• BIST 93.297
  • Altın 210,318
  • Dolar 5,3165
  • Euro 6,0196
  • Trabzon 11 °C

SEÇİM NOTLARI

Ö. Faruk Altuntaş
          
Baskın seçim geldi dayandı. Erdoğan’ın çok sevdiği OHAL koşullarında üç gün sonra oylarımızı kullanacağız. 
En son söyleyeceğimi, bu kez başta söylüyorum:
Bu seçim, 2D’nin seçimidir. Bu seçimde artık partiler önemini kaybetmiştir. Sadece Millet İttifakı ve HDP değil, AKP’ye oy verenler dahil her kes yeniden ve yeniden düşünmelidir. 2D arasında, “Demokrasi” ile bütün yetkilerin tek kişide toplandığı “Diktatörlük” arasında bir tercih yapacağız. Ya CHP, İYİ Parti, SP ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı ve HDP’ye oy vererek “Demokrasi”yi tercih edeceğiz ve eksiklikleri, defolarıyla birlikte demokratik nizamı esas alan uygar dünyanın bir parçası olarak kalacağız; ya da Cumhur İttifakına oy vererek bütün yetkileri bir kişiye /Erdoğan’a devrederek Ortadoğu – Afrika krallıklarından / sultanlıklarından birisine dönüşerek karanlığa gömüleceğiz.
Geçmişte, o ya da bu partiye oy vermiş olmanın önemi yok. Herkes, bugünü ve yarını ile memleketi ve çocuklarını / torunlarını düşünerek tercihini yapmalıdır.
                                                             *** 
Yanlış tartışılan bir konu, 16 Nisan Referandumu ile hileli de olsa kabul edilen yeni rejimin Başkanlık Sistemi adı altında yapılmasıdır. Ülke koşullarına uygunluğuna ilişkin tartışmalar bir yana, Başkanlık Sistemi de demokratik bir rejimdir. 
Ancak Türkiye’de kabul edilen yeni rejim Başkanlık Sistemi değildir. Demokratik rejimleri ayırt eden temel ölçüt “Kuvvetler Ayrılığı”dır. Türkiye’de 16 Nisan Referandumu ile kabul edilen yeni sistem ise “Kuvvetler Birliği”ni esas almakta ve bütün kuvvetler seçilen tek kişiye verilmektedir.
İnsanlığın ortak bir deneyimi olarak, devlet iktidarını oluşturan üç temel kuvvet olan “Yasama”, “Yürütme” ve “Yargı” kuvvetlerinin birbirinden ayrılıp, farklı ellerde/organlarda toplanması ile özgürlükleri esas alan demokratik rejimlere ulaşılmıştır. 
Yasama, Yürütme ve Yargı kuvvetlerinin tek elde toplanması ile keyfi ve baskıcı rejimleri esas alan krallıklar ve sultanlıklar oluşturulur. Bütün devlet kuvvetlerinin tek elde toplandığı bu rejimlerde, devlet gücünü frenleyecek ve denetleyecek mekanizmalar olmadığından zulüm olur, israf ve şatafat olur, keyfilik olur. Bugünlerde Türkiye’de olduğu gibi, işsizlik, yoksulluk ve enflasyon kol gezerken 1000 küsur odalı kışlık sarayın haricinde 300 odalı yazlık saraylar yaptırılır. İtiraz eden ve hak arayanlar içeri tıkılır. Gerçeği arayan ve yazan gazeteciler, aydınlar “Terörist” denilerek hapsedilir. Üniversiteler susturulur…
                                                   ***
Her işte bir “Hayır” olduğu söylenir. Hayat pahalılığı ile işsizlikle, enflasyonla, basını susturma, muhalifleri hapsetme ve diktatörlüğe kayma… biçimlerinde yaşanan bu olumsuz süreçte, Saadet Partisi’nin ve İYİ Parti’nin tercihini demokrasiden ve özgürlüklerden yana yaparak, Kuvvetler Ayrığına vurgu yaparak Millet İttifakı’na katılmaları bir olumluluk olarak öne çıkıyor.
Özellikle SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Kuvvetler Ayrılığına ve adil yönetime vurgu yapan tercihi çok değerlidir. Bu sayededir ki, İslamiyet yolsuzluk ve devlet kaynaklarının israfı ile birlikte anılır olmaktan kurtarılmıştır. Temel Karamollaoğlu, ilkeli tutumu ile hem demokrasiye, hem de İslam’a çok değerli katkılarda bulunmuştur.  
                                                    ***
Olumlulukları ve olumsuzlukları birlikte yaşıyoruz.
CHP, SP, İYİ Parti ve DP’nin bir araya gelerek Millet İttifakını kurmaları yerinde bir davranış olmuştur. Ancak, tercihini Türkiyelileşmekten ve Kürt sorununun çözümünü Türkiye’nin siyasi sınırları içinde barışçıl – demokratik yöntemlerle yapmaktan yana yapan HDP’nin Millet İttifakı’nın dışında tutulması hatalı olmuştur.
Ancak, AKP iktidarının ve Erdoğan’ın kriminalize ederek suçlu gösterme çabasına rağmen, halkın HDP’ye teveccüh göstererek bu ittifakı tabanda tamamlaması bir olumluluk olarak yaşanmaktadır. Bu sonucun ortaya çıkmasında kuşku yok ki barış ve demokrasi dediği ve tercihini şiddete karşı çıkarak siyasete silah karıştırmamaktan yana yaptığı için Selahattin Demirtaş’ın özel bir ağırlığı vardır.
Bu sonuç ile HDP seçimin kilit partisi olmuştur. Sağdan soldan herkes, HDP’nin baraj altına bırakılmaması için bir duyarlılık kazanmıştır. Seçimlerin kazanılmasının, HDP’nin toplumsal bir ayıp olarak muhafaza edilen % 10’luk barajın aşılması ile olanaklı olabileceği anlaşılmıştır.
                                                   ***  
Bu seçimlerin bir temel özelliği de memleketin yarısının, iktidar kaynaklı olabilecek seçim hilelerine, oy hırsızlığına karşı seferber olmasıdır.
İktidarın demokratik değişimini meşru olmayan yollarla tıkayarak, baskıya, hileye, sandık güvenliğini bozmaya tevessül etmek, bu konuda özel yasalar yapmak ve devlet imkânlarını seferber etmek ne kadar yanlış ve tehlikeliyse, yurttaşların sandıklara sahip çıkmak için örgütlenmeleri ve seferber olmaları da o kadar önemli ve yararlıdır. Sosyal yaşamın diyalektiği burada da işliyor ve olumsuzluklar içinden olumluluklar filizleniveriyor.
Bu bağlamda Trabzon Barosu da seçimin sağlıklı yürütülebilmesi için merkezde ve ilçelerde gönüllü avukatları eğiterek ve seferber ederek, ayırım yapmadan bütün vatandaşlara yardımcı olmaya çalışacak, eksik ve hatalı uygulamaları gidermeye çalışacaktır. 
Kullanılacak oylar, kişilerin namusudur. Herkes kendi oyunu ve namusunu nasıl önemsiyorsa, başkalarının oyunu ve namusunu da aynı derecede önemsemeli ve saygı göstermelidir. Bir arada toplum olarak yaşamanın asgari ölçütlerinden birisi de karşılıklı olması gereken bu saygının muhafazasıdır. Bu nedenle sandığa saygı duyalım, sandıklara girene de çıkana da sahip çıkalım ve sandıkları koruyalım. 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2007 Kuzey Ekspres | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.