• BIST 99.547
  • Altın 235,110
  • Dolar 6,0884
  • Euro 7,1578
  • Trabzon 25 °C

Şarap Romalılardan, Rakı Osmanlıdan!

Hasan Kurt

Trabzon; Karadeniz bölgesindeki kentler arasında kuruluş itibarıyla ilk beş, belki de üç arasında yer alır. Trabzon ve çevresinde, 1900’lü yıllara kadar milli içki şaraptı… Bölgede yetişen kokulu üzümlerden (Laz üzümü ve isabella) imal edilen şaraba, Osmanlı’nın son imparatorlarından Abdülhamit döneminde rakip bir içki geldi. Bu içkinin adı Rakı idi… Şarap, Trabzon’un hemen her bölgesinde hatta evlerde bile imal edilirken, rakı kent içerisinde iki yerde imal edilirdi.

Bu yerlerden biri, bugünkü Kemerkaya Camisi (İsak Hocanın camisi) bitişiği idi. Kemerkaya caminin yerinde eskiden bir kilise varmış.

Osmanlı İmparatorluğunda içkiyi Hıristiyanlar, Museviler içerdi. Müslümanlar dinen haram olduğu için açıkta içki içmezlerdi ancak gözden ırak mekanlarda sulu-kuru içkinin her çeşidi içilirdi.

***

Trabzon’da 1900’lü yılların başında, Padişah Abdülhamit döneminde yayımlanan Hekim dergisinin ‘Ahaliye Hıfzısıhha dersleri’ başlıklı bölümünde İspirtolu meşrubatlar (Müskirat) hakkında bilgi veriliyor, içkilerin tarifi yapılıyor.

İçki tariflerinden birkaçı şöyle;

Şarap: İçkilerin atası, yani en eskisi! Diğer içkiler bundan doğmuştur. Peygamberimiz zamanında yalnız bu içki mevcut idi. Üzüm, elma, armut gibi meyveler sıkılır, şırası çıkarılır… Birkaç hafta hava temasında bırakılırsa şıra içinde mevcut hususi maya vasıtasıyla şarap olur ki bu maya şıradaki şekeri ispirtoya tebdil ediyor. Her meyveden hasıl olan ispirto bir olmayıp ayrı ayrıdır. Nispeten en zararsızı üzüm şarabıdır. Şarabın ekşi, tatlı, beyaz, siyah gibi nevileri vardır ki ekşi ve beyaz şarapların ispirtosu yüzde 8-10 kadar olup, tatlı ve siyah şaraplar yüzde yirmi ispirtoludur…

Hemşehrilerim! ‘Ala pirzola veya külbastı ile şarap insanı semirtirmiş’ diye her yerde dinlersiniz. Ben bu nazariyeyi, doktor olduğum için; tamamıyla reddetmeyeceğim. Yalnız diyeceğim ki, ispirtolu içkileri hazım ve mukavvi yani ilaç gibi kullanmak için doktor tavsiyesi olmalıdır. Yoksa semireceğim diye başlayanların neşesine alışınca ayyaş olmaları muhakkak gibidir.

Rakı: Şarabı, imbik denilen aletten çekerek, yani kaynatıp buharını alarak çıkarılan içkiye denir. İspirto, sudan daha evvel kaynadığı için evvelen ispirto geçer, su sonra geçer. Bu surette şarap imbikten çekildikten sonra hasıl olan rakıya anason karıştırırlar, düz olur; yahut sakız ilave ederler mastika namını alır. Bunlarda ispirto yüzde yirmibeşten kırka kadar çıkar. Yani ispirtoyu çok içlerdendir. Onun için ufak kadehlerle ve su karıştırılarak içerler. Bunun mazarratı şaraptan daha çabuk olur…

Konyak: Şarap imbikten çekilip rakı yapıldıktan sonra içine hiçbir şey karıştırmayıp hususi ağaçlardan yapılmış fıçılar içine konur ve birkaç sene saklanarak konyak elde edilir. Konyak insanı ısıtmaz. Hemşehriler, ben size bunun yerine kışın ısınmak için daha güzel bir şey tavsiye edeceğim. O da iyi üzüm pekmezidir. Kış sabahları evden çıkacağınız zaman bir büyük fincan pekmez içersiniz, mideyi ateş gibi yapar ve vücudunuza yarar. Şeran da haram değildir.

Bira: Filizlenmiş arpayı su ile karıştırıp içine biraz da bira mayası ilave ederek terk edilir. Biraz sonra bunun içinde ispirto hasıl olur, süzerler bira yani arpa suyu elde olunur. Bunun içinde yüzde ikiden beşe kadar ispirto vardır. En az mazaratı olan içki budur. Avrupa’da iyi su bulunmadığı için bira içerler! (Dr. Rüstem­- 15 Teşrin-i sânî 327)

***

Yılmaz Özdil; son yıllarda siyasal İslamcıların yere göğe sığdırılamadıkları Osmanlı Padişahı Abdülhamit döneminde, rakı fabrikası ile birlikte genelevin açıldığını yazdı.

Trabzon’da da rakı imalathaneleri aynı dönemde açılmış… Hem de Osmanlının bir doktoru, içkilerin nasıl yapıldığını bile tarif etmiş...

Trabzon’da genelevin kapanışını biliyorum ancak ne zaman açıldı bilmiyorum! Trabzon’da yayımlanan yerel gazeteleri inceleyenler de bu konuda bir şey yazmamış veya ben okumadım. Ancak, Trabzon’da geçmişte hareketli bir eğlence hayatı olduğunu okumuştum. Hatta yaşayanlardan dinlemiştim… Çömlekçi sahillerindeki lokanta ve eğlence yerlerinin yanısıra Akçaabat’ta da epey sazlı-sözlü yer varmış. Hatta Trabzon’dan tekne ile Akçaabat’a eğlenmeye bile gidilirmiş...

***

Son yıllarda Osmanlı Osmanlı diyenler, Osmanlıya methiyeler düzenler ne yazık ki Osmanlıdaki sosyal hayatı bilmiyorlar.

Bu kesim zannediyor ki, Osmanlı’da Müslim- Gayrimüslim zamanlarını kiliselerde camilerde geçiriyorlar… Trabzon ve genelinde zaten camilere, mescitlere gidenler kiliseye gidenlerin belki de yarısı değil. 

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.