• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 16 °C

Sabırsız insan oyuncu olamaz

Sabırsız insan  oyuncu olamaz
Ünlü oyuncu Yetkin Dikinciler, Kuzey Ekspres’in konuğu oldu

Tiyatro, sinema, dizi oyuncusu Yetkin Dikinciler, oyunculuğun ilk ve en önemli şartının ‘sabır’ olduğunun altını çizdi.

***

Röportaj: Mahir Selenga MISIR

Beğenerek izlenilen oyuncu, her rolün hakkını fazlasıyla veriyor… İzleyiciyi gerek sahneye gerek ekran başına kilitlemeyi başarabilen bir yetenek. Geçtiğimiz günlerde Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali’nde ‘Profesyonel’ oyununda arkadaşlarıyla sahne aldı ve performansıyla bir kez daha alkışlandı. Dikinciler ile sanatı üzerine keyifli bir röportaj yaptık. Biz sorduk, kendisi samimi cevaplar verdi…

DEĞERLİ OLDUĞUN YER!

-Kısaca kendinizden bahseder misiniz?

“Ben İstanbul’da doğmuş büyümüş, ama gerek memur ailesi çocuğu olmam sebebiyle gerekse seçtiğim meslek yüzünden önce Anadolu’yu, Anadolu topraklarını, bu memleketin her bir köşesini, sonra da işim vesilesiyle festivallerle turnelerle dünyanın diğer yerlerini görme şansına sahip olmuş ve bu yüzden de insanın değerli olduğu yerin sadece doğduğu yer olmadığını bilen, böyle düşünen, böyle yaşamaya çalışan biriyim.”

SABIRLI OLMALISINIZ

-Her işin zorluğu vardır’ denir. Oyunculuğun zorlukları nelerdir?

“Zamansızlık ve sürekli sabırlı olmayı gerektirmesi bence en büyük zorluğu. Sabırsız insan oyuncu olamaz. Sette sahneni beklerken de, oynamayı arzu ettiğin rolü de sabırla beklemek zorundasın. Bu sükut etmek hali, bazen zor geçebiliyor...”

HİKAYENİN GÖRÜNÜRLÜĞÜ

- Tiyatro, sinema ve TV'nin bir görevi var mı ya da olmalı mı?

“Hayır olmamalı... Yaptığınız şeyin etkisini bilmelisiniz ama her denileni yapmak vazife değil. Evet tiyatrodan, sinemadan, TV'den bir hikaye anlattığınızda onun görünürlüğü etkisini de beraberinde getirir. Bu bir sorumluluktur ama kimse kimseye bu sorumluluğu zorla veremez. Ben bütün oynadığım filmlerde, dizilerde, tiyatro oyunlarında, projelerde ruhuma değen ve kalbimden bir şey koyabileceğim işlerle buluşmaya çalışıyorum. Yoksa yaptığınız şey,  bir iş yapmış olmanın ötesinde hiçbir işe yaramaz.”

TİYATRO SIĞINAĞIM GİBİ

- Sizi televizyon, sinema, tiyatro gibi birçok alanda görebiliyoruz. Sizce hangisine daha yakın ya da uzaksınız?

“Ben oyuncu olarak hepsine yakınım. Bazen oyunculuğum sinemada, bazen televizyonda, bazen de tiyatroda ortaya çıkıyor ama tiyatro benim sığınağım gibidir. Kendimi gerçekten iyi hissediyorum tiyatroda. Sonuç olarak hangisi olursa olsun amacım hepsini aynı titizlikle yaparak icra edebilmek.”

PROFESYONEL OYUNU

- “Profesyonel” oyununa gelecek olursak eğer bu kaçıncı turne ve oyun devam edecek mi?

“Saymayalım bereketi kaçmasın diyoruz genelde. Kısaca biz 7 sezonu bitirdik. 8. sezona yaklaşıyoruz. Yurtdışında ve Türkiye’nin birçok ilinde bu oyunu oynadık. Büyük şehirlerde olduğu gibi gittiğimiz Anadolu bölgelerinde hep aynı ilgiyle karşılandı. Biz karşılandık demiyorum farkındaysanız. Bu metin bu tiyatro bu olgu karşılandı aslında insanlar tarafından. Görülüyor ki yurtiçi veya yurtdışı tiyatronun ne sınırı var ne de dili. Sınıflandırma ya da ayrıştırma olmadan tiyatro yolunu bulup hedefine ulaşıyor. Anadolu’da şöyle oluyor, büyük şehirde böyle oluyor diye sınıflandırmıyoruz. Hatta ve hatta Anadolu’daki izleyicinin daha yoğunlaşarak, daha dikkatli izleyebildiğini de gözlemledik bu süreçler boyunca.”

- Oyuna hiç ara vermeden yaklaşık iki saat boyunca sahnede kaldınız. Hem seyirciyi bu denli oyunun içinde hem de kendi performansınızı yüksek tutmak zor olmadı mı?

“Evet aynen zor bir durum ama seyirci için de zamanın nasıl geçtiğini anlamayacağı bir oyun bu. Çünkü hayat gibi dalgalı bir yapısı var. İyisiyle kötüsüyle yer aldığı için sıcak bir temas var ve bu da seyirciyi oyunda tutabilen bir faktör. Oyun zaman zaman küçük bir tebessüm, zaman zaman bol kahkaha ve bazı zamanlarda da duygusal anlar yaşatıyor izleyiciye. Bu da sürenin ne kadar uzun olup olmadığını hissettirmiyor insana.”

MUTLULUĞUMUZ TAÇLANDI

- 12-13-14 Mayıs’ta Trabzon’da 18.Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali’ndeydiniz Trabzon seyircisinin ilgisi nasıl? Oyun bitiminde seyirciler sizleri dakikalarca ayakta alkışladı. Hatta sizler de bu ilgi yüzünden tekrar tekrar sahneye gelip selam vermek durumunda kaldınız. Sizce neydi bunun sebebi?

“Bir dostla karşılaşıp vedalaşamamak gibi oluyor bu. Hadi görüşürüz deyip ayakta biraz daha sohbeti devam ettirmek gibi bir şey. Bu açıkçası her yerde karşımıza çıkan bir durum. Biz Işıl Kasapoğlu’yla çalışırken Bülent de ben de ‘Şu kadar seyirci olsun, bu kadar dikkat çeksin’ diye başlamadık. Bizi mutlu etsin diye ve mutluluğumuzu yansıtabilelim diye başladık. Bu karşılaştığımız manzara mutluluğumuzu taçlandıran bir durum oldu. Çünkü oyun Sırbistan’da yazılmış olsa da Türkiye’den birçok şey buluyor insan. Kendi yaşadığı ülkenin, bu coğrafyanın içinden geçtiği, bu zamanın bir takım ipuçlarını, yüzleşmelerini yaşıyor ama aynı zamanda kendini sadece Türkiyeli bir insan olmaktan kurtarıp dünyalı insan yerine koymaya başlıyor. Bu da onun içini ferahlatıyor. Hem hüzünleniyor hem de sevindiriyor.”

- İzleyici olarak kendinizi beğenir misiniz?

“İzlememeye çalışıyorum, beğenmem kendimi. ‘Hay Allah, hay Allah!’ diye izlerim çünkü. Tiyatroyu o yüzden seviyorum, bir daha izleme şansımız yok. Oynayıp geçiyoruz.”

TAVSİYE ALMAMAYI TAVSİYE!

- Üniversite öğrencilerine kariyer hedeflerine ulaşmaları için neler yapmalarını önerirsiniz?

“Bir şey söyleyeyim mi? Böyle liselerle de söyleşiye gittiğimde ‘Bizlere ne tavsiye edersiniz?, Ne önerirsiniz?’ diye sorduklarında, tavsiye almamanızı tavsiye ederim diyerek bitiriyorum söyleşiyi. Çünkü tavsiye içinizdekinden farklı bir zorlayıcı unsur olmaya başlıyor. İçinizdekinin peşine düştüğünüzde tavsiye almaya başlayın. Bu içimdekini nasıl gerçekleştiririm diye. Ama kendi başına tavsiye hava cıva diye düşünüyorum.”

HAYATIMIZ BİR TANE

- Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

“Hep ekler geliyor aklıma, o da pasta, çok tatlı. Hep istediğimizi yiyebilmek dileğiyle hep beraber. Ya da yediğimiz her şey, içtiğimiz her şey, şunu unutmayalım, bir hacim içerisinde yaşıyoruz, yani bedenimiz bir tane, hayatımız da bir tane. Onu ne kadar başkaları için büyütürsek o kadar kendimiz için küçültürüz. Sadece bunu söyleyebilirim. Kendimize kendi istediğimiz şeyleri ekleyelim.”

YETKİN DİKİNCİLER KİMDİR?

15 Ağustos 1969 tarihinde İstanbul’da dünyaya geldi. Babası subaydı, okul çağına kadar Anadolu’yu karış karış dolaştı. İlkokulu Trabzon’da okudu. Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümünü 1993 yılında bitirdi. Önce belediye tiyatroları, ardından Diyarbakır, İstanbul devlet tiyatrolarında görev yaptı. Çok sayıda tiyatro oyunu, film ve dizide rol aldı.

002.jpg

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • ÖZGÜR MÜZİSYEN CEM ADRİAN….05 Ekim 2017 Perşembe 11:56
  • Mehmet Yiğit Alp ödüllere ambargo koydu!..05 Ekim 2017 Perşembe 11:47
  • 2017 – 2018 bot ve çizme modası02 Ekim 2017 Pazartesi 16:59
  • Sanat Günleri’ne geri sayım başladı02 Ekim 2017 Pazartesi 13:09
  • Herkesin hayatını tehlikeye atmış27 Eylül 2017 Çarşamba 17:18
  • ÇÖPLÜK FİLM’İNİN GALASINA DAVETLİSİNİZ!26 Eylül 2017 Salı 14:38
  • Suat Dervişoğlu hasret giderdi25 Eylül 2017 Pazartesi 11:31
  • Gnomon Series resim sergisi22 Eylül 2017 Cuma 10:26
  • KEREM’İN OKUL AŞKI21 Eylül 2017 Perşembe 11:09
  • Devlet Tiyatroları perdelerini açıyor20 Eylül 2017 Çarşamba 12:05
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.