• BIST 108.392
  • Altın 142,851
  • Dolar 3,5345
  • Euro 4,1192
  • Trabzon 29 °C

Prof. Dr. Türkay Tüdeş, Trabzon’a gelişi!

Prof. Dr. Türkay Tüdeş, Trabzon’a gelişi!

KTÜ eski rektörlerinden Prof. Dr. Türkay Tüdeş, geçtiğimiz hafta sonu TTSO’nun davetlisi olarak Trabzon’a geldi.

Türkay Hoca, KTÜ sahil tesislerinde karargah kurdu, TTSO’da bir konuşma yaptı. Önceki gün yani Pazar günü de TTSO Meclis Başkanı Ali Osman Ulusoy’un davetlisi olarak Rize’nin İkizdere ilçesine gitti.  Aynı gün akşamda Trabzon’dan ayrıldı.

Prof. Dr. Tüdeş’in Trabzon’a gelişini iki gazeteci iki farklı şekilde yorumladı.

Gazeteciler’den biri ağırlıklı olarak Tüdeş’e eleştirdi, diğeri ise TTSO’ya!

Ali Öztürk, ‘Ahbap çavuş ilişkisi TTSO’ya yakışmıyor. TTSO Başkanı, Ankara’da, İstanbul’da karşılaştığı ve kente dair, ülkeye dair söyleyebilecek hiçbirşeyi olmayan ortaya vizyon koyamayan dostlarını ‘gel yaşadıklarını anlat’ diyerek konuşmacı olarak meclis üyelerinin karşısına çıkarmamalı’ diyor. Tüdeş’i vizyonsuzlukla, kente dair, ülkeye dair söyleyecek hiçbir sözü olmamakla eleştiriyor.

KTÜ’nün bu nedenle Tüdeş döneminde 7. sıradan 34. sıraya düştüğünü ileri sürüyor.

Türkay Tüdeş, bildiğimiz kadarıyla şu anda Ankara’da yeni atanan bir rektörün baş danışmanlarından biri.

Türkiye’nin önemli bir üniversitesinde rektör başdanışmanlığına herhalde sıradan bir Prof.’u atamazlar.

Osman Cudi ise yazısında şöyle diyor;

‘Türkay Hoca Trabzon’dan ayrılırken TTSO ve diğer bazı STK’yı rektörlük seçimlerine müdahil olmakla suçlamış ve “ Trabzon’daki sivil toplum örgütlerinin hiçbirinin KTÜ’ye hiçbir katkısı yoktur. Rektörlük seçimlerini bıraksınlar kendi işlerine baksınlar. KTÜ’ye kimin geleceğine karışmasınlar. Biz Şadan Eren değil de Türkay Gümüş oda başkanı olsun diyor muyuz’ şeklinde tepkisini dile getirmişti. Aradan geçen 50 ayın (Türkay Hoca’nın ifadesiyle) ardından köprülerin altından öyle sular akmıştı ki, adeta o gün siyah akan sular bugün pırıl pırıl bembeyaz olmuştu. 50 ay önce başta TTSO olmak üzere STÖ’ları yerin dibine batıran Tüdeş Hoca da TTSO Başkanı Eren’in girişimiyle baş konuk olarak davet edilmişti. Hem de ne davet! Bizzat kendi ifadesiyle, daveti başkan Eren’den aldığında ‘Ben TTSO gibi bir kurumda ne konuşacağım’ şeklinde hayretini dile getirmişti. Olsun! Vardı bunda bir hikmet! TTSO Başkanı Şadan Eren, TTSO’yu sıfır kuruluş olarak nitelendiren Türkay Tüdeş’in ‘engin tecrübelerinden’ yararlanmalıydı! Ne de olsa bir dalda 10 meyve olmadı mı, oraya taş atmazdı!’

İki yazarın eleştirileri bu şekilde!

Bu konuda aslında görüş belirtmek niyetinde değildim.

Ancak, iki yazar olayı TTSO başkanı Eren’in üzerine yıkınca dayanamadım.

Olayın aslına yazayım dedim.

Gazetecilerden hiçbiri eski rektör Prof. Dr. Türkay Tüdeş’i, Trabzon’a aslında mevcut rektör Prof. Dr. İbrahim Özen’in TTSO aracılığıyla davet ettiğini yazmadı.

Yazmaması da normaldir. Çünkü ikisi de Tüdeş ile Özen’in geçmişten gelen dostluklarını, ağabey- kardeş ilişkilerini bilmiyordu.

Özen’in; Tüdeş ile arasının soğuk olması nedeniyle içi buruktu.

Bunu ne Ali Öztürk ne de Osman Cudi bilebilir!

Bu arada şunu belirteyim ki, Prof. Dr. Özen’in eski rektör Tüdeş’i davet etmesi veya ettirmesi takdir edilmesi gereken bir olaydır.

Burada eleştirilecek olay, Tüdeş’i resmi olarak Özen’in değil de TTSO Başkanı Şadan Eren’in davet etmesiydi.

Tüdeş’in; TTSO’da konuşması, dargın olduğu eski arkadaşları ile bir araya gelmesinin eleştirilmesini de yanlış buluyorum.

Tüdeş, Trabzon’dan ayrılırken onu uğurlayan üç- beş kişiden biri idim.

Tüdeş, geldi- gitti.  Son gün haberimiz oldu. (gerçi yurt dışında idik). Tüdeş, Eren veya rektör Özen bizi aramadı diye kızmıyorum.

Unutmuşlardır. Bu tür olayları dert etmek, kılıç kullanmak, çok doğru değil.

Bugün dargın olanlar, yarın barışabilir. Bugün aralarında su sızmayanlar yarın küs olabilir.

Siz siz olun, birileri birilerine dargın diye taraf olmayın. Yarın onlar barışır, kabak sizin başınıza patlar!

 

Ecevit tuzağı!

 

DSP, AKP’ye ‘Ecevit’in ismini Trabzon’da yaşatalım’ önerisi getirmiş.

Haberi yerel bir gazetede okudum.

‘Ecevit’in ismini Trabzon’da yaşatalım’

Bu öneriyi AKP’ye öyle tahmin ediyorum ki, DSP il başkanı Sibel Suiçmez getirmiştir.

Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu ise, AKP’nin destek vermesi halinde bile bu öneriye karşı olduğunu söylemiş ve ‘Şehirler yetiştirdiği değerlere sahip çıkmalıdır. Ecevit ismi Ankara’da ve Zonguldak’ta yaşatılabilir’ demiş.

Volkan başkanı bu açıklamasından ötürü kutluyorum.

Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanı olmuş, Başbakanlık yapmış, daha sonra yeni bir parti kurmuş.

Ecevit’in Trabzon ile ne tür bir bağı var.

Trabzonlu mu? Trabzon’a bir eser mi kazandırmış?

Ülkeye hizmet etmiş.

Her siyasetçi, ülkeye ve millete hizmet için uğraş veriyor.

Yani görevini yapıyor.

Ecevit’in adı Trabzon’da bir sokağa, köprüye, binaya verildiğinin ertesi günü Yeni Sahil Yolu’na Recep Tayip Erdoğan’ın adı verilmek istenecektir.

Bir başka caddeye, mekanı iktidara yakın birinin ismi önerilecektir.

DSP yetkilileri, Ecevit’in adını önerene kadar bu kentin evladı olan Hasan Saka’nın adını neden gündeme getirmiyor.

Bu memlekette bir mekana ismi verilmesi gereken bir siyasi varsa, o da Hasan Saka’dır.

Bu böyle biline.

DSP yöneticileri Ecevit ismini gündeme getirerek AKP’nin ekmeğine yağ sürmüştür.

Ben olayı bu şekilde değerlendiriyorum.

 

Yaylaların betonlaşması ve

Ömer Güner’in ricası

 

Dün akşam saatlerin Ömer Güner aradı. Sesi boğuk boğuk geliyordu.

‘Hasancığım, sizin gazetede geçenlerde manşette bir haber vardı. Yaylaların betonlaşması ile ilgili. Bu konu çok önemli, ben yaylaları çok severim, bilirsin. Eskiden fırsat buldukça giderdim. Yaylaların, betonlaşması beni çok üzüyor. Sizden ricam bu konuda bir panel düzenlemeniz. Bu olayı en iyi siz biliyorsunuz’

Ömer Güner’e, ‘olsun sayın başkan’ dedim.

Devam etti, ‘Vali beyi de arayın. Bu konuda ben kitap da yazmıştım’

Ömer Güner, bu kente tam 50 yıl hem gazetecilik hem devlet görevlisi olarak hizmet veren bir büyüğümüz. Yaşı 80’i aştı. Evinden çıkmıyor, çıkamıyor. Gazeteleri takip ediyor, TV izliyor. Yüreğindeki gazetecilik aşkı hala yanıyor.

Yaylalardaki betonlaşma ile ilgili çok söz söylendi.

Ancak, uygulamada henüz mesafe alınamadı.

Ömer Güner’in bu güzel önerisinin ilgi göreceğini umuyoruz.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • CHP’nin yeni misyonu AKP’ye örtülü destek mi?22 Ocak 2016 Cuma 06:47
  • Kaşüstü’nde yapılacak Kavşak sorunu çözmez!21 Ocak 2016 Perşembe 06:47
  • Türkiye’de muhalefet iktidara çalışıyor!20 Ocak 2016 Çarşamba 06:47
  • Asım Aykan’ın reçetesi!19 Ocak 2016 Salı 06:47
  • Yeni Cumhuriyet yeni rejim!18 Ocak 2016 Pazartesi 06:46
  • Devlet Bahçeli nereye koşuyor?02 Aralık 2015 Çarşamba 06:47
  • İşgal yılları Trabzon S.P.Mintslov’un günlüğü! (1916-17)26 Eylül 2015 Cumartesi 14:58
  • Trabzon-Maçka'da Bir Prometeus: İlyas Karagöz19 Eylül 2015 Cumartesi 09:54
  • Kral Sarayından Kızlar Manastırına!16 Eylül 2015 Çarşamba 13:35
  • Efsaneler kenti Trabzon!08 Eylül 2015 Salı 14:17
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.