• BIST 96.455
  • Altın 224,712
  • Dolar 5,6844
  • Euro 6,5293
  • Trabzon 21 °C

SAPKIN VE ÇAPKIN

Bahar KURBAY

Sapkının kelime anlamı; Doğru yoldan ayrılmış, özellikle dinsel acıdan inancını kaybetmiş kişi olarak açıklanır.
Çapkının kelime anlamı ise; Her fırsatta karşı cinsle aşk ilişkisine giren, geçici hevesler peşinde koşan kişilere denir.

79 milyon 51 kişilik bir nüfusla yaşadığımızı düşünürsek hem sapkın hem de çapkın çok sayıda, en az 10 milyon insana rastlamak mümkün. Doğru yoldan ayrılmış insanda, çapkın insanda toplumsal bir sorundur.
Neden?
Aman zararı kendine deyip önüne bakanlar gün gelir umursamadığı olay ile karşı karşıya kalırlar. “Bana dokunmayan yılan bin  yaşasın” mantığını güdersen gün gelir o yılan seni sokar. Yaradan evrende yaşatarak ders almamızı sağlıyor mantığına inanlardanım. Sonuçta hayat üniversite değil ki çalış sınava gir, al notu, bak işine… HAYAT bu hayat… İyisiyle kötüsüyle yaşamak gerekirken omurgalı kalabilmeli… Çünkü omurgasızlar yok olmaya mahkumdur. Tabi bu hayattan ne istediğin, ne beklediğin, hedeflerin ve amaçların sana kalmış.  Hayatı nasıl istersen yorumlayabilirsin. Yönetmen sensin… Tabi Trabzon gibi ismi büyük kendi küçük şehirlerde kulaklarını kapatmak zor olur. Ancak birileri fazlasıyla şikayet etse de güvenilir bir memlekettir Trabzon. Hırsızı belli, arsızı belli, profesörü, doktoru, futbolcusu… Hemen hemen herkes birbirini tanır. Sapkın ve çapkını bile belli bir kentte yaşamanın huzurunu hissettiğim çok zamanlar olmuştur. Lakin gizli sapkınlar, sapıklar var ki… Aman Allah’ım onlardan yaradan korusun bizi. O tip insanlar toplumda saygındır. Değerli olduğu, bey efendi veya hanım efendi olduğu dillere dolanmış, herkes ezberlemiş bir papağan misali o kişiler hakkında aynı şeyleri söylerler. Gelin görün ki gerçekler elbette gün yüzüne çıkacak diye bekleyenler hayal kırıklığı yaşarlar. Çünkü gerçekler kendilerini gösterdiğinde artık çok geç olmuştur.
“Mesela neden insanlar sürekli şikayetçi ve mutsuz?” Sorusunun cevabını hiç aradınız mı?
Aramadığınızı düşünerek rica ediyorum. Bu satırları okuduktan sonra ilk işiniz bu olsun. Ben vermeyeceğim cevabı siz kendinize vereceksiniz. Kural bu.
Dünyada okuma sıralaması olarak 86. olan ülkemde okuyan nadir insanlardan olduğun için değerli kelimesiyle hitap etmek isterim.

Çok değerli okuyucularım sorunun cevabını size pasladıktan sonra konumuza dönmek şarttır.

 Net bir dille söyleyebilirim ki sapkınlığın ve çapkınlığın cinsiyeti olmaz. Gerçe özellikle Karadeniz bölgesinde bu gerçek hale kabul edilemez ya neyse. Sapkın ve çapkın her yaşta, her cinsiyette, her  meslek gurubunda kendini gösterebilir.
Peki ne yapmalıyız?
Farkında olmak, duyarlı olmak ve ezberci zihniyetle kişi ve olaylara bakmamayı sizlere tavsiye ediyorum. Çapkınlığı erkeklere farz gören zihniyetler kahrolsun. Yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşıp konuyu daha net bir hale getirmek isterim. Eminim hepinizin yaşadığı belki de bazılarınızın içten içe özendiği yada kahkaha atarak dinlediği bir mevzu.
İsmi lazım değil bir mekanda oturuyoruz. Dışarıdan baktığında gayet demokratik bir masa. AKP’lisi, CHP’lisi, MHP’lisi, memuru, iş insanı mevcut. 4 kişiyiz. O masadaki bir iş insanı sohbeti neşelendireceğini sanarak söze girer; "Geçenlerde bir mekana gidiyorum, yanımda avukat bir kız arkadaş, kapıda babamın arabasını gördüm. Ne iş diye düşünürken kendimi içerde buldum. Babamın yanında afeti devran sarışın  bir hatun. Gittim selam verdim. “Baba sen bırak kızı ben alayım” diyesim geldi…” dedi ve güldü.
 Ben şoklar içinde kendisine bakıyorum. Kafama kazan geçirseler bu kadar acımazdı canım… Bak bak laflara bak, bre densiz, bre zeka yoksunu… Kimi övüyorsun, kimi aşağılıyorsunuz, neresi komik? Gibi düşünceler beynimden geçerken, toplumda böylelerinin sayısının çok fazla olduğunu da ekledim düşüncelerime…
  Ve daha fazla dayanamayıp anlayacağı dilden “Annen yaptığında gülerek anlatamayacağın olayı, baban yaptığında doğalmış gibi anlatma” deyip olayı noktaladım.  Her şeyin bir raconu olmalı. Kural ve çizgisi olması. Bilinç yüklemesi yapmak şart. Zor ama neyse…
Hadi kalın edeplice... Bir başka köşe yazısında buluşmak dileğiyle.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.