• BIST 107.303
  • Altın 153,156
  • Dolar 3,7141
  • Euro 4,3624
  • Trabzon 15 °C

Putin beğendi ama artist beğenmedi…

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Bir insanın sözünü sakınmaması, kendine özgü olduğunu mu gösterir?

Hali tavrı ile yaşantısı farklı bir insan samimi midir?

Hayal gücünü bir insan nasıl dengeler?

İsmini yıllarca farklı biçimlerde insanların gözüne sokan bir kadın nasıl duygusallıktan bahsedebilir?

Değişik ruh haline sahip bir insan ne kadar sade olabilir ki?

Tüm kadınlar adına tek bir kadın nasıl yorum yapabilir?

Nietzsche “üretmenin tek yolu, başka bir şeyi yok etmektir” der. Peki hayata hiçbir şey katmamış bir insan neyin sözcülüğünü yapar?

Ülkelerinde tıpkı şahıslar gibi tarzları vardır. Tıpkı Putin’in Ak sarayı ziyareti sonrası “devletin büyüklüğünü gösteren bir bina oldu” açıklamasında olduğu gibi. Putin sanırım bu sözü ile Türkiye Cumhuriyetinin büyüklüğünü kast etmiştir. Ama anlayana…

Papa’nın, Putin’in ağırlandığı bir yerde ağırlanmaktan mutlu olduğunu söyleyen bir sinema oyuncusu ise çok ilginç bir açıklama yapıyordu. “Benim evim bile daha şaşalı. Yakına gidip görmek lazımmış. Hiç abartıldığı gibi değil” diyordu.

Peki bu artist hanım, Atatürk orman çiftliği yani Ankara’nın oksijeni ve manevi bağını kesip ortaya kocaman sarayı yapma girişiminin sorgulamasını yapmış mıdır?

Putin’le aynı sarayda ağırlandığının mutluluğunu anlatan artist hanım madem evin daha şaşalı bir daha ki sefere Putin’i sizde ağırlayalım ne dersiniz…

 Önemli bir konudur insanın kendi iç sesi ile konuşması, halleşmesi, İnsanın içinde ki sesle dışındaki ses aynı değildir. Farklı şeyler konuşurlar, hatta sanki farklı bir dilde konuşurlar. Bazen anlamazlar birbirlerini.

 Ama samimiyet iç ve dış sesin aynı dili konuşmasıdır.

Kendisine çıkar ve yarar sağlayacak konuşmalar samimiyetten uzak ve tehlikeli konuşmalardır.

Hiç Afrika’ya gitmemiş bir insan Afrika’da ki insanların açlığından ne anlar. İnsanın içindeki duygular görmeden, okuyarak ne kadar bilgi sahibi olabilir ki…

Ak sarayı gören bu artist hanım şimdi sarayla ilgili bilgi sahibi mi oldu? Hatta otorite mi oldu? Hatta saray otoritesi mi oldu?

İnsan önce kendini tanımalı ve ona göre yorum yapmalı ben bunu bilir ve bunu söylerim.

Bir insan karakteri, alt yapısı, genel çizgisine göre davranmalı.

Bir kişinin eğitimi, donanımı, kültürü ve görgüsüdür kimliği. Süzgeçten geçirdikleri ise ta kendisidir.

Aksaray konusunda yorum yapanlar,  hayranlığını dile getirenler beğenilerini belirtenler sahi siz hangi mantığın ürünüsünüz.

Dostoyovski “Delikanlı” adlı eserinde “ Bu dünyada zaten ne var; Yalnız hayalden başka ne var?” sözleriyle hayatın gerçek olmadığını söylüyor. Ne de doğru söylüyor.

O zaman Ak Saray gösterişi neden?

Zaten ekonomik olarak çok da iyi bir durum arz etmeyen ülkemde bu olağanın dışında ki yapı ve kuvvetli gözükme isteği nedir?

Türk insanın ve de artistlerin, türkücülerin, şarkıcıların desteği ile günden güne büyüyen ilginin sonucu mudur bu görkem ve şaşa?

Siyasetin çocuklarının bugünlerde unuttukları en önemli nokta; “ kendi milleti için ne verdikleri ve yaptıklarıdır.”

Yeni Türkiye vaadiyle ülkenin geleceği, var olan misyonumuz, Cumhuriyetimizin değerleri hepsi Ak saraya gömüldü adeta…

Yok oldu.

Kayboldu.

Görünmez oldu adeta.

Oy veren ve destekleyen, konuşunca mangalda kül bırakmayan hatta metrobüs, yol, sağlık gibi meseleler dışında söyleyeceği tek kelimesi olmayan ve savunamayan seçmen, eserinizi görmek isterseniz Ankara’ya gidin her yerden gözüküyor çünkü… Ya da artist, türkücülere sorun onlar gayet iyi anlatıyorlar…

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

  

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.