• BIST 106.926
  • Altın 151,365
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • Trabzon 15 °C

PROJE RECEP İVEDİK!

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

İnsanlar neredeyse bu aralar hiçbir konuya, hiçbir olaya kafa yormaz oldu.

Soru sormaz oldu?

Oysa sonsuz sayıda sorulacak ne çok sorumuz var.

Mesela Vizyona daha yeni giren ve bir haftalık bir film nasıl oluyor da üç milyon izleyiciye sesleniyor? Çok mu mesaj içeren ya da çok mu duygusal bir film mi ki bu kadar çok izleniyor?

Hayır tabii ki.

Adı Recep İvedik olan bir film ne içerikli olabilir ki?

Çaresizlik mi bu filmi izletiyor.

Çok mu yaratıcı fikirler var.

Tozpembe olmayan ama gerçekçi bir umut mu vaat ediyor.

Ya da görsel efektler muhteşem mi?

Sadece bence Türk insanının ayrıntılarını kaçırmadan sergilerken yine o malzemesi olan “Türk İnsanı” ile dalga geçiyor.

Yanılıyor muyum?

Sanki yeni bir dünya yaratmış gibi bir insanı hak etmediği yere taşımak sanırım sadece biz Türk Halkına özgü bir şey olsa gerek. Sözüm meclisten dışarı.

Bence sosyal bir kehanet izliyoruz. Neden mi? Bu adam bize, yüzümüze baka baka siz busunuz diyor ve gülüyoruz da ondan.

Kendinize sorun bu filmi bu kadar izlettiren nedir?

Şükürler olsun ki fragmanı dışında para verip hiç izlemediğim bir film; Çünkü filmin başkarakteri çok saygısız ve itici. Üstelik de Türk halkıyla dalga geçiyor. Hiç bu konuda hesap sormayı düşündünüz mü?

Fenomen olarak yarattıklarınız kimdir? Nedir? Necidir? İvedik dışında ne yapmıştır?

Çocuklarımız popüler olma uğruna bu saçma sapan tiplemenin o çirkin sözlerini söylüyor?

Bizler Recep İvedik’ler değil, akademik donanımı olan nezaket, zarafet sahibi edepli nesiller yetiştirmek zorundayız.

Recep İvedik oğlunuz, abiniz, amcanız, babanız… Olsun ister miydiniz? Ailenizde böyle bir adam olsa onunla gurur duyar mıydınız? Yoksa Türkiye seninle gurur duyuyor mu derdiniz?

Türkiye’de değerlerimizi yücelten filmler olması gerekirken, çocukları ve gençleri bu filmi izlettirmek hangi projenin ürünüdür?

Bu filmleri neden izliyorsunuz?

Hep aynı espriler ve hep aynı ahlaksız sözleri duyuyor ve izliyorsunuz. Ve üç milyon hatta devamının da geleceği insanlar silsilesi var maalesef.

Komik olduğu söylenen fakat içler acısı bir film var ortada.

Geçen hafta bir Stand Up gösterisi izlemeye gittik. Bizim kızlar olarak. Bir kadın ve onu izlemeye giden elli kadın.

Gösterinin adı Kız tarafı. Düğün-Müğün; Oyuncu Benan Bilek.

Biliyorum birçoğunuz kim bu kadın diyor. Araştırmak için internete başvuruyor.

Elinin kiriyle erkek işine bulaşmış bir eksik etek mi yoksa?

Değil. Bizler üç saat boyunca hayatın gerçeklerini, yaşamın kalbinin biz kadınlar olduğunu kâh gülümseyerek, kâh düşünerek, kâh utanarak izledik. Ve düşündük. Sorguladık. Hesap ettik. Yorumladık. İşte bu yüzden kendisine teşekkür ederim.

Sanatçı yaşamı ilginç, hatta daha güzel, gizemli ve anlaşılır yapabilen insandır demiş Alfons Mucha bence aslında sihirbazdır da. Kutusundan neyin çıkacağını bilemediğimiz bir mucittir aynı zamanda.

Basit değildir. Olamaz.

Sanat güzelliktir. Çirkin olan sanat olamaz.

Histir, duygudur. Sanat Kötülük barındırmaz.

Sanatçı ise ayakta alkışlanandır.

Pek çok konu ve pek çok insan hakkında yazıyorum. İşim bu. Bazılarını hayranlıkla anlatırken, minnet ve şükran duyarken maalesef bazılarının hakkında yazmak durumunda kaldığım için de çok üzülüyorum. Herkes biz eli kalem tutanlara bir şey öğretir. Ama bazıları sorgulatır.

Sanırım ahlak bir zaman sorunu bugünlerde…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.