• BIST 99.028
  • Altın 281,698
  • Dolar 5,8739
  • Euro 6,4829
  • Trabzon 17 °C

REKABET

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

  “Doğruyu acaba yanlış zamanda mı söyledim?”… Bir arkadaşımla işiyle ilgili sohbet ederken; Bu cümleyi söyledi.  Yani zamanlamanın önemini değindi. Doğru mu yanlış mı olduğunu bilmeden “işte şimdi deyip” uygun zamana kendin olarak karar vermek.
İyi bir soruya cevap aramanın kendini tanımada ki en iyi yollardan biri olduğuna inanırım. Kendinle yarışırsın ve kendin kazanırsın ya da kaybedersin.
Aslında hayatı çok da ciddiye almamak lazım; Mesela “hayat” pişman olduğumuz bir sürü saçmalıklarla dolu değil mi?
Sürekli birileriyle yarışıyor, çekişiyor ve rakip oluyoruz. Bu birileri sürekli bizi aşağıya çekiyor. 
Sen yolunda yürü, bırak onlar ne derse desin demiş Horace.
Evet konumuz rekabet. Yani iyi bir sonuç almak için yarışa girmek. Hem de aynı işi yapan kişiler arasında yapılan en iyiye ulaşma yarışı.
Gerçi iyi ne ki?
Yakaladıklarımızı bu kadar kolay tükettiğimiz sistemde, iyi fikirler gerçekten iyi işlerden,  iyi insanlardan mı çıkıyor?
Bir yerde okumuştum çok hoşuma gitti. Rekabetle karşıtlık, hayranlıkla yandaşlık hamurumuzda var.
Yakaladıklarımızı çok çabuk kaybediyoruz. Oysa tek hata yapması gözden düşmek için geçerli sebep sayılan bu acayip dengede neyi kaçırıp, neyi yakalıyoruz ki? Birde tonlarca hata yapsa da hayranlık duyup yandaşlık yaptıklarımızın hatalarını görmezden gelişlerimiz var;  İşte!  Böyle acayip bir mugayir.
Başkalarını bilmek akıl
Kendini bilmek gerçek bilgeliktir
Başkalarına hükmetmek kuvvet
Ama kendine hükmetmek gerçek güçtür.  “Lao Tzu”
Davranışlarında isabetli olmak rekabetçi ortamda da seni farklı yapar. Medeni yapar. 
Kuvvet ve güç aslında çok farklı şeyler. Kuvvetle hatta tehditle biraz etrafındakileri sindirebilirsin. Ama sevilmezsin sadece korkutursun.
Güç ise insanın başta kendine, sonra da etrafındakilere hükmetmesidir.  
İmamlar hatip olmasaydı bu kadar etkili olurlar mıydı?
Oysa imam deyip geçmeyin insanları Allah için bilgilendirmek, bilinçlendirmek, iyi bir müslümanın nasıl olması gerektiği konularında aydınlatması gerekir. İmamın görevi hatipliktir. Yani düzgün, açık, doğru ve etkili konuşan olmalıdır imam.
Etkisi Allah yolunda olmalıdır. Ama siyasi konularda da maşallah bir siyasetçiyi aratmayacak kadar yetenekli ve tecrübeli imamlarımız var.
Hatta bir siyasetçiye rakip olabilecek kadar rekabetçi imamlarımız var.
Kendini tanımayan, planı olmayan, gideceği yolu bilmeyen, stratejisi olmayan, dünü göremeyen insanların dünyasında kim kiminle rekabet eder oldu inanın anlamadım gitti.
Ben bu yıl Beşiktaş’ın yine şampiyon olmasını istiyorum. Rakiplerini geride bırakıp kupayı havaya kaldırmasını diliyorum. Ama ben koyu bir Beşiktaş taraftarı değilim dileğim sadece ve sadece oğlumun yüzündeki güneş parlasın diye.
Rekabet motivasyondur.
Rekabet kazanımdır. Kırmadan, dökmeden, incitmeden.
Sadece güçlünün olduğu rekabet ortamları kuralların bozulduğu, koşulların sadece güçlüden yana olduğu ve kazanın kim olduğu başlamadan bilinen ortamlardır.
Rekabet en iyiye ulaşmak olmalıdır ama maalesef bu günlerde çok da yerinde bir karar olmayıveriyor.
Her şeyin kazanmak ve kaybetmek olarak görüldüğü dünyamızda, kaybetmeyi dünyanın sonu olarak görüyoruz. Kazanmak içinse her yol mubahtır stratejisi geliştiriliyor.
Kazanmak için ne demokrasi ne eşitlik, ne adil, ne etik ne de başka olgu artık geçerli değildir.
Sonuçta bir sınav var ve çalışmalısınız. Ya kaybeder, ya da kazanırsınız. Hilesiz ve hurdasız. Eğer dersine çalışmışsan korkmana ve endişeye mahal yok.
Hak eden kazansın. 
Bir, iki, üç başla. 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.