• BIST 97.149
  • Altın 282,758
  • Dolar 5,7454
  • Euro 6,3899
  • Trabzon 26 °C

Pontusçu mu, Casus mu?

Yer KULAK

  Birkaç gün önce bir yazar dostum, ‘Karadeniz’de İsyan, Mübadele ve Propaganda’ adlı kitabın kapak fotoğrafını ve kitapta yer alan ‘Pontusçu mu Casus mu Masum mu? Kafato Biraderler’ adlı makaleyi gönderdi.
Kitabın editörleri Rahmi Çiçek, İsmail Demircioğlu ve Mehmet Okur. Krino ailesi ile ilgili iddialar ve yazılar, Emniyet Genel Müdürlüğü arşivlerinden alınmış. Makaleyi yazan isimlerde Polis Akademisi öğretim üyesi Doç.Dr. Yücel Yiğit ile Emniyet arşivler eski genel müdürü Eyüp Şahin.
  Son dönemlerde emniyet ve diğer ilgili birimlerin arşivlerindeki bilgilerle kitap yazmak moda oldu. Gerçi iyi de oluyor. Devlet kayıtlarındaki bilgileri öğrenmiş oluyoruz.
  Makaledeki Kafato ailesi ile ilgili verilen bilgiler bilindik bilgiler. Dede General Antonio Kafato’nun, Padişah Abdülmecit’in oluru ile Trabzon’a gelişi yerli bir Rum kadınla evlendiği, bu evlilikten Alphonso, Andon, Clemantina ve Alexhandro adlı dört oğlu olduğu, Alexhandro’nun Rusya’da yaşadığı belirtiliyor. General Kafato’nın kereste alımı için gittiği Maçka’da öldürüldüğü kaydedildikten sonra Anton’un oğlu Andon’un Rum bir kadınla evlendiği ve bu evlilikten Anesti ve Mimiko isimli iki erkek çocuğu olduğu yazıyor, Krino Kafato’nun ise Arapgirli bir Ermeni kadınla evli olan Anesti’nin oğlu olduğu ifade ediliyor.
*vvv-002.jpg
 Makalede, ‘Bu araştırmanın temel amacı, erken Cumhuriyet döneminde Kafato Biraderlerin neden Pontusçulukla ve muhbirlikle suçlandıklarını ortaya koymaktır’ deniliyor. Ve devamında, ‘Etnik kökenlerinin Rum mu, Ermeni mi; Latin mi olduğu kargaşasına son verilecektir. Yine 1. Dünya Savaşı ve mütareke dönemlerinde yaptıklarına karşılık Trabzon halkının neden on beş yıl sonra aileye tavır aldıklarını? Trabzon’un en tehlikeli iki adamının niçin polis tarafından takip edildiklerini? İngiliz Casusu olma ihtimaline karşılık polisin hangi tedbirleri aldığı, Mimiko’nun 44 yaşında neden askere alındığı?’ yazılıyor ancak somut bir cevap yazılmıyor.
  Makaleyi yazanlar, ‘Çalışmamızın kronolojik çerçevesi, 1931-56 yılları arasındaki dönemi kapsamaktadır. Araştırmadaki belgeler, Emniyet Genel Müdürlüğü arşivinden alınmıştır. Yine ikinci derece bazı kaynaklar da kullanılmıştır. Araştırmamızda bizi en çok belgelerin tutarsızlığı zora sokmuştur. Onlara ait ilk belge 1931 yılına aittir. Halbuki suçlandıkları olaylar Osmanlı dönemine tekabül etmektedir. Dolayısıyla Trabzon halkının önceden bildiği olaylar ancak 1931’de resmi evrakta karşılığın bulmuştur. Evraklarda Mimiko daha ön plana çıkmaktadır. Zira daha masum görünen Anasti gölgede kalmıştır. vs ‘diyorlar.
  Anasti’nin kriminal bir olaya karışmadığı belirtilirken A1 koduyla Trabzon’un en tehlikelisi sıfatını taşıyan, komünistliğe eğilimli olan Mimiko, resmi kayıtlarda daha fazla yer tutmuş. Bunun nedeni de ticaretle iştigal etmesi ve doğuya batıya iş gezisi yapması gösterilmiş. 6-7 Eylül olayları olduğunda biraderler şehirde imiş. Yani 6-7 Eylül olayları ile irtibatları yokmuş!
  Makaleyi kaleme alanların; bunca araştırma ve incelemeden sonra Kafatolar için ‘Pontusçu mu Casus mu Masum mu’ ifadelerini kullanmaları gerçekten ilginç!
Çünkü, haklarında Pontusçuluk ve casuslukla ilgili hiçbir somut belge yoktur. Zaten makalenin son bölümünde; ‘Bazı ufak problemlere rağmen Kafato biraderler şehrin yerel tarihinin unsurudurlar ve zenginlik katmışlardır ve netice itibarıyla özellikle mütareke günlerinde kriminal olaylara karışan Kafatoların casusluklarına dair hiçbir veri bulunmamaktadır’ deniliyor.
*
   Kafato ailesi hakkında geniş çaplı ve üstelik, ‘Puntusçu mu, Casus mu, Masum mu?’ ifadelerini kullanan ve bu ifadeleri makalenin başlığı yapanlardan daha doyurucu, daha kapsayıcı bir yazı beklerdik. Makale öylesine yazılmış bir makale! Yani içi boş!
Aileye Pontusçu mu diyorsun, Pontusçuluk faaliyetleri ile ilgili iki satır yok.
Casus mu diyorsun, casuslukla ilgili bir şey yok.
Kafatoların, Cumhuriyet öncesini araştırırken Trabzon’da o tarihlerde olup bitenlerin de özel olarak aktarılması gerekirdi diye düşünüyorum. Rus işgali öncesi Trabzon’un durumu, işgal yılları ve sonrasında yaşananlar.
  Kafatolar, Hrisantosla mı birlikte hareket ettiler. Bilgi ve belge yok.
Ve ayrıca Osmanlı döneminde ne tür faaliyetleri oldu?
Makalede aslında en önemli konu, Krino Kafato’nun amcası Mimiko’nun komünist eğilimli ve takip edilmesinin nedeninin de bu olduğudur.
Mimiko’nun komünistliğe meyletmesi de herhalde 1920’li yılların başında olmuştur!
Neyse bunları da geçtik… Bu makaleyi yazan Polis Akademisi öğretim üyelerine ve Kafato ailesini merak edenler için bizde birkaç bilgi paylaşalım…
*
  Krino Kafato’nun babası Rus işgalinde Batum’a göç ettiler. Krino’nun Batum’daki amcasının yanına. Krino’nun ablası da çocuk yaşta Batum’da öldü.
Ruslar çekilince Krino’nun babası Trabzon’a döner.
  Krino Kafato’nun babası Anasti, Yaşilyurt oteli restoranını işletir. Amcası Mimiko’da Yeşilyurt’un altında şarap, sirke vs. satar.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Trabzon’da İran Şahı Pehlevi’yi ağırladığında, Krino Kafato’nun babası Anasti o kadar güvenilir bir isimdi ki, Yeşilyurt Restoran’ın mutfağından Atatürk Köşküne yemek getirir. Yani, Atatürk, Pehlevi ve heyetin yemeklerini Anasti hazırlamıştır.
Anasti’nin yemek menüsünde ‘tuzlu hamsi’ vardır. Evet yanlış okumadınız, ‘tuzlu hamsi’. İran Şahı Pehlevi’nin Tuzlu Hamsi çok hoşuna gider. Anasti’ye tuzlu hamsi karşılığında çikolata verir!
  Mimiko, 44 yaşında askere alınmış. Muhtemelen 2. Dünya savaşı öncesinde. 2. Dünya savaşı öncesinde askerliğini Çanakkale’de teğmen olarak yapan gazeteci Cevdet Alap da askere alınmıştı.
Krino Kafato’nun ablası, Rize Fındıklılı bir polis ile evlenmiştir. Bu evlilik o yıllarda büyük sansasyon yaratmıştı!
  A1 koduyla yani komünist eğilimli olarak takip edilen Mimiko, hizmetçisiyle evlendi. Hizmetçi, Rum mu, Rus mu, Türk mü bilmiyorum! Bu kadın hakkında o günlerde farklı şeyler söylenmişti. Mimiko’yu aldatıyor vs gibi… Mimiko’nun hizmetçisiyle evlenmesi ve bu dedikodular nedeniyle Krino Kafato, amcası Mimiko ile hatta Mimiko’nun oğluyla konuşmuyordu.
  Krinolardan birileri Pontusçu mu casus mu, onu bilmem. Zaten makaleyi yazanlar da olmadıklarını belgelerle söylüyorlar. Benim bildiğim, birkaç sohbet ettiğim Krino Kafato’nun adam gibi adam olduğudur.
 

60_b-007.jpgHasan KURT
 



 
 
Niçin adam olmayız?
 
Sabah saatleri, ılık ve güzel bir hava, gökyüzü pırıl pırıl, şehrin gürültüsü içinde kuş sesleri cıvıl cıvıl, kendimi mutlu ve zinde hissederek kalktım. Sokakta seyyar bir manav, pencereden bir hanımefendinin "domates kaça" sorusuna "4 lira abla, iki buçuk kilosu on lira" diye cevap veriyor. Ve ekliyor "semizotum var, bamyam var, taze fasulyem var abla". Bamya ilgimi çekiyor, soruyorum "bamya kaç lira". Satıcının yirmi lira cevabı üzerine sokağa iniyorum. Bir kamyonet arkası sebze meyve dolu. Bamya alırken hoşuma gidiyor, diğerlerinin fiyatını sormadan domates, salatalık, yeşilbiber ve patates alıyorum. Satıcı hesabımı yapıyor ve parayı ödüyorum. Ama hesap biraz çok geliyor bana. Poşetleri alıp eve yöneliyorum, içimde bir huzursuzluk var. Geriye dönüyorum. Bu hesap fazla diyorum. Satıcı tekrar ağız kalabalığı ile hesabı yapıyor hesabının doğru olduğunu söylüyor. Tam tekrar eve yönelecekken "domatesi kaç liradan hesapladın?" diye soruyorum. Beş lira cevabını alınca sen bu mallarını al paramı geri ver diyorum. Satıcı "böyle olmaz ki, poşetlettin, tarttırdın, geri veriyorsun" diyor. Sen yalan konuştun diyorum, senden mal alınmaz, hanımefendiye iki buçuk kilo on lira dedin bana kilosunu beş liradan hesapladın.
Küçük bir nüans belki ama toplum yapımızın hali pür melalini göstermesi açısından dehşet bir olay. Kiloda bir lira fazla alabilmek için yalan konuşan esnaf. Bu örnekler nadir olsa önemli değil. Kişisel olarak deneyimlerim oldukça çok olduklarını gösteriyor.
Politikacıyı çıkar için yalan konuşmakla suçlarız. Peki biz neyiz? Doğrucu bir toplum mu?
Tüm bu yalancılar hep birlikte birazdan camiyi dolduracağız ve hocanın "one man show"unu dinleyip güya Allah'ı anacağız.
Biz Müslümanız ama camide! Ya toplumsal hayatta!  
(Mahmut Haydar Ustaoğlu)

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.