• BIST 98.415
  • Altın 277,449
  • Dolar 5,7824
  • Euro 6,4409
  • Trabzon 21 °C

SANAT DİNCİLİĞE TERS

Havva GÜNAYDIN LAKUTOĞLU

Geçenlerde bir arkadaşımla bir resim sergisinden çıkıp kahve içmeye karar verdik. Sohbetin ana konusu neden dinciler konservatuara gitmez?

Neden dinciler opera ve baleye gitmez?

Neden dinciler güzel sanatlarda okumaz?

Neden dincilerden sanatçı çıkmaz? Neden sanat dincilere uzak…

Gerçi sosyal medyada namaz kılarken fotoğraflarını paylaşan yanaşma dinci şarkıcılarımız var.

Sosyal medyada başı örtülü ama sevdiği popüler sanatçı için ve ona dokunabilmek için gözyaşı döken genç kızlarımızda var. Tabii ki olacak. Hayranlık denilen bir beğeni durumu var. Benim bu konuda ayıpladığım herhangi bir durum yok. Hakkım da yok zaten. Fakat kendi düşüncesine sahip insanlar tarafından ayıplanan bu gençler, sanata eğilimli ise ve seviyor ise hatta yetenekli ise neden destek görmeyip, köstek görüyorlar?

Ben sadece sorgulayarak doğrulara ulaşma içerisindeyim.

Alışkanlıkları bırakmak, alışkanlıkları edinmekten daha zordur.

Keman çalan ya da bateri çalan bir insan avukat olamaz. Eğer Hukuk eğitimi almamışsa.

Goethe şöyle der: Bir gün bizi bir amaca ulaştıracak olan adımlar atmak yetmez, her adım aynı zamanda bizi ileriye yönelten bir amaç olmalıdır.” 

Son günlerde benim gözlemim dincilerin amaca giden her yol mubahtır söyleminden hareketle her konuda adım atarak ideolojilerini daha çok kitlelere ulaştırmak olduğudur.

Dünüyle, bugünüyle koşullanmış bir yarın var.

Amacın araçla, aracın amaçla uyumlu olması gerekir;  Yani bu durumda sanat dinciliğe ters.

Çünkü Gaulle derki: “Amaçla araçlar arasında ki uyum bozuldu mu, dehanın bileşimleri zor olur”

Amaca ulaşmak için kullandığın malzemeyle ahenginin tam olması gerekir. Uyuşmak, anlaşmak hatta bilmek gerekir. Yapmak için yapılmaz hiçbir şey. İstedim oldu ile hiç olmaz.

Şarkıcı şarkı söylüyor, aktör ya da aktris rol yapıyor, beste yapan insanlar var ama aralarından çıkan sanatçı sayısı yok denecek kadar az.

Her insanın bir amacı vardır. Sanat sanırım dinciler için son günlerde bir amaç halini aldı.

Kitlelere ulaşmanın en kısa yolu sanattır.

Sanat beğeni olunca arkasındakileri peşinden sürükler. Sanatta söylenen sözler yer bulur.

“İnsanlar, insan ıstırabının temel nedenlerinin farkına vardıklarında sanata ihtiyaç duyarlar” der Nietzsche.

Sanat bir günde ya da bir ayda maalesef ortaya çıkmaz. İstedim yaptım ile ise hiç olmaz.

Sanat bir ilhamdır. Bir ilimdir. Yetenektir. Başarıdır. İstemektir. Kapasitedir…

Kişisel tecrübeden daha fazla hiçbir öğreti, olgu ve yeteneğe inanamıyorum. Bunların hiçbiri sonradan kazanılan değildir. Sanat da sonradan kazanılmaz…

Devlet Opera ve Bale, Devlet Tiyatroları, Devlet Senfoni Orkestrası, Devlet Halk dansları topluluğu gibi sanat gruplarının kapatılması istemi sanatı yok eder.

Kültür-sanat dallarının kapatılması istemi sanatın özgürlüğüne darbedir.

Sorarım bu kadar istekli dinci sanatçılar nerelerden yetişecek?

İmam-hatiplerden mi?

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.