• BIST 97.886
  • Altın 277,284
  • Dolar 5,8286
  • Euro 6,4899
  • Trabzon 17 °C

REFERANDUM, YSK VE AKP/ERDOĞAN

Ö. Faruk Altuntaş

           16 Nisanda yapılan referandum ve yaşananlar, henüz üzerinde ciddi bir değerlendirme yapacak kadar zaman geçmeden, tarihe yüzkarası olarak geçti bile. Gelecek kuşaklar, 16 Nisan Referandumunu, demokrasinin ve hukukun tüketilişi olarak okuyacaklar.

            Kuşku yok ki, bütün sürece Yüksek Seçim Kurulunun (YSK) operasyonel kararları damgasını vurdu.

            Seçim güvenliğini sağlamak için oluşturulan YSK, kimden nasıl alındığını kimsenin anlayamadığı büyük bir cüretle, seçim sonuçlarına güven duyulmaması için neler yapılması gerekiyorsa hepsini yaptı. Sonuçta, Türkiye’nin % 50’sinin ve bütün dünyanın meşru görmediği bir referanduma imza attı.

                                                                    ***

Zihinlere “Mühürsüz seçim” olarak kazınan Referandum

değerlendirmesine “mühür” konusundan başlamak gerekiyor.

 Seçimlerin nasıl yapılacağını özel olarak düzenleyen 298 sayılı Kanunun 77. madde 4 ve 5. fıkraları oy pusulalarının ve zarfların ayrı ayrı sandık kurulu mührü ile mühürlenip sayılmasını ve tutanak defterine geçirilmesini emreder. Kanunun 101. madde 3. fıkrası ise arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan oy pusulalarının geçersiz sayılacağını belirtir. Aynı şekilde Yasanın 98. madde 4. fıkrasında “…..üzerinde ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan…. zarflar geçersiz sayılır” kuralı yazar.

Yasanın uygulanması esaslarını daha ayrıntılı olarak gösteren ve YSK tarafından çıkartılan 135/1 sayılı Genelgenin 41/c maddesinde, “Üzerinde seçim kurulu ve sandık kurulu mührü bulunmayan zarfların geçersiz sayılacağı; 43/c maddesinde ise arkasında sandık kurulu mührü bulunmayan oy pusulalarının geçersiz sayılacağı” açıkça yazar.

Şimdi temel soru şudur: Görevi, yasayı ve yasanın uygulanmasını göstermek üzere çıkartılan diğer mevzuat hükümlerini uygulamak olan YSK, açıkça yazılmış hükümlerin tersini yapabilir mi? Yasal düzenlemeyi yok sayarak, tam tersi yönde karar verebilir mi?

Kuşkusuz ki “Hayır”.

Demokrasinin ve hukuk devletinin kırıntılarının olduğu bir devlette, yasa ile açıkça yapılan düzenlemenin tersine karar verilemez.

Eğer yasalarda açıkça belirtilen hükümlerin tam tersi yöne karar verilebiliyorsa, yani yöneticilerin emirleri yazılı hukuku iptal edebiliyorsa, hepimize geçmiş olsun. Artık demokratik devletten, hukuk devletinden değil, polis devletinden, otokratik / teokratik devletten söz etmek gerek.

                                                    ***

YSK’nın hileye kapı aralayan başka kararları da oldu.16.00’da oy verme bitip açık olması gereken sayım işlemine geçince, doğu bölgelerinde sayım işlemi bir süre seçmenlere kapalı olarak yapıldı ve itiraz üzerine çok sonra düzeltildi. Bu arada, özellikle doğuda atı alanlar Üsküdar’ı geçti!

Daha önceki seçimlerde tutanaklara geçirilen bazı bilgiler tutanaklara geçirilmedi. Örneğin şu anda sandıklardan çıkan toplam mühürsüz zarf ve oy sayısı bilinmiyor. Kamuoyuna yansıyan bilgilere göre bu şekildeki şaibeli oy sayısının 2,5 milyona ulaştığı ve “Hayır”ların oranının % 51,5-52 civarında olduğu söyleniyor.

Kamuoyu haklı olarak soruyor; referandum için hazırlanan 170 bin sandık için, sandık sayısının 2,5 katı ölçüsünde 410 bin adet yaptırılan “Tercih” kaşesi ne oldu, kimlere dağıtıldı? Bu kadar “Tercih” kaşesi nasıl yetmedi de hala bazı sandıklarda “Tercih” yerine “Evet” kaşesinin kullanımı gündeme gelebildi? Bunca seçim deneyimine ve alt yapısı hazır örgütlülüğe rağmen, önceki yıllarda görülmeyen bu hataları yapmayı nasıl başardınız?

Kamuoyuna yansıyan söylentilerde belirtildiği gibi, YSK başkan ve üyelerinden bazılarının “ByLock” kullanıcısı olabileceği tehdidinin, açıkça kurallara aykırı olan ve hileye kapı aralayan bu kararların alınmasında etkisi olmuş mudur?

                                                 ***

Üzerinde önemle durulması gereken bir diğer önemli konu, seçim hileleri nedeniyle meşruiyeti kalmayan referandum sonuçlarının iptali için yargıya yapılan başvuruların, AKP hükümeti tarafından önünün kesilmesi ve yargının baskılanması girişimidir.

Bu denli açık ihlaller nedeniyle referandum sonuçlarının meşruiyeti kalmadığı gibi hukuksal temeli de kalmamıştır. Hukuksal açıdan referandum sonuçları yok hükmündedir. Kuşku yok ki, hukuksal olarak bu tespitin yapılması “Yargı”nın görev ve yetkisinde kalmaktadır.

Peki ne görüyoruz?

Yargıya yapılan başvuruların sonucunu beklemeden, başta Adalet Bakanı Bozdağ olmak üzere iktidar erki, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’a emir verir gibi açıklama yapıyor; yargı organlarını baskı altına almak istiyor. YSK kararına karşı muhalefetin itiraz yapacağının anlaşılması üzerine Bozdağ, “YSK kararları aleyhine Anayasa Mahkemesi ve Danıştay dahil hiçbir merciye başvurulamaz” diyerek önden kestirme yapıyor. Bu tutum açıkça yargıya müdahaledir ve yanlıştır. İktidar, yargının kendi kararını vermesini beklemek zorundadır.

İşin esası yönünden şunu belirtmek gerekir. Hukukta “keenlemyekün” denilen “yok hükmünde” sayılan, hiç olmamış gibi değerlendirilen kararlar vardır. YSK’nın 298 sayılı Kanunda ve 135/1 sayılı Genelgede açıkça yazan hükümlerin aksine karar vermesi ve buna dayalı olarak yapılan işlemler keenlemyekündür, yok hükmündedir. İşlemin yok hükmünde olup olmadığının, hukuk devletinin gereği olarak bir yargı mercii tarafından tespiti ve karara bağlanması gerekir. İktidar, yargısal sürecin, yargı içinde tamamlanmasını beklemeden yargıya yaptığı müdahale ile şimdiden, yargının vereceği kararı lekelemiştir. “Atı alan Üsküdar’ı geçti” denilerek hile ile kazanılan seçimlerin bir oldu bitti biçiminde kabulü beklenemez, istenemez.

 

                                                                           

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.