• BIST 92.508
  • Altın 232,349
  • Dolar 5,8402
  • Euro 6,7038
  • Trabzon 20 °C

RAHİP BRUNSON’UN SÜNNETİ

Dr. Hasan AKYÜZ

Defalarca ifade ettik, mevcut ekonomik durum ve döviz hareketlerinde Rahip Brunson olayının suya yazılan yazı kadar bile etkisi yok. Yılların birikmiş yanlış ekonomik karar ve hareketlerinin olumsuz etkilerini görmeye başladığımız bu günlerde ısrarla gerçeklere gözünü ve kulağını kapatan bir kesim bu papazı olayların merkezine yerleştirdi ve bütün olumsuzlukları bu papaza ve Trump’un söylem ve eylemlerine bağladı. Hatta Brunson’u sünnet etmek isteyenler bile çıktı. Son zamanlardaki demeçlere bakılırsa Rahip Brunson’u sünnet etmek isteyenlerin ustura ve çeyrek altını ellerinde kalacak gibi görünüyor. Heveslerini bir sonraki cambaza bak oyunundaki cambaza saklamalarını öneririm.

   16 Bakanlığımızın kontrolü için Amerikan Mckınsey firmasıyla anlaşılmış!

    Kimdir bu Mckınsey firması ve nasıl bir sicile sahip?

    1926 yılında James McKinsey tarafından Chicago’da kurulan dünyanın ilk yönetim danışmanlığı şirketinin merkezi New York’ta bulunuyor. İstanbul ve Ankara dahil toplamda 44 farklı ülkede 83 ofisi olan firma, 10 binin üzerinde çalışanı ve 3 milyar dolarlık bir ciroya sahip. Yaşı müsait olanlar Amerika’da Enron skandalını hatırlarlar. Enron adlı şirkete danışmanlık yaparak usulsüz büyütüp dev bir dünya şirketi yapan ve daha sonra tepetaklak düşmesine ve iflasına sebep olan şirket bizim anlaştığımız aynı şirkettir. Gerçekler ortaya çıktığında bütün olumsuzluklara kendisi sebep olduğu halde gemiyi ilk terk eden ve Enron şirketinin batışını seyreden Mckınsey oldu. Dev şirketin iflası ile on binlerce Enron çalışanı işini ve emeklilik haklarını yitirdi, beş parasız sokakta kaldı.

       Yerli ve Milli olmak,  Amerika’ya karşı istiklal mücadelesi vermek eğer bu gibi şirketlerle işbirliği yapmaksa siz başka bir dünyada yaşıyorsunuz demektir, sizleri anlamak mümkün değil.

                      Biraz tebessüm etmek adına;

     Sürmene Devlet Hastanesine geçici görevli Kadın doğum Uzmanı olarak gittiğim günlerin birinde polikliniğe otantik yöresel kıyafetiyle bir gebe muayene için yanında 6-7 yaşlarında erkek çocuğuyla geldi. Yandaki yarı loş ışıklı odaya alarak Ultrason incelemesini yaparken sol arka tarafımdan bel seviyemden bir el ultrasona doğru işaret ederek buyurucu ve ciddi bir ses tonuyla “ Habu erkek midur?“ diye sordu. Bir çocuğun sesindeki bu derece haşmete şaşırmış halde bir çocuğa ve bir de ultrasona bakarak “kız” dedim. Çocuk memnuniyetsiz bir yüz ifadesiyle elini indirdi. Annesi kısık bir sesle “Erkek kardeş istiyor“ dedi. Bu delikanlıya istediği cevabı verememenin hafif mahcubiyetiyle yan odadaki masama geçtim reçete yazarken aynı davudi ses yan odada annesine, “Habu Doktor dalgami geçeyi?“ dedi. Doğrusu şimdiye kadar meslek hayatımda hiç kimseden bu şekilde bir söz işitmemiştim, şaşırdım. Annesiyle yanıma tekrar geldiler reçeteyi verdim, kendimi gülmemek için tutarak göz ucuyla birkaç defa kendisine baktım,  fakat delikanlı bana hiç bakmadı, kızgın bir ifadeyle tavana duvarlara baktı, kız olacak dediğim için bana fena bozulmuştu. Bu ağır abi karşısında neredeyse, “Abi kusura bakma istediğin cevabı veremedim, affet, saygılar“ diyecektim. Şimdi merak ediyorum bu küçük adam doğan kız kardeşine nasıl davranıyor. Kesinlikle inanıyorum ki onu çok seviyor ve çok kolluyordur.

Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.