• BIST 106.846
  • Altın 271,093
  • Dolar 5,7268
  • Euro 6,3392
  • Trabzon 12 °C

SARI TAKSİ VE ESNAFLIK

Gürol Ustaömeroğlu

Keşke plakasını alsaydım. Şoförün adını almıştım ama ne yazık ki unuttum.

Atatürk Alanında binip Değirmendere'de indiğim sarı taksi sürücüsünden bahsediyorum.

Trabzon'da toplu taşıma dediğimizde aklımıza gelen ilk şey minibüsler olduğu için minibüsler üzerinden bir algıya sahip oluyorsunuz. Dolayısı ile olumsuz yaşanan her anı minibüsler ve toplu taşımaya bağlıyorsunuz. Tıpkı bendeki önyargılı bakış gibi.

Ülkemizin herhangi bir kentine gidip de sarı taksi ile yolculuk yapmak zorunda kalsam mutlaka ama mutlaka sürücüsünü konuşturur ve davranışlarını takip ederim. Giyim kuşamına bakarım. Çünkü sarı taksilerde yolcular sohbet ederler, bu sohbetlere sürücüler şahit olurlar, hatta onlar da sohbete katılırlar. Yani taksiler günlük yaşamın bir kayıt cihazıdırlar adeta. Ayrıca sürücüler ticari esnaftırlar, müşterilerini nasıl ağırlayıp nasıl uğurladıkları önemlidir. Bu nedenle konuşma üsluplarından, giyim kuşamlarına kadar göz ucuyla kontrol ederim.

Mesela özellikle Ankara veya İstanbul'da sarı taksi tercih ettiğimde sürücüye öncelikle işlerin nasıl gittiğini sorarım. İnanır mısınız 10 km'lik bir yolculukta bir 10 km daha olsa sohbetimiz devam edebilecek boyuta gelir. Adamcağız anlatır durur. Genellikle edindiğim intiba meselelere çok gerçekçi yaklaştıklarıdır. Size bir ülke portresi çizerler vallahi şaşırırsınız. Bir siyasi yorum yaparlar değme gazeteciye veya siyaset bilimciye taş çıkartırlar. Ticaret ve serbest piyasa ekonomisine girerler üniversite hocalarını aratmazlar. Bu yazdıklarım asla abartı değildir sevgili okurlar. Beş taksiye binsem en az üçü böyle çıkar.

***

 

Ağırlamaları ayrı bir ritüeldir. Özellikle Ankara'da müziğin sesini, camın rahatsız edip etmediğini, koltuk ayarı vs. detayları size danışırlar. Ücret alışverişinde bu güne kadar teşekkür etmeyenine zaten hiç rastlamadım.

Bu nedenle sarı taksi sürücüleri bana hep ağır abi gibi gelir. Toplumu bilen ve meselelere ve insanlara tanıklık eden ağır abi olarak görürüm onları.

Hal böyle olunca Trabzon'daki sarı taksilere de aynı gözle bakmak veya böyle bir arayışa girmek çok da anormal olmasa gerek. Esas itibari ile sarı taksi Trabzon'da tam anlamı ile oturmuş değildir. Belli semtlerde belli duraklarda yer aldıklarından günlük tüketim çok değildir onlar için. Hatta sırf bu nedenle tarifelerinin yüksek olduğu da söylenebilir. Ama burada da iş geliyor minibüs sektöründe kilitleniyor sevgili okurlar. Medeniyet dediğimiz olgu burada da minibüs sektörüne kurban gidiyor.

Evimiz Kaşüstü'nde olduğu için otomobilimle yol boyu seyir halinde iken birçok kez içi boş sarı taksilerin süratli seyrettiklerine tanık olmuşumdur. Belli ki bir müşteriye gidiyorlar ya da uçak müşterisini kaçırmamaya çalışıyorlar. Bu nedenle Trabzon'daki bazı sarı taksilere önyargılı yaklaşmışımdır.

Ta ki rahmetli kız kardeşimin rahatsızlık sürecinde sarı taksi ile yolculuk yapma mecburiyetine kadar. 3 yıl boyunca kardeşim için elimden geleni yapmaya çalıştım. Ancak bazen üniversitedeki dersim ya da seyahatte olmam nedeni ile sayılı da olsa babamlar kardeşimi taksi ile hastaneye götürmek zorunda kalmışlardır. Beşirli'den Kaşüstü'ne veya merkez Numune Hastanesi'ne.

Annem ve babam kendilerine yardımcı olan taksi sürücülerini anlata anlata bitiremiyorlardı. Hepsi evlat gibi, konfor içinde gidip geliyoruz diyorlardı.

Hepsinden Allah razı olsun. Buradan tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

***

 

Gelelim yazımın girişinde bahsettiğim taksi sürücüsüne;

Otomobilim Değirmendere'de servisten çıkmıştı. Ancak geç vakit alabileceğim için emaneten bir akaryakıt istasyonuna bırakılmıştı. Yorgundum. Oda toplantısından çıkmıştım. Hiç dolmuş ile uğraşmak istemediğim için Gazipaşa Caddesi üst tarafında sarı taksi çağırdım. Orta yaşın üzerinde bir beyefendi sürücüsü var. İyi giyimli. Selam faslından sonra tabii ki işleri sorarak sohbeti açtım.

Sevgili okurlar sürücü bey bana öyle güzel bir ticari profil sundu ki şaşarsınız. Meseleyi getirip öyle güzel Trabzon şehir planlamasına bağladı ki afalladım. Tam o sırada ben de Mimarlar Odası Başkanı olduğumu söyleyince sürücü bey iyice coştu ve kent trafiğine girdi. Bir medeni kentte olması gereken ne varsa kendine göre, üslubunca anlattı. Sarı taksilerin yaygınlaşması gerektiği noktası başta olmak üzere hemen hemen bütün konularda fikir birliğine vardık.

Biraz da aile düzenine girdi. Öğretmen ve üniversite öğrencisi çocukları varmış.

Değirmendere'de karşılıklı teşekkür ve iyi niyet dilekleri eşliğinde indikten sonra bir kez daha kendi kendime dedim ki "Aman Gürol sakın önyargılı olma"... Ahh olma da dur durabilirsen;

Dün belediyeye gitmek için dolmuşa bindim. Otomobilim uzakta. Ama param bütün. Durak kahyasına söyledim. "Param bütün” dedim. Sorun yok abi deyip şoföre "bozarsın değil mi" dedi. Şoför en fazla 25 yaşında bir delikanlı. Elinde telefon ile uğraşıyor. Yan gözle baktı ve tekrar telefonu ile ilgilenirken sadece "cık" dedi. Kahya beni mahcubiyet içinde oturtup paramı gitti bir yerde bozdurup geldi. Şoförün gözüne baka baka bana verdi.

İşte yukarıdaki de sürücü esnafı, aşağıdaki de...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.