süre zindanda kaldığı için mi, yoksa ANAP İstanbul il teşkilatında bulunduğu için mi? Yoksa, ticari işlerinde devleti dolandırdığı için mi? Yoksa İmamoğlu’nun CHP’ye kayıt olduktan kısa bir süre sonra Beylikdüzü Belediye Başkanlığını AKP’den alıp bir sonraki seçimde, Millet İttifakının İstanbul Belediye Başkan adayı olduğu için mi? Yoksa İmamoğlu bir cumhuriyet projesi olduğu için mi?
  Bahar Hanım, herhalde bu suallere de cevap verir. Vermezse ne mi olur, söylemi havada kalır!
  Bahar hanımın poşet teslim etmediği Ekrem İmamoğlu’na, 31 Mart’ta 16 milyon İstanbullu Büyükşehir Belediye Başkanlığını teslim etti.  Mazbatası elinden alındı. İstanbullular, 23 Haziran’da da görünen o ki, elinden alınan mazbatayı İmamoğlu’na yeniden verecek.

Ataman’ın Açık Cevabı!

  Trabzon’un yetiştirdiği değerlerden gazeteci, avukat Osman Ataman geçenlerde, özetle; " ...Ülkeye milyonlarca Suriyelinin girmesine yol açan gelişmeleri kim körükledi? Türkiye muhtaçken 60 - 70 milyar USD'yi bize kim harcattı? Suriye batağına kim itti? ..." şeklinde bir paylaşımda bulundu.
atamanin.jpgAtaman’ın yakın arkadaşı Adnan Onay ise tepki gösterdi ve şöyle dedi; 
"Bu bir nefret söylemi? Yani biz özelleştirmeyi Suriyelilere para yetiştirmek için yapmadık. Kapımıza dayanan, yaşlı, çocuk, kadın binlerce insana kapımızı açmayı insanlık bildik. Zira biz koca bir devin varisi ülkeyiz. Yardım elini uzattık ve bütçemizden mazlumlara yardımcı olduk. Demagojiye gerek yok..."
Osman Ataman, Adnan Onay’a şu açıklamayı yaptı;
“Sevgili Adnan Onay;
1. Diyorsun ki , "kapımıza dayanan "… Ama neden ve nasıl dayandıklarını hatırlıyor musun? Yıllarca Bekaa Vadisi'nde beslenen bebek katili Öcalan'ın 1998 Ekim'de Atilla Ateş Paşa sınırda ‘kükredikten’ sonra kargo paketi olarak Yunanistan, Rusya, İtalya ve Kenya’ya dolaştırılıp, beklenmedik şekilde Türkiye'ye teslim edildiğini hatırlıyorsundur. Değil mi?
O yıllarda ne Suriye, ne de Suriyeli hakkında ‘böyle insani, yüce algın’ var mıydı?
2. Beşar Esat ile 'aile dostu' olunup, Stratejik İşbirliği Konseyi kurup, ortak Bakanlar Kurulu toplantıları yaparken, birden hangi el bizi ‘ülkenin iç işlerine karışmaya itti?’ fikrin var mıdır? Mutlaka vardır.
3. Örneğin Sefarad Yahudilerini Osmanlı aldığında hem bu kişiler varlıklı, nitelikli idi hem de gerçekten bir engizisyondan kaçıyorlardı. Ve Osmanlı emperyal gelişiminde bu kitleden istifade edecekti, etti. ( Yaser Nassı örneğin )
4. Kafkaslardan gelen Müslüman halkları aldığımızda bundan daha doğru bir hareket olamazdı. Onlar Kafkas İslam Ordusu idiler ve kıyımdan kaçıyorlardı.
5. Balkanları kaybettiğimizde gelen Müslüman ve/veya soydaşlarımızı almamak düşünülebilir mi? Onlar bu toprakların asıl sahiplerindendi. Hala öyledirler.
6.Hatta Bolşevik ihtilalinden kaçan Ruslar. Halepçe katliamından kaçan Kürtler. Kucaklayıcı, tarihi ve insanı geçmiş, ruh ve inancımız gereği idi.
Ama; Suriyelilerin Türkiye'de ' faktör ' olması, toplumsal ve uzun vadeli soruna dönüşmesi insanlık değil DANGALAKLIKLA oluştu. Hala dahi bir stratejik bakış ve program düşüncesi var mı belli değil. Ve bunun toprakları işgal edilen Filistinlilerin uğradığı zulme bile benzer yani yok. Ülkesinden kaçıp, burada maaşa bağlanıp, arada tatile gittiği söylenen. Burada toplumun sosyal huzurunu bozduğu ifade edilen. Bozuk ekonomik dönemde dahi kambur olmayı sürdüren.  Bir kitleden bahsediyoruz.
Uçak yolculuğunda 'acil durum bilgilendirmesinde ' ne denilir?
Oksijen maskesini önce kendinize, sonra yardım edecek kişinize takınız.
Neden? Çünkü siz nefes alamazsanız kimseye de yardım edemezsiniz.
Anladığım siz gelirini dağıtan, sonra da ihtiyaç sahibi duruma düşen.
Çalışanlarını aç bırakıp , paraları sefahatta harcayan.
Vb kişi ve olayları doğal buluyorsunuz.
BEN BULMUYORUM.
Bugün Tunceli'den ve Güneydoğu'dan hala gelen şehit haberleri Suriye batağının yan ürünüdür.
Hem şehide üzülüp, yerel seçimde bir adayı PKK sever ilan edip, desteklediğin Bartholemeus tebrikçisi aday ile Kürdistan ve Pe Ke Ke denmesine mi alkış tutuyorsun?
Aklıselim, bilgili, insansın… Öyle olmamasını diliyorum.”

‘Karınca incitmez’ Trabzon beyefendisi!

 karinca.jpg Trabzon’da gencinden yaşlısına hemen herkesin tanıdığı sevdiği bir isim olan Sebahattin Ahıskalıoğlu, bugün itibarıyla tam 6 gündür yoğun bakımda uyuyor. 
Nuri Aydın önceki gün, ‘Ülkesi için tasalanan, Fedakarlık gerekirse esirgemeyen, Yurtsever güzel insansın, Arkadaşlarına dostsun, İyi bir aile babasısın, şu an yoğun bakımdasın uyutuluyorsun, Bizi duymuyor, görmüyorsun, Trabzon’a hizmetlerin çoktur, Tad-Pizza denen yeri hayatımıza soktun, hepimizin duaları seninledir, Allah seni eşine, çocuklarına, ailene, dostlarına, sevenlerine bağışlasın, Bir an önce aramıza dönmeni bekliyoruz, Adam gibi adam Sebahattin Ahıskalıoğlu, sana şifalar diliyoruz, seni çok seviyoruz’ dedi. 
Nuri her şeyi özetle. Sebahattin kardeşimize bizde acil şifalar diliyoruz. 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.