• BIST 97.713
  • Altın 144,219
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • Trabzon 16 °C

SABAH SABAH DUYGULANDIM

Gürol Ustaömeroğlu

Sabah büroda evrak ararken bir zarf gözüme ilişti. Zarf üzerinde gönderen bölümünde Süleyman DEMİREL yazıyordu. Rahmetli DEMİREL tarafından bana hitaben yazılmış bir mektubun zarfıydı elime geçen. Mektup da içindeydi. DEMİREL’e ait mektup, fotoğraf ve diğer evraklar özel arşivimdedir ama demek ki bu mektubu arşive kaldırmayı unutmuşum. İçeriği izninizle bende kalsın. Bu tip mektup ve diğer evrakları özenle saklamaktayım.
Rahmetli 9. Cumhurbaşkanı Süleyman DEMİREL’e olan gönül bağımı beni yakından tanıyanlar iyi bilirler. 1980 sonrasında kendisine olan sevgim içime sığamamış siyasi fikrime, siyasete bakışıma kadar sirayet etmişti. Ailesinin siyasete bakışı sınırlı ve mesafeli olan biri olarak DEMİREL Sevgisi beni siyasi bir kişilik yapıp çıkarıvermiş, Doğru Yol Partisi Trabzon Merkez İlçe Başkanlığı’na kadar taşımıştı. Kendisi ile defalarca Güniz Sokak’ta yüz yüze veya telefonda veya Trabzon’da sohbetimiz olmuştu. Trabzon’da Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin davetine birkaç kez icabet ettiğinde Allah selamet versin Eski Rektörümüz Türkay TÜDEŞ’in özellikle beni de bu davetlere katması hayatımın not defterine özenle yazılmıştır. Anılarımda özel bir yerdedir. Hele hele TÜDEŞ Hocamızın makam otomobilinden bana hitaben “Gürol hazır ol, baba geliyor” diye seslenmesini her an tebessümle hatırlarım.
Güniz Sokak’taki ilk ziyaretimde bir usül öğrenmiştim. Gözünüzün önüne getirin, Salon kalabalık. Karşınızda DEMİREL. Yoğun sohbet var. Ama bu sohbet bir yerde kesilecek ve kalkılacak? Peki bu nasıl olacak? Yani ziyaret nasıl sonlanacak? Herkes bireysel mi hareket edecek?
Çaylar içildikten sonra bu soruları kendi kendime sorarken 30. dakikalarda DEMİREL’in sesi bu soruların gereksiz olduğunu ortaya koymuştu;
“Ayağınıza sağlık”
Tipik bir DEMİREL Nezaketi ile ziyaretin sona erdiğini belirten çok şık bir uyarı idi bu. Böyle de olmalıydı zaten. Çünkü dışarıda bekleyen onlarca insan kuyruğu vardı.
Son Güniz Sokak ziyaretime de bu bilgiler ışığında gitmiştim. Randevu akşamüzeri saat 17.00’ye verilmişti. Ziyaretçiler benim dışımda, Eski Bakan Bekir Sami DAÇE, Gazeteci Abbas GÜÇLÜ ve Kars Üniversitesi Rektörü ( Adını hatırlayamıyorum ) idi.
Tecrübelerim ışığında yaklaşık olarak 30 dakikalık bir ziyaret bekliyordum. Sohbet çok keyifliydi. Konuşmalar esnasında güzel şeylere tanık olmuştum. Bunlardan bir tanesi DEMİREL’in beni salondakilere tanıtmasıydı. O kendine has üslup ve sesi ile; “Gürol Trabzon’dan geldi. Benim için geldi” dediğinde içim ürpermişti. Heyecanlanmıştım. Özellikle 12 Eylül sonrası gençlik ve siyaset üzerine kendisi ile ikili diyaloğa girmiştim.
Bir diğer güzel şey Abbas GÜÇLÜ ile olan diyaloğuydu. Abbas GÜÇLÜ daha önceden DEMİREL’in katılacağı belirlenmiş olan “Genç Bakış” Programı’nda sorulabilecek soruları kendisine verebileceğini söyleyince DEMİREL şu cevabı vermişti;
“Hayır, bana önceden soruları vermeyin. Çocuklar istedikleri şeyleri özgürce istedikleri gibi spontane sorsunlar.”
Hele hele Kars Üniversitesi Rektörü’ne üniversitenin içindeki birkaç özel uygulamayı sorması Tipik DEMİREL Hafızası’na canlı örnekti.

***

Sohbet böyle devam ederken yaklaşık olarak 30. dakikada Bekir Sami DAÇE’ye baktım. Yani acaba kalkmamız gerekiyor muydu? O da bana hafifçe baş işareti ile bekle demiş ve nihayetinde DEMİREL’e; “Beyefendi zamanınızı aldık. Biz müsaade isteyelim” demişti.
DEMİREL ise  “Benim zamanım var. Rahat olun. Sohbet çok güzel. Gelin size evi gezdireyim. Asılı fotoğraflar hakkında bilgi vereyim. Özellikle su konusunu anlatayım” dediğinde çok heyecanlanmıştım. Yaşayan bir tarihin anılarına kendi ağzından hem de özel bir zamanında tanık olmak üzereydik. Müthiş bilgiler vermişti bize. Yanımızda aileden bir büyüğümüz gibi davranıyor, anılarını aktarırken kendisi de heyecanlanıyor ve o anıları adeta yaşıyordu.
Zannediyorum 2 saat kadar bir süre beraber olmuştuk. Sohbet 25 - 30 dakika sürer diye akşam saatlerine aldığım uçak biletim yanmış ve Trabzon’a dönüş uçağını da kaçırmıştım. Eşime telefonda “Uçağı kaçırdım. DEMİREL bizi bırakmadı” dediğimi bugün gibi hatırlıyorum.  
Sabah sabah Süleyman DEMİREL imzalı bu mektup hiç aklımda yok iken gözüme ilişince duygulandım doğrusunu isterseniz. Günümüzde dünyanın gidişatını, üstelik soğuk savaşın olmadığı bir ortamda dünyanın ve dolayısı ile ülkemizin yaşadığı problemleri gördükçe, 40-50 yıl öncesinin şartlarında, o soğuk mu soğuk savaş yıllarında güdülen denge politikalarının ülkemize zarar vermeden ya da en az zararı vererek gerçekleştirilmiş olmasına büyük saygı duyuyorum.
Siyasetin bir tecrübeler silsilesi olduğunu her fırsatta dile getirmiş olan Rahmetli DEMİREL’in  Aziz Hatırası önünde bir kez daha saygıyla eğiliyorum.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.