• BIST 102.627
  • Altın 259,440
  • Dolar 5,6805
  • Euro 6,3517
  • Trabzon 26 °C

PKK TERÖRÜ VE ŞEHİTLERİMİZ!

Azize Burgucu

   Ülkenin her anlamda kanını emen ve yıllardır süre giden terör sorunu ocakları söndürmeye devam ediyor. Bir yandan yüreğimiz yanıyor bir yandan da bu hale nasıl geldik diye düşünüyoruz.
   Kurtuluş savaşını gerçekleştiren ilk meclis Türklerden olduğu kadar Kürtlerden de oluşuyordu. Türk ve Kürt hep beraber emperyalist ortak düşmana karşı vatanı kurtarma bilinciyle siyasetçisinden, askerine kadar birlikte mücadele etmişti. Ne oldu da çok kısa addedilebilecek bir süre zarfında bu denli ayrı düştük.  Bir zamanlar et ve tırnak gibi olan Türkler ve Kürtler neredeyse bütünüyle birbirinden nefret eder hale geldi. Biz her ne kadar PKK ile Kürt vatandaşlarımızı ayrı tutmaya çalışsak da bölge halkının bu terör örgütüne ciddi bir destek verdiği gözlerden kaçmıyor. PKK’nın meclise taşınan siyasi uzantılarına Doğu ve Güneydoğu Anadolu’dan milyonları aşan oylar çıkıyor. PKK sürekli olarak dağa çıkan insanlarla besleniyor; Kürt çocuklar teröristlere dönüşüyor. Bunun önü de bir türlü alınamıyor.
   Bu hale neden geldiğimizi daha iyi anlayabilmek için biraz geçmişe gidip meselenin arka planına bakmak faydalı olabilir.
   Hollandalı Antropolog Martin Van Bruinessen Türkiye’deki Dersim olaylarını inceleyen bir makalesinde aynen şu ifadelere yer veriyor:
“Kurtuluş savaşı sırasında yapılan Müslüman birliği çağrıları Kürtler arasında milliyetçi ajitasyonlardan daha etkili olmuştu. Ama Türkiye laikleştirme işine giriştiğinde bu birliğin temeli ortadan kalktı. Kemalistler birleştirici unsur olan İslam’ın yerine Türkiye temelli bir milliyetçilik koymaya çalıştılar. Böyle yaparak da korktukları milliyetçi Kürt reaksiyonunu kendileri provoke etmiş oldular”.
   Bu ifadelerde doğruluk payı olup olmadığına katılıp katılmamak ayrı bir konu. Katılırsınız katılmazsınız ama cumhuriyetin ilk yıllarından beri resmi ideolojinin Türk milliyetçiliği üzerinden yeni bir Türk kimliği oluşturmaya çalıştığı aşikar... Bu açık bir gerçek. Kürtlerin de bir şekilde bu Türk kimliğini içselleştirmeleri sağlanmaya çalışıldı. Ne yazık ki bütün çabalara rağmen bu girişim geri tepti. Türk milliyetçiliği tepkisel olarak Kürt milliyetçiliğini doğurdu. Bu karşıt “milliyetçilik”ler öyle bir hal aldı ki nefret duygusunun da ötesine geçti. Oysa Türkiye’de Kürt sorununun ortak değerler çevresinde toplanma, ekonomik gelişme ve hürriyetle çözülmesi daha akılcı görünüyordu. Türkiye’de yaşayan bütün unsurları ortak manevi değerlere dayalı kardeşlik duygusuyla kucaklayacak politikaların hayata geçmesi gerekiyordu. Ne var ki bu yönde bütün açılımlara rağmen bile artık sonuç elde edilemiyor. PKK bölgede Türkiye’ye düşman olan ülkelerin maşası, piyonu olma pozisyonunda. Kürt vatandaşlarımız da PKK’nın bu piyon olma gerçeğini görmezden geliyor.
***
   Çözüm sadece PKK ile mücadele ile bitmiyor, bitmeyecek. PKK’nın halk desteğini arkasına almasının önüne ekonomik, sosyal, kültürel politikalarla ve ortak değerlere vurgu yapan açılımlarla devam edilmesi tek yol gibi gözüküyor. Bu da bu vakitten sonra zor olsa gerek… Her şeye rağmen PKK nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti’nde yaşayan bütün Kürtlere karşı düşmanlık besleyemeyeceğimize göre tek çıkar yol da bu. Ancak bu doğrultuda hareket etmek anlamında da önümüzde ciddi zorluklar bulunuyor. Bu zamana kadar yapılan hataların telafisi öyle kolay olacak gibi gözükmüyor. Zira artık bölgedeki Kürt nüfusun büyük bir çoğunluğu, PKK’nın uluslararası güç odaklarının piyonu olduğunun farkına varamayan, varmak istemeyen bir yapıya büründü. Farkına varsa bile bu durumu önemsemiyor. Artık Kürtlerin azımsanmayacak bir bölümü; Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olsa da kendini bu ülkenin bir bileşeni olarak görmüyor. Dolayısıyla bu görüntü PKK’nın bir kurtuluş, bağımsızlık, hak arama mücadelesi verdiğini zanneden önemli düzeyde bir kesimin varlığını netleştiriyor. Bu kesim her seçimde ifade ettiğimiz gibi PKK’nın TBMM’ye giren siyasi uzantılarına milyonlara varan oy veriyor.

Eski günlerimizi arıyoruz...

Osmanlı’ya büyük sadakat gösterip Milli Mücadele’ye canla başla destek veren, ülkemizi parçalayacak olan Sevr Antlaşması’nı protesto edip Türkler’den ayrılmak istemediklerini ifade eden Kürt aşiret liderleri vardı. Bu ülke Türk’üyle, Kürt’üyle nasıl bu kadar zıt kutuplara savrulmayı becerebildi anlamak mümkün değil! Nerelerden nerelere geldik! Artık sosyal bütünleşmeden her geçen günle birlikte uzaklaşıyoruz. Koskoca bir ülkeyi ellerindeki üç beş roketatar ve kaleşnikofla hizaya getirmeye çalışan bir cahiller sürüsüyle kendimizi karşı karşıya bıraktık. Biz ülke olarak bu hale gelene kadar nasıl uyanamadık, gerekli tedbirleri nasıl alamadık bunu hayretle ve ibretle izliyoruz. Şimdi ise her gelen şehit haberiyle yüreğimiz yanıyor ama elimizden de bir şey gelmiyor!

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.