• BIST 101.930
  • Altın 272,615
  • Dolar 5,6655
  • Euro 6,2669
  • Trabzon 26 °C

Sadık Albayrak da sessiz gelirdi!

Yer KULAK

  Trabzonspor- Prag maçının flaş olayı, Trabzonspor’un 90+8 dakikada attığı golden sonra Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın sevinci ve sevincini oğlu ve babası ile paylaşmasıydı. Bu görüntüler sosyal medyada izlenme rekorları kırdı.
Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, önceki gün Trabzon’a geldi.  Havalimanından baba evine gitti mi gitmedi mi bilemiyoruz. Bildiğimiz ve gördüğümüz bakan Berat Albayrak’ın Medikal Park Stadyumunda locada babası Sadık Albayrak, oğlu ve birkaç kişi ile maçı izlediği idi. 
sadik-albayrak.jpg  Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın babası gazeteci Sadık Albayrak, yıllar önce görev yaptığı gazetenin yorumcusu olarak Trabzon’a geldiğinde, sessiz sedasız basın tribününün en arka sıralarına otururdu. Albayrak’ın basın tribününde sohbet ettiği isimlerin başında da merhum Mehmet Tan gelirdi. Gazetemiz sahibi ve yazarı Hasan Kurt da ikiliye ara sıra laf atardı.
  Berat Albayrak’ın Trabzonsporluluğu kesinlikle baba Sadık Albayrak’tan gelmiştir. Başka mümkün değil. Berat Albayrak’ın oğluna da hem babadan hem de dededen!
Berat Albayrak gibi bir başka fanatik Trabzonsporlu da İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Koray Aydın’dır. Aydın’ın da bakanlığı döneminde ve daha sonraki yıllarda Trabzonspor’a maddi ve manevi önemli hizmetleri olmuştur. 
Berat Albayrak ve kardeşi Serhat Albayrak’ı, Trabzon’da yaşayan bir Trabzonsporlu olarak tebrik ediyoruz… İyi ki varlar.

 Genel Merkez uzlaşma istemiş!

 CHP Genel Merkezi, yaklaşan il ve ilçe kongreleri için partililerden uzlaşma istemiş. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu, önümüzdeki günlerde 81 il başkanı ile bir araya gelecek ve partinin yol haritasını belirleyecekmiş.
genel-merkez.jpgBir siyasi partinin yol haritasını belirlemek için teşkilatların görüşünü almak önemlidir. Ancak, CHP’nin teşkilatlarının büyük bölümü hala geçmişe takılı kalmış. 
CHP’de Ekim ayında başlayacak olan kongre takvimi 2020 yılının Mayıs ayına kadar devam edecek. Genel başkan ve genel merkez, teşkilatlardan uzlaşma istediğine göre kongrelerde bize öyle geliyor ki değişim yaşanacak. Geçmişten gelen radikal CHP’liler tasfiye edilecek gibi.
 

Ayasofya’da çelişki İskenderpaşa’da normal!

ayasofya-(1).jpg  Dün yerel gazetelerin birinde, Ayasofya müze- camisinin otoparkını kafeteryaya gidenlerin ücretsiz, Ayasofya cami- müzesine gidenlerin ücretli kullandıkları belirtilerek, bu ne yaman çelişki başlıklı bir haber yapılmış.
Ayasofya müze camisinin ön tarafında TOKİ tarafından yaptırılan kapalı otoparkı Büyükşehir Belediyesinin TRABEL şirketi işletiyor. TRABEL’in yeni yönetimi otoparkı teslim aldığında otoparkın aylık ücretinin 50 lira olduğunu gördü ve tarifeyi yükseltti. Ayasofya müzesi ve camisinin bahçesindeki kafeterya otoparkın bir bölümünü kiraladı... Ki doğru bir iş yapıldı. Ayasofya’ya namaz kılmak için giden yok denecek kadar az. Ayrıca Ayasofya’nın 50 metre yakınında bir başka cami daha var. Ayasofya müze ve camisine giden ücretsiz otopark hizmetinden yararlansın deniliyorsa, mesela İskenderpaşa camisine aracı ile gidenin suçu ne?  
Camilerde eleştirilmesi gereken olay, tuvaletlerin ücretlendirilmesidir. Zaten gençlerin ve orta yaşlıların önemli bir kesimi camiye gitmiyor, yaşlılar da cami tuvaletleri ücretli olduğu için gitmiyor. Dolayısıyla cami tuvaletleri umumi tuvalet olarak hizmet veriyor. Camiye namaz kılmaya gidenlerle o caminin tuvaletine gidenlerin sayımı yapılsa kesinlikle tuvaletine gidenlerin sayısı daha fazladır.

Aykan’ın 5 önerisi ve Film Festivali!

  aykan-002.jpgTrabzon eski belediye başkanı ve AKP eski milletvekili Asım Aykan, partisinin 18. Kuruluş yıldönümünde sosyal medyada partisinin hayata geçirmesini istediği 5 öneri sundu. Aykan’ın önerileri şunlar; ,
‘1-Her konuda adalet, 2- Liyakat, 3- İstişare, 4- Tevazu, 5- Dürüstlük.
Asım Aykan, bize öyle geliyor ki insanlarla dalga geçiyor. AKP 17 yıldır iktidarda. 17 yıldır iktidarda olan parti, adaletsiz iş mi yaptı, liyakata mı önem vermedi, istişare mi yapmadı, tevazu mu göstermedi, dürüstlük yerini yolsuzluk mu aldı? Yoksa Asım beyin partisi son yıllarda bu ilkelerden mi saptı?
Asım beyin söylediği beş prensibin altına istisnasız herkes imza atmasına atar da, Sayın Aykan bu önerilerin yanısıra bir de Trabzon’da bundan iki yıl önce yaptığı Trabzon Uluslararası Film Festivali’nin bir hesabını verse?
Film festivali kaç liraya mal oldu? Kimlere ne kadar para verildi? Kimlerden ne kadar para alındı? Festivalden kar mı zarar mı edildi? Kar edilmişse paralar nerede? Bir de Asım Aykan 2017 yılının 16-26 Ağustos tarihleri arasında düzenlenen film festivalinin, geleneksel olacağını açıklamıştı. Festival neden yapılmadı? AKP de bir ara il yöneticiliği yapan bir isim, ‘Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz’ diye güzel bir söz vardır. Asım beyin söylemleri bize bu sözü çağrıştırıyor!’ diyor.

********************
  AEK İstanbul Beyoğlu'nda temeli atılmış İstanbullu Rumların kurduğu bir takımdır, Atina ve Yunanistan'da uzun süre "Türk tohumu" diye hakarete uğramış, uğrayan ve rakiplerine Türk Bayrağı açarak cevap veren bir kulüptür.
AEK'nin Türkçe anlamı İstanbul Atletik Birliği'dir.
Ayak takımı milliyetçiliği ile Trabzon & AEK maçında olay çıkarma ihtimali olan malum Botokslu taraftar gurubunu umarım Trabzon medyası önceden uyarıcı yayın yapar! 
(Metin Yılmaz)

Kerime Yıldız/Post-modern Haçlı Seferi olarak Sinema; 
"Sinema, 19.asrın sonunda bir halk eğlencesi olarak ortaya çıktı. Zamanla insanları etkileme gücünün farkına varan devletler, onu ideolojik bir aygıt olarak kullanmaya başladılar. Milletlerarası kapsamda birçok insana ulaşabilmesi bakımından hayati bir öneme sahip olan sinema, bir tarih anlatıcı olarak da önem kazandı. Emperyalist devletler, sinema sayesinde tarihi, kendileri lehlerine yeniden yazıyorlar. Bunu, bazen herkesin anlayabileceği şekilde açık açık, bazen de subliminal yollarla, yani seyircinin bilinçaltını hedef alarak yapıyorlar. Batı sineması bir asırdır fazladır beyaz perdede Batı kültürünü ve yaşam tarzını dayatıyor. Batılı devletler, özellikle Amerika filmler sayesinde yakıp yıktığı coğrafyaların kurtarıcılığına soyunuyor. Sinema bir Haçlı seferi olarak üstümüze üstümüze geliyor. Hiçbir film boşuna çevrilmiyor. Bizi bizden iyi tanıyanlar, kendi geçmişini de bizim geçmişimizi de iyi bilenler, sinema sanatının gücüne öyle kuvvetli inanıyorlar ki bir kelime, bir cümle, bir hikaye uğruna milyon dolarları harcayıp film yapıyorlar. Müslümanları, Türkleri aşağılayıp, kendilerini kahramanlaştırıyorlar. Gençlerimizin zihinlerini iğfal ediyorlar. Batılılarla aşırı empati kuran gençlerimiz, kendi tarihlerine, kültürlerine ve dinlerine Batılıların gözüyle bakmaya başlıyorlar. Haçlı seferleri hiç bitmedi, bitmeyecek. Dün cephede yapılıyordu, bugün beyaz perdede..." 
(Gökhan Dihkan)

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.