• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Trabzon 6 °C

RAPUNZEL’İN İSTİFASI!

Prof. Dr. Burhan Çuhadaroğlu

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanmakta olan sancılı gidişatın son dışavurumu Ankara Milletvekili Sayın Emine Ülker Tarhan’ın partisinden istifası olmuştur. Bir süre önce de partide Genel Başkan Yardımcılığı görevinde bulunmuş olan yine Ankara milletvekili Sayın Emrehan Halıcı da partisinden istifa ettiğini açıklamıştı. Benzer nedenlerle istifanın eşiğinde olan başka milletvekillerinin de olduğunu tahmin etmek hiç de zor değildir. Peki, partilerine gönülden bağlı olan bu insanları bu noktaya getiren nedenler nelerdir? Ya da diğer bir deyişle CHP’nin içerisinde bulunduğu bu kargaşanın sonu nereye varacaktır?

CHP; mevcut yönetim kadroları ile bu ülkede birçok seçim yarışına girmiş ve maalesef beklenen başarıyı gösterememiştir. Bu konu üzerine yapılan pek çok analizin bizleri buluşturmuş olduğu esas nokta “halkın parti yönetimine yakınlık duymamasıdır”. Bence konu bu kadar basit bir düzeye indirgenebilecek kadar diğer nedenlerden arınmış ve netleşmiştir. Bunu çok iyi anlayan Genel Merkez; kendince önlemler almaya ve yeni vitrin düzenleri oluşturmaya başlamıştır. Ancak halk; bu çabanın da beyhude olduğunu ve samimi olmadığını çok iyi gördüğünden partideki erime her geçen gün artarak devam edecektir. Anketler göstermektedir ki; artık partinin kemikleşmiş tabanının büyük bir çoğunluğu bile CHP’nin önümüzdeki genel seçimlerde başarılı olamayacağına inanmaktadır.

Biliyorum ki; partinin hâkim güçleri, bu türden anketlerin kara propaganda amaçlı olarak AKP tarafından yaptırıldığını ve toplumdaki CHP algısını sabote etme amacı taşıdığını dile getirerek işi pişkinliğe vurma yoluna gideceklerdir. Oysaki durum böyle değildir. Ortada somut olarak yaşanmış olan bir yerel seçim başarısızlığı, anormal hatalarla dolu olan ve partiyi çığırından çıkaran bir Cumhurbaşkanlığı seçimi ve Genel Başkan Kılıçdaroğlu’nun çok kısa sürede kotarmış olmasına rağmen ağır yara aldığı bir olağanüstü kurultay… Bütün bunları yaşamış olan bir partiden yeni bir seçimde başarı beklemek “akıl ve mantık işi” değildir. Bu olsa olsa ancak CHP’yi ülkenin umudu olmaktan çıkarmaya yönelik bilinçli bir operasyon olabilir.

HATALARIN ÖZETİ VE GERÇEKLER

31 Mart 2014 yerel seçimlerinde halkın ve parti teşkilatlarının görüşlerine ve beklentilerine uygun adayları ortaya çıkaracak şekilde önseçim yapmak yerine; büyük ölçüde beş kişilik komisyonun sınırlı düzeydeki takdirlerine ve hayal dünyasına sıkışmış olan sahte partili adaylar halka dayatılmıştır. Daha da önemlisi uluslararası neoliberal merkezlerin yönlendirdiği hiçbir öngörüsü olmayan, politikayı yer kapmak olarak gören, AKP’den hiçbir farkı olmayan adaylar ile girilen seçimleri halk yutmamış ve doğal olarak da oy vermemiştir.

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun neden aday gösterilemeyeceğine dair bu köşelerde yazı yazmaktan bizler yorulduk. Bütün aklı başındaki kalem sahipleri ve CHP’nin bizatihi kendi milletvekilleri bile böylesine bir yanlış tercihe akıl sır erdirememişler, partideki değişim ve dönüşümü anlamakta zorlanmışlardır. Şu soruyu Kemal Kılıçdaroğlu’na sormak isterim: Cumhurbaşkanlığı’na aday göstermiş olduğunuz ve öve öve bitiremediğiniz Ekmeleddin İhsanoğlu’nu CHP’de bugün hangi makama uygun görmektesiniz? Kendisini CHP’ye üye yapmak ya da genel seçimlerde aday göstermek gibi bir niyetiniz var mıdır? Cumhurbaşkanlığına layık gördüğünüz bu kişiyi CHP’ye layık görmekte bir tereddüdünüz var mıdır? Kendisini neden açıkça CHP’ye davet etmiyorsunuz? Bu sorulardan muradım esasında Ekmeleddin İhsanoğlu’nun şu anda CHP’ye üye olabilecek ve parti için çalışabilecek ideolojik bir yakınlığa ve kafa yapısına sahip olmadığını topluma anlatmak içindir. CHP’nin adını bile anmaktan hoşlanmayan, seçim sürecinde Tayyip Erdoğan’ı başarılı bulduğunu dile getiren ve Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra ortalıktan kaybolan bu “derin şahsiyet”, kendisine biçilmiş olan misyonunu tamamlamış ve köşesine çekilmiştir.

CESUR YÜREKLERDEN ÇIKAN SES

Bütün bu acı veren yıpranma sürecinde umut dolu bir ses yükselmiştir. Sayın Emine Ülker Tarhan (medyatik adıyla Rapunzel) ve bir grup milletvekili arkadaşı, partinin ve ülkenin gidişatından duydukları kaygıyı dile getirerek, AKP’ye karşı yeni bir mücadele başlatabilmek adına Genel Başkanı istifaya davet etmişler ve kurultay çağrısı yapmışlardır. CHP’de son dönemde alttan alttan gelişmiş olan eyyamcı anlayışa rağmen ve gelecek dönemde parlamento üyeliğini riske atma pahasına yapılan bu çağrı ancak bir “cesur yürek” işi olabilirdi. Bunu orada halen yaşamakta olan bir avuç militan yapabilmiştir. Bu konuya ilişkin görüşlerimizi bir süre önce dile getirmiş olduğumuz “CHP’de Ne Değişti?” başlıklı yazımızın sonunda; “…Önümüzdeki süreçte CHP içerisindeki bu sol vatanseverlerin tasfiyesi, KK önderliğindeki mevcut antidemokratik ve liberal yönetim tarafından öncelikli bir hedef olacaktır. Oysaki CHP; mevcut kurumsal yapısı ile bu ülkenin geleceği açısından çok önemlidir. Dolayısıyla parti içi muhalefetin atacağı her adımda dikkatli olması ve gerekçe yaratacak sonuçlara yol açmaması gerekmektedir...” yargısına yer vermiştik.

Sayın Emine Ülker Tarhan ile birlikte ortak hareket eden bir Sayın Milletvekili (kendisinden onay almadığım için adını veremeyeceğim) bir süre önce çalışma odamdaki sabit telefonumdan beni arayarak Kuzey Ekspres’te yayınlanmış olan yukarıda bahsedilen yazımın altına imzasını attığını ve kendileri hakkında yapmış olduğum eleştirilere de aynen katıldığını ifade ederek, uzunca bir süre alan sohbetimizde pek çok konudaki görüşlerimizi dinlemişti. Ben kendisine özetle; partinin geçici bir anormallik yaşamakta olduğunu ve partinin bu savrulmadan mutlaka kurtularak yeniden halkın umudu olabileceğini dile getirerek, mücadelelerine parti içinde devam etmeleri gerektiğini ifade etmiştim.

Ancak anlaşılan odur ki; parti içerisinde yaşanmakta olan entrikalar dayanılmaz bir düzeye ulaşmış ve Sayın Tarhan gibi; nitelikli ve antiemperyalist bir vatansever milletvekilini istifa noktasına getirmiştir. Gerekçesi de gayet makul ve mantıklıdır: “…iktidar umudu da hedefi de bulunmayan, yanlış ve zayıf politikaların parçası olmamak için büyük umutlarla geldiğim CHP’den istifa ediyorum.” Bütün kaygım; aynı düşüncede olan ve partinin içine düşürüldüğü durumdan endişe duymakta olan diğer değerli şahsiyetlerin de aynı yolu izleyecek olmalarıdır. Zira CHP’nin halen işbaşında olan mutasyona uğramış yönetiminin de en büyük arzusu bu militanların bir an önce partiden uzaklaşmalarıdır…

AYRIŞMA İŞİNİN ÖZÜ

Gelinen noktada ortaya çıkan tablonun kısa bir analizini yapmamız gerekmektedir. Kemal Kılıçdaroğlu ve sahip oldukları pozisyonu korumaktan başka hiçbir beklentisi kalmamış olan “çakma” MYK üyelerinin, Genel Başkan Yardımcılarının CHP’yi ayağa kaldırmak gibi bir iradeleri yoktur. Türkiye için geliştirilmiş olan yeni uluslararası stratejide CHP’ye biçilen rol, Ortadoğu’nun Batının yararına uygun hale getirilmesinde AKP ve diğer partiler gibi sorun çıkarmayacak bir yapıya bir an önce dönüştürülmesidir. Zira CHP geleneksel tabanı itibarıyla; kısmen bilinçli, eğitimli, ulusal çıkarlarının farkında olan, sömürüye karşı duran seçmen kitlesine sahip bir partidir. CHP tabanının sahip olduğu bu özelliklerinden arındırılarak, Batının Ortadoğu’daki çıkarlarına elverişli hale getirilmesi için geçilmesi gereken ilk aşama geçilmiştir. Türkçesi ile CHP Genel Merkezinin 11. Katı; ülkemizi ilgilendiren yönü ile “barış süreci ile uyumlu” bir yapıya kavuşturulmuştur.

Türkiye’nin gündemine AKP ve PKK arasındaki anlaşma ile girmiş olan ve arka planında “Batının etkin güçlerinin yer aldığı” barış sürecinin; halkların kardeşliği, eşitliği ve özgürlüğü gibi sol terminolojide kutsallığı olan kavramlar ile yürütülmesi doğal olarak sol tabanda bir kafa karışıklığına yol açmıştır. Bilinçli olarak yaratılan bu zihinsel bulanıklık, CHP gibi kökeni ulusal bir mücadeleye dayalı olan partide de bilinçaltında belirli bir ayrışmaya yol açmıştır. Hep dile getirilen ancak bir türlü üzerinde uzlaşma sağlanamayan bu ayrışmanın bu ülkeye maliyeti her geçen gün artmaktadır. Aslında biraz daha derinden ele alındığında ortadaki sorunun; sadece bütün Türkiye’nin devrimci temelde bölgemizdeki emperyal projelere karşı bir bütün olarak durabilmesi ya da Batının çıkarlarına çok daha uygun parçalı ve zayıflatılmış bir Ortadoğu politikasına alet olması arasında bir karar vermekten ibaret olduğunu anlamak çok da zor değildir.

Daha yalın bir ifade ile söylemek gerekirse; bugün Türkiye’de solun belirli bir kesimine ve CHP’deki ne yaptığını tam olarak bilmeyen parti yönetimine kurulmuş olan tuzak, sol değerler üzerinden işlemektedir. Bütün mesele bu tuzağı görüp tehlikeye işaret edenlerin toplumu ne kadar ikna edebileceği meselesidir. İşte Rapunzel’in CHP’den istifa etmesi temelinde bu soylu çabanın bir sonucudur ve son derecede anlamlıdır. 

HAZİN SON MU GELİYOR?

Olasılıkla bu zihinsel karışıklığın düzelmesi ve bu ülkede/Ortadoğu’da ortak tehlikeye karşı Kürdü, Türkü, Alevisi ve Sünnisi ile aynı zeminde bir araya gelinmesi epey zaman alacaktır. Hele de neoliberal güçlerin son birkaç yıldır bu ülkede AKP’ye yedek olarak hazırlamakta oldukları CHP’nin halen içinde bulunduğu durumu gördükçe durumun ciddiyetinin daha da ağır olduğu anlaşılmaktadır.

Bu gidişin önüne geçebilecek olan tek güç tabandır. Parti ile organik bağı olan bütün kesimlerin özgürce fikrini söylemesi ve açıkça, mertçe pozisyon alması zamanıdır. Taban; kendi görevinin sadece parlamentoya milletvekili göndermek için körü körüne çalışmak olmadığını, ülkedeki bütünlüğün bozulması tehlikesine ve neoliberal dayatmaya karşı gerektiğinde parti yönetimini de silkeleme yeteneğine sahip olduğunu göstermelidir. Ya da merhaba hazin son.                  

  

                

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
YERİN KULAĞI
  • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
  • Trabzon futbolu bitmiş!
  • Koray Aydın’ın ekibi!
  • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
  • Birinci yalnız kaldı!
  • İnternet sitesinin anketi!!
  • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
  • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
  • Evde yatıp para kazanacaklar!
  • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.