• BIST 104.179
  • Altın 162,779
  • Dolar 3,9156
  • Euro 4,6113
  • Trabzon 20 °C

Savaş ve Barış!

Hasan Kurt

 

‘Savaş ve Barış’ denilince aklıma Dünyanın gelmiş geçmiş en büyük romancılarından biri olan Rus yazar Lev Tolstoy’un o güzel eseri gelir!

Dünyada bugüne kadar savaş ve barış üzerine yüzlerce eser yazıldı. Bu eserlerde savaşın kirli, barışın temiz yüzü işlendi, aktarıldı.

Savaş, mecbur da kalsan bir kenarı maalesef kanlıdır. O kanı, barış kanı olarak nitelendirmeliyiz.

xxx

 

Dünya tarihinde kişiler, topluluklar, uluslar vs. birbirleriyle neden savaştı?.. Ve hala neden savaşıyor?

Mesela Cengiz Han; Asya’nın Bozkırlarından kalkıp Avrupa’ya neden yürüdü? Geçtiği yerleri neden yakıp yıktı? Veya ABD, Vietnam’da, Irak’ta ve dünyanın dört bir yanında neden savaşıyor?

Demokrasi için mi, barış için mi, insanların mutluluğu için mi?

Hiçbiri değil!

Yavuz Sultan Selim Mısır’a neden gitti, Sultan Süleyman Viyana kapılarına neden dayandı?

Veya Avrupalılar, yüzyıllardır Afrika’da ne arıyorlar?

Daha yüzlerce örnek binlerce soru!

Savaşı başlatanların öncelikli hedefi, bir başka topluma, devlete karşı ekonomik, siyasal ve toplumsal hatta dinsel güç sağlamak! O devleti, toplumu yok etmek veya kolunu kanadını kırmak, sömürge, uydu haline getirme vs.dir.

Emperyalist ve sömürgecilerin başlattığı savaşa karşı bir de ülkelerini savunanların mücadelesi, savaşı vardır.

Asıl kutsal olan savaş da bu savaştır!

Mesela, Mustafa Kemallerin İstiklal savaşı!

xxx

 

Savaşın temelinde hükmetme, hakim olma, teslim alma, idare etme, sömürme, biat ettirme vs. var.

O zaman, bir insanın ‘savaş’ı istemesi, savaşa evet demesi mümkün mü?

Gerçek anlamda insan için mümkün değil!

İnsani duyguları yok olmuş, sömürgecilik beynine işlemiş, ekonomik ve dinsel açıdan üstünlük kurma düşüncesi tavan yapmış devletlerin, toplumların ve de bu toplumların liderleri, yönetenleri ancak savaş isteyebilir.

Bir de, gerçek anlamda savaşmak zorunda kalanlar var. Yeri, yurdu elinden alınmış, ülkeleri işgal edilmiş toplumların başkaldırısı, mücadelesi haklı bir savaştır.

Bu iki savaşı birbirinden ayırmak gerekir.

Biri kirlidir diğeri temizdir! Temiz olanı, özgürlük ve bağımsızlık içindir.

Kirli savaşa hayır, bağımsızlık ve özgürlük için verilen savaşlara evet demeliyiz.

Aslında gerçek anlamda barış da, özgürlük ve bağımsızlık için verilen savaşlardan sonra gelir.

Yaşamının büyük bir bölümü cephelerde geçmiş Mustafa Kemal, ‘Yurtta sulh cihan da sulh’u, laf olsun torba dolsun misali söylemedi!

Evet; ‘Barış’ diyoruz ama teslimiyetçi değil ‘onurlu bir barış’ diyoruz!

 

 

 

 

  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.