• BIST 100.021
  • Altın 280,432
  • Dolar 5,7250
  • Euro 6,2958
  • Trabzon 17 °C

PKK-HDP ve İmamoğlu’na tarihi uyarı!

Prof. Dr. Yahya Sezai TEZEL

  Seçimle gelmek gelene meşruiyet kazandırmanın gerekli koşulu olsa da yeterli koşulu değildir. Bir ikinci gerekli koşul daha vardır... 
Fikri, felsefi, etnik, dini çoğulculuğa ve bunun gereği "hoşgörü" temel aksiyomuna dayanan hürriyetçi bir hukuk düzeninin, toplum sözleşmesinin John Locke'un ifade ettiği, çok önemli bir açmazı, paradoksu vardır. Böyle bir sözleşmesi olan toplum "hoşgörüsü olmayan"a hoşgörü gösterecek midir? Gösterirse "hoş görüsü olmayanlar" fikri, felsefi, etnik, dini çoğulculuğa ve bunun gereği "hoşgörü" temel aksiyomuna dayanan toplumu parçalar, dağıtırlar.
  PKK/HDP’liler ve onları destekleyen Kürt olmayan ihtilalci Marksistler evrensel insan haklarına, anayasal yurttaşlığa dayalı bir hukuk ve devlet düzenini reddederler. Sınıf savaşı ve bunun yerine ikame ettikleri etnik savaşla karşı çıktıkları anayasal düzeni yıkmak isterler.
  PKK/HDP hareketinin insanlarının evrensel insan haklarına riayet terbiyesine sahip oldukları iddiaları yalancılık, sahtekarlık, göz boyacılık, riyakarlıktır.
Birinci Dünya Savaşı konjonktüründe bugünkü Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde yaşayan iki dini+etnik azınlığın hakim siyasi liderleri, insan haklarına riayet edilmesi taleplerini, kalabalık ama azınlıkta oldukları Doğu ve Güneydoğu Anadolu ve Karadeniz ve Batı Anadolu bölgelerinde kendi devletlerini kurma projelerinin maskesi olarak kullanmışlardı. 
  1855'te bugünkü Bulgaristan’ın sınırları içindeki nüfusun % 50 den fazlası Müslümandı. Sırp ve Mora isyanlarından itibaren Balkanlarda kurulan devletler, katliam, yakma yıkma, yağmalama, arazi ve biralara el koyma, sürme yöntemleri ile Müslümanları tasfiye ettiler.
***

  1912-1913 Balkan Savaşlarından sonra, Osmanlı hükumetini Sadrazamı makamında öldürerek ele geçirmiş olan İttihat Terakki ve tartışmasız asıl lideri olan Talat Paşa fazla seçeneği olmayan bir dış politika konjonktüründe, Almanya ile ittifakı tercih etti. Anadolu'daki Ermeni, Rum ve Süryanilerin, yani Hristiyanların varlıklarını onları öldürerek, sürerek ortadan kaldırma yoluna girdi. Muazzam bir beşeri acı tufanı, utanılacak katliamlar, arazi, bina, para, mal mülkü yağmalaması oldu. Ermenileri ve Süryanileri öldürenlerin başında bunların yaşadıkları bölgelerdeki Kürtler geliyorlardı. Ermeniler ve Süryaniler tasfiye edildikten sonra daha önce Ermenilerin ve Süryanilerin yaşadığı vilayetlerde azınlıkta olan Kürtlerin nüfus içindeki ağırlıkları arttı. Savaşa azınlık olarak giren Kürtler birçok bölgede Savaştan çoğunluk olarak çıktılar.

***

  Türkiye'de 1920'den bu yana 100 yıl geçti. YÜZ YIL geçti. Dün dündü bugün bugündür. Bugünkü Türkiye'de, ülke genelinde azınlıkta olan bir hareket, PKK/HDP hareketi ülkeyi çökerterek Kürdistan dedikleri bölgede, etnik temizlemeye yol açması mukadder olan kendi Kürt devletlerini kurmak istiyorlar. Ne var ki Türkiye'deki Kürtlerin % 70'i Fırat'ın Batısında yaşıyor ve Fırat'ın Doğusunda yaşayanların büyük çoğunluğu da Fırat’ın batısından geçiniyor, Fırat’ın Batısındaki akrabaları ile kültürel, iktisadi, siyasi ilişkilerini sürdürüyorlar. Türkiye Cumhuriyeti, geçmişte hakem hukuk kurumunun zayıf kaldığı, yer yer devre dışı bırakıldığı bir yanlış politika ile ayrılıkçı Kürt hareketiyle başa çıkmak istedi. Ama çok uzun bir süreden beri bu yanlış terk edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin bugünkü devlet iktidarı, ki Sayın CB + TSK + MİT + Dışişleri ittifakından oluşuyor. Kürtlere eşit ve saygılı muamele görecekleri anayasal vatandaşlık statüsünü samimiyetle konsolide etmek isterken, PKK+HDP'nin Türkiye Cumhuriyetinin parçalanmasını gerektiren askeri ve siyasi savaşlarına, PKK'yı dağlarda, HDP'yi mahkemelerde yenerek karşı koymaya çalışıyorlar.
Ayrılıkçı HDP'li siyasetçilerin anayasası KCK anayasasıdır. Okumadan kimse konuşmasın. Bunu okumadan insan haklarından söz edenler, seçimle gelen seçimle gitmeli diyenler ya ayrılıkçı Kürt, ya ihtilalci Marksist-sosyalist, ya aptal, ya da korkaktırlar.

***

  Seçimle gelen seçimle gitmelidir ilkesi gaz çıkarır gibi konuşabileceğimiz bir ilke değildir. Hitler seçimle geldi. İran yobazları seçimle geldiler. Seçimle gitmeyecekleri bir zulüm ve barbarlık rejimi kurdular. Seçimle gitmiyorlar.
Efendim HDP anayasal parti söylemi var. İnsan düşünüyor. Madem HDP adayı olarak Van'da, Diyarbakır'da, Mardin'de seçime girip kazananlar görevden alınıyorsa, HDP niye kapatılmıyor diye soruyor insan. HDP kapatılmamalıdır. Seçilmiş olsun olmasın suç işleyen HDP'liler yani PKK'nın siyaset ve propaganda savaşını sürdürenler, sivil mahkemelerde yargılanmalıdır. Her HDP'li ayrılıkçı olmayabilir. HDP'ye oy veren her Kürt vatandaşımız Öcalan'ın, PKK'nın destekçisi değildir.
Efem insan hakları diyen saf iyi niyetli kardeşlerimiz. KCK anayasasında "Lider"e yani Öcalan'a karşı çıkmakta ısrar eden her Kürt öldürülür. Bu KCK anayasası maddesidir. Sıkı durun, nerede yaşıyor olursa olsunlar bütün Kürtler, teker teker KCK anayasasını benimsemek ya da karşı devrimci olmak seçenekleri arasında tercihlerini yapmak zorundadırlar.
PKK+HDP ırkçı, faşist, vahşi, ahlaksız, kaba, hukuksuz, felsefesiz bir kiralık ordu ve siyasi yapıdır. Onları kiralamış olan efendileri Pentagon'cu ABD’liler ve İsrail'deki Siyonistlerdir.
Siz içine doğduğunuz arazisi ve vatandaşlar topluluğu olarak milletiyle Türkiye'nin bütünlüğünün çocuklarınız ve torunlarınız için korunmasını istiyor musunuz? Emin misiniz? İstiyor musunuz? İstiyorsanız CHP'nin başındaki gökyüzündeki yıldızlara bakarken önündeki hendeği görmeyen salakları uyarın. Ekrem İmamoğlu kardeşimiz dahil. HDP ile aralarına mesafe koyamazlarsa bu sivri zekalılar, 2023 CB seçimini maalesef Erdoğan kazanır. Benden söylemesi.

 

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.