• BIST 83.675
  • Altın 250,714
  • Dolar 6,1048
  • Euro 6,8129
  • Trabzon 19 °C

Sebahattin Arslantürk, fındık ve defne!

Sebahattin Arslantürk, fındık ve defne!
Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk, Türkiye fındık sektöründe adım adım zirveye çıkıyor.

Arslantürk, fındıkçılığın yanısıra bir başka sektörde de yakında yalnız Türkiye’de değil dünyada bir numara olursa şaşırmayın.

Sebahattin Arslantürk geçtiğimiz günlerde, Türkiye Odalar Borsalar Birliği tarafından düzenlenen proje yarışmasında da ödüle layık görüldü ve ülke genelinde 40 başarılı proje arasında yer aldı. Arslantürk’e şeref plaketi verildi.

Sebahattin Arslantürk, birkaç yıl önce Gürcistan’da yüzlerce dönüm arazi satın almıştı. Arslantürk, bu arazilerde modern fındık bahçesi kurmuştu.

Birkaç gün önce fındıkçı Sebahattin Arslantürk’ün, defne, evet bildiğiniz defnenin bahçesini kurduğunu duyduk. Arslantürk’e bu olayı sorduk.

“Evet. Gürcistan’daki fındık bahçelerimizin yaklaşık 500 dönümünü söktürdük ve yerine defne fidesi diktirdik” dedi.

Arslantürk’e, “Neden böyle bir tercih yaptınız ve defneyi ne yapıyorsunuz?” dedik.

“Defne yaprağının taliplisi çok. Diktiğimiz defnelerin dallarını yılın her mevsiminde kesiyoruz. Yapraklarını ayırıyoruz. Fırına atıp kurutuyoruz. Sonra, kuru defne yaprağı olarak ihraç ediyoruz. Çin’e, Avrupa ülkelerine satıyoruz. Defne yemek sektöründe ve ayrıca kozmetik alanda kullanılıyor. Fındıktan daha karlı bir iş olduğunu söyleyebilirim” dedi.

Arslantürk’e, “Trabzon’da bu işi yapma planınız var mı?” diye sorduk.

“Üretme değil de üretenden alabiliriz” demekle yetindi.

Sebahattin Arslantürk’ü kutlarız.  

 

 

Hıdırnebi çürüyor!

Trabzon’da yayla kent dendiğinde akla Hıdırnebi gelirdi. Trabzon’da ilk yayla kentin kurulduğu mekan, Hıdırnebi Yaylasının zirvesindeki düzlüktü. Trabzon’un eski valilerinden merhum İsmet Gürbüz Civelek, Hıdırnebi’ye o tesisleri yapabilmek için az uğraşmamıştı. Merhum Civelek o yıllarda belirli çevrelerden de epey eleştiri almıştı. Eleştiriler kısa süre de boşa çıkmıştı. Yayla kent, yalnız Trabzonluların değil kente gelen yerli ve yabancıların da uğrak ve dinlenme mekanıydı.

Hıdırnebi yayla kenti, Trabzon İl Özel İdaresi’nindi. Trabzon Belediyesi, Büyükşehir olunca, İl Özel İdaresi’nin mülkleri Büyükşehir’in oldu. Trabzon Büyükşehir Belediyesi ile işletici arasında anlaşmazlık çıktı. İki taraf da haklı olduğunu iddia etti. Sonuçta Büyükşehir Belediyesi, işleticiyi devre dışı bıraktı. Hıdırnebi kaderine terk edildi. Güzelim tesis çürümeye yüz tuttu.

Bundan sonra ne yapılabilir?

Hıdırnebi yayla tesisleri, yeniden modern bir yayla kent haline getirebilecek ve işletebilecek bir işletmeye verilmelidir. Hatta Akçaabat’tan veya Akçaabat-Düzköy yolu Hıdırnebi kavşağından zirveye teleferik yapılmalıdır. Bu teleferik, yap-işlet modeliyle de yapılabilir.

Ayrıca, Hıdırnebi çevresinin de yeniden düzenlenmesi gerekiyor.

Bütün bu işlerin yapılabilmesi için Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu’nun olaya el koyması gerekir. Yazıktır, günahtır, çürütmeyelim Hıdırnebi’yi.

Hıdırnebi’nin yeniden inşa edilmesi demek, bölgede turizmin yeniden hayat bulması demektir.

 

Hasan Melek’in sitemi!

Trabzon’un Ortahisar ilçesinin en gözde sayfiye mekanı olan 100. Yıl Parkının kurulduğu alanın, dönemin belediye başkanı Suat Oyman tarafından yıllar önce Ongan ailesinden çok cüz’i bir bedelle, bir yerde hibe olarak alındığını, dönemin belediye başkanının orada bir çocuk ve aile bahçesi yaptığını bunu da seçim beyannamesinde duyurduğunu belirtmişti. Arsayı bağışlayan kişinin adının sanının unutulduğunu, bu tür insanların ailelerin adlarının bu mekanlara verilmesi gerektiğini ifade etmiştik.

Trabzon eski belediye başkanlarından Hasan Melek aradı ve sitem etti. 

Hasan Melek, Suat Oyman’ın belediyeye kazandırdığı bu alanı neredeyse iki katına çıkartmıştı. Bununla da yetinmemiş, bahçeyi yeniden düzenlemiş ve 100. Yıl Parkı adını vermişti. Oyman, araziyi belediyeye kazandırdı ancak kendisinden sonra başkanlığa gelen Sefer Özgür Bey, parkta pek işlem yapmamıştı. Parkı büyüten, genişleten, bir bölümünü ağaçlandıran Hasan Melek’ti. 

Melek’i hizmetlerinden ötürü kutluyor, sağlık ve mutluluklar diliyoruz.

 

***

 

Venezuela’da yaşanmakta olan siyasi kaos, Latin Amerika’nın kanlı tarihinden çok farklı değil. Latin Amerika modern zamanın şu diliminde bile hâlâ dünyanın en büyük siyasi kaoslarının yaşandığı bir coğrafya. Bu coğrafyadaki devletlerin yapısında diktatörlükler, sol motivasyonlu devrimler, karşı liberal devrimler, Bolivar esinli özgürlük hareketleri, iktidarları kuşatan uyuşturucu kartelleri, toplu cinayetler sıradanlaşmış durumda. Latin Amerika kıtası dünyada insanın kafasının en kolay uçurulduğu yer. Kuşkusuz bunda İspanyolların yüzyıllar önce bölgeyi sömürgeleştirirken yaptıkları katliamların bir savunma yöntemi olarak kıta insanının genlerine işlemesi olgusu da var. Ama II. Dünya Savaşından sonra Latin Amerika kıtasına kaçan savaş suçlusu Naziler suç örgütleri üzerinden kıtaya bambaşka bir şey bulaştırdılar. Onun için Latin Amerika’daki devlet organizasyonları Nazilerin suç örgütlerine bulaştırdığı o şeyle mücadele ederken farkına varmadan Nazileşebiliyor. Ve tuhaftır, bunu çoğu kez Komünizm adına yapıyorlar. Doğal olarak Amerika arka bahçesi olarak gördüğü Latin Amerika kıtasında bu türden siyasi oluşumlara müsaade etmiyor. (Metin Kondel)

 

***

 

Avrupa'da çilek vs. gibi meyve-sebze tarlalarının yanında küçük bir çadır olur. Tarlada ihtiyacınız kadar çileği veya neye ihtiyacınız varsa onu toplar, ücretini oradaki kutuya koyar ve gidersiniz. Hatta toplarken yemek isterseniz ondan da ücret alınmayacağı yazar. Bizde ise bırakınız çileği, patates tarlasında polisler hırsızlığa karşı nöbet tutmaya başlamış. Avrupalılarda helal/haram anlayışı yoktur. Onlar ahlaka uygun mu değil mi diye bakarlar daha çok. Bizde bir şeyler eksik...

Ayrıca son dönemlerde hiç alışkın olmadığımız şeyler duyuyoruz. Tarladan patates çalmak gibi... Allah sonumuzu hayır etsin inşallah... (Sinan Oğan)

 

***

 

Allah'ın indirdiği hükümleri uygulama konumunda bulunan Müslümanlar bu hükümleri ret ve inkar edip uygulamaya koymazlarsa kafir, inkar etmeyip uygulamazlarsa, o durumda da zalim ve fasık sayılırlar. Çünkü bir Müslüman Allah'ın hükmünü yanlış, eksik ya da çağ dışı bulup onun yerine kendisinin ya da bir başkasının anlayışını uygulamaya kalkışırsa kafir olur. Ancak Allah'ın hükmüne inanıp doğru olduğunu kabul ettiği halde herhangi bir sebeple ona aykırı hüküm verirse, bu durumda o kişi kafir olmaz, ama imanına zulmü ve fıskı karıştırmış olur. (Prof. Dr. Muhsin Demirci)

 

***

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • TARİHİ KAPAK16 Mayıs 2019 Perşembe 10:03
  • 1.5 ayda 100 milyon lira kredi!15 Mayıs 2019 Çarşamba 09:42
  • Kat mı Aldı Yat Mı?14 Mayıs 2019 Salı 09:48
  • Bekir bey kaç kişiyi tanır?13 Mayıs 2019 Pazartesi 11:10
  • Trabzon’a turistin gelmesini istemiyorlar!12 Mayıs 2019 Pazar 13:56
  • İstenmeyen yol için sondaj başladı!11 Mayıs 2019 Cumartesi 12:35
  • O hastane 42 milyona satıldı!10 Mayıs 2019 Cuma 09:56
  • Karayollarında adrese teslim ihale mi?09 Mayıs 2019 Perşembe 09:48
  • İmamoğlu 23 Haziran’da Fark Atar!08 Mayıs 2019 Çarşamba 10:22
  • Akçakale’de açıktan akan lağım!07 Mayıs 2019 Salı 10:04
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.