• BIST 90.182
  • Altın 147,216
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • Trabzon 5 °C

​SADİ HOCAYI DİNLERKEN...

Nedim Mollaveisoğlu

Erdoğdu Anadolu Lisesi’nin Dünya Şampiyonu olmasının ardından çeşitli medya kuruluşlarında haberler yapılmaya başlandı. Yerel basın görevini yerine getirecek şekilde haberi verirken ulusal medyanın bazı kesimi bu önemli başarıyı bir cümle olarak haberleştirdi.

Trabzon bu tür başarıları ilk kez yaşamamıştı. Daha öncede Trabzon Lisesi böyle bir şampiyonluğu kentimize getirmişti.

Şu sıralarda bana göre de doğru olan olayın başka bir yanı tartışılmaya başlandı.

Şampiyon olan Trabzon Lisesi takımından bugün yeşil sahalarla kalan Ergin Keleş’ten başka oyuncu yok.

O dünya şampiyonu olan kadrodan Trabzonspor A takımına katılan oyuncu da olmadı.

Aynı endişeyi şimdi yaşayanlar var. Acaba bu şampiyon kadroda dağılacak ve yok olup gidecek mi?

Önceki akşam bir tv kanalında Sadi hocayı dinledim.

Trabzonsporun Altyapı Geliştirme Koordinatörü olan Sadi hoca Dünya şampiyonu olan kadronun tamamının Trabzonspor U17 ve U14 takımının oyuncuları olduğunu söyledi. Ve Şöyle devam etti.

“Böyle çıkış içinde olan oyuncularımız var.1461 Trabzon’da 3, Arsinspor’da 2, Ofspor’da 2 oyuncumuz kalitelerini ispatlamış ve hazır bekleyen oyuncular. Bu çocukların tek beklentileri şans. Kim, ne zaman bizden istedi de vermedik. Bu, gezmişte de böyleydi şimdi de böyle. Eski Genel Koordinatörümüz Özkan Sümer’in başlattığı bu gelişim ve eğitim hamlesinin meyveleri artık olgunlaştı. Yapılması gereken bu çocuklara yerinde ve zamanında şans tanınmasıdır...”

Belli ki Sadi hoca bir yerlere mesaj veriyordu. Trabzonspor’un A kadrosuna alınan 30 oyuncuya milyonlarca EURO ödenirken alt yapıdaki bu gerçek neden görünmezden geliniyor.

Yaşları 17-18 olan bu genç oyuncular 25-30 yaşına geldiğinde mi şans yakalayacaklar.

Bu tür cesaretli teknik adam ne yazık ki günümüzde kalmadı. Hepsi de kendisini başarılı kılma adına hesaplar peşinde. Kulüp batacakmış önemli değil. Pahalı ve görselliği olan transferlerle piyasa yapmak ve cepleri doldurmak.

Sevgili Sadi Tekelioğlu, gelecek vaat eden oyuncuların olgunluklarını yaşamaları ve de tecrübe kazanmaları için Pilot takıma  ve kentimizin diğer takımlarında bu oyuncuları istihdam etmek zorunda  kalması oldukça düşündürücü değil mi?

Bu çocuklar ne zaman A takıma alınacaklar.

Yıllardır öze dönüş vaadi ile taraftarları kandıran yöneticiler ne yazık ki sisteme uyarak takımı yabancılaştırma adına her türlü adımı atmaktan geri kalmadılar.

Buradan Ersun hocaya sormak isterim.

Sadi hocanın dikkat çektiği oyuncuları kaç kez izlediniz, ya da izlediniz mi?

İzlediniz se neyi bekliyorsunuz?

İzlemediyseniz lütfen izleyiniz.

***

SANTA HARABELERİNE GEZİ

Arsin Belediyesinin organize ettiği Santa gezisine katılan basın mensuplarından birisiydim. Sanırım beşinci kez gidişimdi. 10 yıl önceki Santa ile günümüz arasında fazla bir değişimin olmadığını gördüğümü söyleyebilirim.

Sosyal aktivitelere verdiği katkılarla dikkat çeken Arsin Belediye Başkanı  Erdem Şen bana göre geç kalınmış bir hamleyi doğru zamanda yaptı. Turizm haftası etkinlikleri çerçevesinde Santa’ya bir gezi düzenlemek kadar olumlu bir şey olamaz. Kentin Valisi ve protokolünü de davet etmek  bir yerel yöneticinin yapması gerekendir. Başkanımız bunu iyi yaptı, gelen misafirlerin yanında geziye katılan vatandaşları için de ikramı bol tuttu. Hatta bir muhtar odun ateşinde koyun çevirtti ve misafirlere ikram edildi. Sayın Şen ekibi ile birlikte vatandaşların rahat etmesi için her şeyi düşünmüştü.

Gelelim işin turizm boyutuna.

İşhan’dan sonra yol stabilize. Toz, toprak ve su kanalları üzerinden geçerek ulaşım sağlanmaya çalışılıyor. Yer yer çökmeler olmuş. Dere, yatağına sığmaz durumda. Yapımına başlanan yol genişleme çalışmaları bu gidişle 10 yıl da bitmez. Ve çok büyük  para gerek. Oysa yapılması gereken, var olan mevcut yolu genişletmek değil, istinat duvarları ve ceplerle  dizayn ederek ulaşıma açmaktır. Elbette başkanımız Sayın Erdem’in tek başına yapabileceği bir iş değildir. Ama siyasi güçleri harekete geçirmede itici güç olabilir. Arsin’de siyaset yapan eski isimlerden hangisi bu güzergah için bir adım atmıştır. Kentimizin batısında bulunan Akçaabat, Beşikdüzü, Vakfıkebir yaylaları,  köy kentlere dönüştürüldü. Yollar sıfır asfalt hale getirildi. Turizmden para kazanan insanlar küçük küçük işletmeler kurmaya başladılar. Kim yaptı bütün bunları, o yörenin siyasetçileri.

Arsin bu konuda en geri kalmış, hatta unutulmuş yerlerden birisidir. Hemen önünde Yomra, ardanda da Araklı.

Turizmin girmediği yere medeniyet girmez. Orada yaşayan insanlar var olanlarla yetinmekten başka iş yapamazlar. Zibil sepeti kadınlarımızın sırtında 70 derece dik fındıklıklara tarlalara günlerce sefer yapıp  aç kalmamak için tarla bağ bahçe yapmaya çalışıyor. Ürettiğini turistlere satsa ne olur? Orada yaşayan çocukların eğlenmeye, park oyun oynamaya hakları yok mu?

Orada yaşayan kadınlarımızın, kızlarımızın insanca ve özgürce yaşama hakları yok mu?

Hala kameraya şaşkın bakan çocuklar var. Hala şehirle tanışmamış gençler, anneler var.

Bunun nedeni yolsuzluktur.

Yol olmayınca ne yapsın bu insanlar.

Erkekler gurbette nafakalarını çıkarmaya çalışırken kadınları hiç değilse  biraz süt, bir kaç yumurta satamaz mı?

Bakınız, Akçaabat, Beşikdüzü, Vakfıkebir’deki kadınların bir çoğu çember oyası, çeşitle meyveler ve çorap dokuyup turistlere satarak para kazanıyor. Ama Arsin’deki bu turizm vadisinin yolu olmadığı için o yörede yaşayanların böyle bir şansları hiç olmadı.

Yazıktır, ayıptır ve günahtır.

Aynı bölgenin bu üç ilçesi bu kadar kaderini terk edilemez.

Kullanımı Trabzon’da olan Santa Harabeleri’nin tapusu Gümüşhane’de. İki kentin valileri, turizm il müdürleri, Milletvekilleri bir araya gelerek bir kararname ile buranın sınırları yeniden belirlenemez mi?

Üç dönemdir Arsin’de Belediye Başkanlığı yapan Dr. Erdem Şen iktidar partisi gücüyle bu sorun için ilk adımı atmalı diye düşünüyorum.

Hani bir söz vardır. Daima yaşamak istiyorsan ölmez bir eser bırak.

Sayın Şen bunu başarabilirse tarihe geçen bir Başkan olarak hatırlanır.

Turizm konusunda ısrarcı olmanız dileğiyle teşekkürler Başkanım.

Bu arada gelen misafirlere eksiksiz bir ikram sunan Procate Organizasyon sahibi Hüseyin Kalyoncu’yu da kutlamak gerek.

***

ORHAN BİR KOYUNU YEDİ!

Santa’ya vardığımızda Orhan Çavuşoğlu yanıma yaklaşarak, “Ağbi tecrübelerimi sana aktarmam lazım, Böyle yerlere geldin mi, ateş ya da duman çıkan yere yakın olmalısın” dedi ve bir ağacın altında uzun bir hereğe takılmış kızartılmaya bırakılmış koyunun yanına doğru yol aldı.

Kafayı takmıştı ya eline baltayı aldı ve odunları kesip koyunun altındaki ateşe atmaya başladı. Yüksek rakım acıktırmıştı Orhan’ı herhalde. O göbeğe rağmen iyi odun kestiğine bizzat tanık oldum!

Orhan koyun pişene kadar ateşin başında bekledi sonrada bir butunu keserek afiyetle yerken “iyi ki Alaittin burada yok”dedi!

 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    YERİN KULAĞI
    • Meral Akşener’in 17 Nisan iddiası!
    • Trabzon futbolu bitmiş!
    • Koray Aydın’ın ekibi!
    • Evetçi 100 MHP’li bulamazlar!
    • Birinci yalnız kaldı!
    • İnternet sitesinin anketi!!
    • K. Ersun Yanal  hayranı medya!
    • Futbol zirvesine Sümer neden gitmedi?
    • Evde yatıp para kazanacaklar!
    • Atatürk karşıtı tarihçiye ödül!
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.