• BIST 106.825
  • Altın 146,023
  • Dolar 3,5179
  • Euro 4,1308
  • Trabzon 26 °C

RAMAZAN GELDİ HOŞ GELDİ!

Nazım ÖZCAN

Hepimizin ağzında pelesenk olmuş o malum cümle;

“Nerede o eski Ramazanlar”…

Peki ne değişti geçmişten bu güne? Oysa daha fakirdik eskiden, şimdi herkes zengin!

Eskiden kendi yetiştirdiğimizi yerdik, şimdi bunlara ilave ithal yiyeceklerimiz de var.

Daha iyi evlerde oturuyor, daha iyi giysiler giyiyor, daha iyi otomobiller biniyoruz.

Daha çok eğitim alıyor daha çok bilgi ediniyoruz. İnternetimiz, bilgisayarımız, akıllı cep telefonlarımız yoktu eskiden oysa şimdi var.

Donumuz bile daha kaliteli..!

Sayımız yani nufüsumuz da arttı eskiye göre.  Yok, yok artık hayatımız da. Doktorlarımız, ilaçlarımız da iyi eskisinden.

Neyi kaçırdık bunca gelişmişliği yakalarken, bu kadar varlık içinde ağzımızın tadını kaçıran bize eskiyi aratan nedir?

Yemek te tuzu, çayda demi, kahvede telveyi mi unuttuk?

Bence hayır bunların da hepsi geçmişe göre daha çok ve çeşitli.

Paylaşmayı unuttuk arkadaşlar, sevgiyi, muhabbeti, selam vermeyi, hatır sormayı unuttuk. Merak etmeyi unuttuk en azından.

Komşum, kardeşim, arkadaşım, anam babam ne yapıyordur, bir ihtiyacı var mıdır acaba diye düşünmeyi unuttuk. İhtiyacı yoksa bile sürpriz yapmayı unuttuk ey dostlar.

Kibirlenmeyi, övünmeyi, gösteriş yapmayı alışkanlık haline getirdik.

Adam kullanmayı, menfaatperest olmayı, hava atmayı eskilerin deyimi ile ‘caka satmayı’ marifet sayar olduk.

İnsan olduğumuzu, yaradılış gayemizi unuttuk.

Ramazan kumanyaları hazırlıyoruz kolilerinin üzerinde büyük harflerle yardım kumanyası olduğunu belirterek.

Alan utansın ama ben havamı atayım yardım ediyorum diye.

Sağ elin verdiğini sol elden gizleyen bir dine mensup Müslümanlar olarak şaşaalı iftarlar veriyoruz bakın benim param var dercesine ama görmüyoruz hemen burnumuzun ucundaki ihtiyaç sahibi akraba ve komşularımızı.

Sonra da soruyoruz birbirimize; ‘Nerede o eski Ramazanlar’…

Aslında şunu mu sormalıyız, ‘Nerede o eski insanlar, nerede insanlık’…

Telefonla bayramlaşmayı, mesajla hatır sormayı, insanlığımızla değil de bindiğimiz araba ile yarışmayı bırakmadığımız müddetce ağzımızın tadı yerine gelmeyecek.

İftar çadırı yerine ihtiyaç sahiplerini bulup yardım yapmadıkça, evinde pişen tarhana çorbası da olsa komşunla paylaşmadıkça eski Ramazanları aramaya devam edeceğiz.

İnsan olmak, insanlık ve Müslümanlıkla süslenmiş bir hayat yaşamanız dileklerimle hoşcakalın…

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.